T.C. ....... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...- ../...
T.C.
....
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ..../....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN ... .... ASLTİCMAH. .../...-.../... KARAR SAYILI DOSYASI
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının oğlu ..........'ın 20/04/2012 tarihinde ............ adresindeki açık otoparkta aracını çalıştırması ile aracın otomatik vites olmasından geri manevra yapması ile sürücünün panik yapması nedeniyle sürücü kapısını açarak kendini yere atması, aracın sol ön tekerleğinin üzerinden geçmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ağır yaralanarak 21/04/2012 tarihinde vefat ettiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne 15.348,23.-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/05/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili için 209.651,77 TL maddi tazminatın 17/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. Maddesi gereğince "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmünün açık olduğunu, müteveffanın kullandığı ....... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yaptığını, sigortacının poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı karayolları Trafik kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder, hükmünün bulunduğunu, olası bir zarardan sorumluluğu olan sürücünün aynı zamanda yaptığı kaza nedeniyle alacaklı olmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek zamanaşımı def'inin dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen.......... Esas sayılı dosyalar yönünden davanın kabulü ile, davacının 225.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 17/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, müteveffa, sigortalı aracın sürücüsü olup, müvekkili şirketten tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, zira müteveffanın ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını, ortada trafik kazası sonucu meydana gelen bir vefat bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsü araçtan kendisi atlamış olup ölümü kendi kastı ve ağır kusuru ile meydana gelmiş ve illiyet bağı ortadan kalktığını, kazanın trafik kazası sonucu meydana geldiği kabul edilse dahi sigortalı araç sürücüsü müteveffa ...... kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, bu husus kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası evrakları ile kayıt altına alındığını, kazanın oluşmasına kendi kusuru sonucu sebebiyet vermiş bulunan müteveffanın annesi tarafından ikame edilmiş bulunduğundan, davanın tam kusur durumu dikkate alınarak reddi gerektiğini, zararın tespiti için davacılar tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda söz konusu kazanımlar tespit edilmediğinden ve tenzil edilmediğinden raporun son derece hatalı olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, tek taraflı trafik kazası nedeni ile meydana ölümden ötürü mirasçının üçüncü kişi sıfatıyla destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Yerel mahkemenin .../... Esas, .../... Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf istemi üzerine, Dairemiz'in .../... Esas , ../... Karar sayılı ilamı ile, "davacının tazminata esas kazancının gerçeğe en yakın olgular esas alınması bakımından, okuduğu üniversiteden başarı durumu, eğitim gördüğü branşa ait meslek odalarından, kaza tarihi esas alınarak mezuniyet sonrası ortalama iş bulma süresi ve elde edebileceği gelir tespit edilmeli, akabinde dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdi edilerek, belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme süresi dahilinde, TRH 2010 tablosu esas alınarak, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle ve teknik faiz dikkate alınmaksızın tazminatın hesaplanması yolunda ek rapor alındıktan hüküm vermekten ibarettir.' denilmek sıreti ile kaldırılmıştır.
Yerel mahkemece, kaldırma kararı uyarınca, müteveffanın eğitim durumuna göre, ilgili odadan ölenin gelirinin ne olabileceği sorulmuş, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif yönteme göre hazırlanmış rapor doğrultusunda, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti tavanı ile sorumlu olduğu miktar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, davacıların yakının ölenin dava konusu kazanın oluşumuna %100 kusurlu olduğunu belirtmişse de, davacı sigortalı sürücü desteklerinin sevk ve idaresindeki araçla %100 kusurlu olarak tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında ölmesi sonucu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından üçüncü kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş olup, dava dışı araç maliki ile ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 10.11.2011-10.11.2012 tarihleri olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmeyecek olup, bu nedenle de HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 Esas - 411 Karar HGK'nın 22.02.2012 gün 2011/17-787 Esas - 2012/92 Karar HGK'nın 16.01.2013 gün 2013/17-1491 Esas 2013/74 Karar sayılı ilamlarında da belirtilen şekilde, davacıların 3.kişi sıfatı ile davalı sigorta şirketinden destek zararı talep etmesi mümkündür. Desteğin kazanın oluşumundaki kusurunun davacıyı etkilemeyeceğinden ve zararın artmasındaki müterafik kusuru sebebiyle indirim yapılmayacağı, bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Davacılar vekilince temerrüt faizi olarak avans faizi istenilmiş, mahkemece avans faizine hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan araç hususi olarak kayıtlı ve ZMMS poliçesinde araç maliki sigortalı gerçek kişi adına olup; hususi kullanım sırasında zarara neden olmuşlardır. Bu itibarla davada temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Davalı istinaf istemi bu yönüyle yerindedir. 6100 sayılı HMK 355n maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve .../...-../... sayılı kararı hakkındaki davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2.HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Asıl dava ve birleşen ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../... Esas dosyaları yönünden davanın KABULÜ ile, -Davacının 225.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 17/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,
a)Alınması gereken 15.369,75.-TL harçtan, asıl ve birleşen davada peşin alınan 978,18.-TL'nin mahsubu ile bakiye 14.391,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b)Davacı tarafından yapılan (aleyhe istinaf başvurusu olmadığından) 156,20.-TL yargılama giderin ile davacı tarafça asıl ve birleşen davada peşin olarak ödenen 85,80.-TL başvurma harcı, 978,18.-TL peşin harcı toplamı 1.220,18.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 34.500,00.-TL,vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
3.İstinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde ilgilisine iadesine,
4.İstinaf başvuru aşamasında davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
6.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 09/05/2023 tarihinde karar verildi. ...
Başkan
......
........
Üye
........
.......
Üye
.....
......
Katip
.........