Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

11. Hukuk Dairesi         2025/4214 E.  ,  2025/7195 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1723 Esas, 2025/115 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1/2 hisse ile müvekkiline ait taşınmaz üzerinde ipotek tesisi sırasında, müvekkilinin okur yazar olmadığı beyanı üzerine, müvekkili eline kağıt verilerek kodlama yöntemi ile ad-soyad ve "okudum" ibaresi yazdırılmaya çalışılarak ipotek tesis edildiğini, müvekkilin ne için bu imzayı attığından haberi olmadığını, okur yazar olmayan kişinin hangi şartlarda ipotek tesis edebileceğinin 17.08.2013 tarihli ve ... sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tapu Sicili Tüzüğünün 24. maddesinde açıklandığını, davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, usule ve kanuna uygun kurulmayan ipotek belgesi ile müvekkilinin tek konutu olan evin satışa çıkarıldığını, bu taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını ileri sürerek okur yazar olmayan müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, takibe dayanak ipoteğin kaldırılmasına, icra dosyasının iptaline ve kötüniyet tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, 07.04.2016 ipotek tesis tarihinde aile konutu şerhi bulunmadığını, davacının eşi ipotek tarihinden önce vefat ettiğinden eş rızası gerekmediğini, davacının eşinin vefatı sonrasında kredi ipotek tesisi işlemlerinin yapıldığı tarihten bir gün önce muris adına kayıtlı bağımsız bölümlerin intikal işlemlerinde davacının okuma yazma bilerek imzasının bulunduğunu, dava konusu işlem açısından okuma yazma bilinmediği iddiasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının okur yazar olup olmadığına ilişkin delil sayılabilecek evrakın kamu ve yarı özel kuruluşlardan dosyaya alındığı, davacının takibe konu kredi gibi çeşitli bankalarda aynı şekilde imza ve yazılarının olduğu, çeşitli bankalarda işlem yapıldığı anlaşıldığından davacının okur yazar olmadığı ve bunun sonucunda konulan ipoteğin geçersizliğini ileri sürmesinin iyiniyet kurallarına aykırılık taşıdığı, ipoteğin geçerli olduğu, davacının menfi tespit talebinin yerinde görülmediği, karar tarihinde ipotekli taşınmazın satışı gerçekleştiği gerekçesiyle ipoteğin fekki davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının takip dosyasına ilişkin menfi tespit talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ipotek senedini davacının imzaladığı, imzasının üst kısmına "okudum" ibaresini yazdığı, gerek dava dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde bu yazı ve imzanın davacıya ait olmadığının iddia edilmediği, ipotek resmi senedinin memur tarafından düzenlendiği, tamamının okunduğu ve okutulduğu, tarafların isteklerine uygun olduğunun anlaşıldığının şerh edildiği, davacının dosya arasında yer alan tapu dairesi senetlerinde, banka evrakında, seçmen listelerinde imzasının bulunduğu dikkate alındığında davacının okuma yazma bilmediği bu sebeple ipoteğin geçersiz olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı, davacının ipotek tesis tarihinde evli olmaması sebebiyle aile konutu iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe dayanak ipoteğin fekki ile takip dosyasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve takibin iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Tapu Sicil Tüzüğü'nün "Tanık bulundurulması gereken hâller" başlıklı 24/1 hükmü;

"Tapu işlemlerinde, istem sahiplerinden biri veya birkaçının imza atamaması, okuma ve yazma bilmemesi, kimliklerinde şüpheye düşülmesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile mevzuatın öngördüğü diğer hâllerde iki tanık bulundurulur." düzenlemesini havidir. Tüzüğün 21. maddesi uyarınca 10.11.2009 tarihli ve 27402 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tapu Müdürlüklerince Düzenlenen Resmî Senetlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 17. maddesi de aynı yönde olup, "Okudum ibaresinin yazdırılması" başlıklı 19. maddesi, (1) Taraflar resmî senetteki imza yerine el ile "okudum" ibaresini yazarlar. (2) İmza kullandıkları halde, kendi el yazıları ile "okudum" ibaresini yazamayan kişilerin resmi senet üzerine imzaları "okundu" ibaresi yazılmak suretiyle alınır. Bu durumda, akitte iki tanık bulundurulur ve resmî senedin uygun bir yerine "Taraflar ve tanıkların huzurunda resmî senet okunmuştur" ibaresi yazılarak taraflar ve tanıklarca ayrıca imzalanır. (3) “Okudum” ibaresini yazamayanların imzaları yanına ayrıca parmak izi de alınır." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; yukarıda ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, okuma yazma bilmeyenler açısından tanık bulundurulmasının ihtiyari değil, kanunen öngörülmüş bir zorunluluk olduğu, dava konusu resmî senette ve dosyada mübrez diğer evrakta yer alan yazı şeklinden davacının okuma yazma bilmediğinin açıkça anlaşıldığı, dava konusu işlemin tesisi sırasında tanık bulundurulmadığı, 16.04.2016 tarihli işleme davacının ses çıkarmamasının, mülkiyet hakkının sınırlandırılması sonucu doğuran işlemi kabulü anlamına gelmeyeceği, dava konusu işlemin kanuni geçerlilik şartlarını taşımadığı dikkate alınarak davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
KABULÜNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog