Esas No
E. 2025/412
Karar No
K. 2026/213
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/412 Esas
KARAR NO: 2026/213
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/06/2025
KARAR TARİHİ: 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....A.Ş.nin ...'de ... adıyla otelcilik hizmeti verdiğini, Davalı ... Şirketinin ise ... olarak tanımlı web sayfası ile çevrimiçi otel rezervasyonları konusunda ... konaklamak isteyen müşteriler arasında aracılık yaptığını, müvekkili şirketin, ... üzerinden yapılan rezervasyonlar sonucu müşterilerle sözleşme ilişkisi kurduğunu, müşterilere konaklama hizmeti verdiğini, müşterilerin ödemelerini, www.otelz.com üzerindeki sisteme kredi kartı bilgilerini girmek suretiyle Zonline ödeme yaptığı, müvekkili tarafından müşterilere verilen hizmetler için davalıya fatura tanzim edildiğini, fatura bedellerinin davalı tarafından müvekkili şirkete ödendiği, tanzim edilen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, davacının 09.09.2024 tarihi itibariyle tanzim edilen faturalardan kaynaklı 55.225,00 TL bakiye alacağının bulunduğunu, davalının bu tutarı ödemediğini, alacağın tahsili için müvekkili tarafından davalıya ...

2.Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ edilerek borcun ödemesinin talep edildiğini, davalı tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini ve borcun ödenmediğini, sonrasında alacağın tahsili için ...

31.İcra Dairesi'nin ...Esas numarası ile davalı ... Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını ve huzurdaki davanın açıldığını belirterek davalının ...

31.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasına yapılan itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, davalının, haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları tümü ile reddettiklerini, müvekkili şirketin ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan “...”isimli otelin odalarının, müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olmasının ve itiraz edilmemiş olmasının, hizmetin tam ve eksiksiz verilmiş olduğunu kanıtlamadığını, hatta karine dahi teşkil etmediğini, davacı tarafından kanıtlanmadan afaki bir alacağın miktarını tespitinin hukuki olmadığını ,hizmetin verildiği hususunda ispat yükünün davacı tarafta olduğunu davacının bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin davacıdan komisyon ve fatura alacaklarının mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebinde bulunduklarını belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, dava masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası, konaklama faturaları, cari hesap ekstresi, muavin döküm kaydı, ... 2. Noterliği ... tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, taraflarca akdedilen sözleşme, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir.

Dosya, SMMM Bağımsız Denetçi ...'a tevdi edilmiş, mali bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 02/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "...Davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 21.11.2024 ihtarname tarihinde ve 18.12.2024 icra takip tarihinde 56.077,82 TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından bu tutarın 55.225 TL kısmının icra takibine ve davaya konu edildiği, davalının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre 21.11.2024 ihtarname tarihinde ve 18.12.2024 icra takip tarihinde davacıya 55.528,72 TL borçlu gözüktüğü, davacının 9.423,51 TL işlemiş faiz talebinin ve hesaplama şeklinin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı davalının iddia ettiği komisyon ve fatura alacaklarının, taraflarca karşılıklı olarak cari hesaplara kaydedildiği, davalının bu yönde takas mahsup taleplerinin yerinde olmadığı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenmediği kanaatine varıldığı..." tespit edilmiştir. Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden doğan cari hesap ve dayanak fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ...

31.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının toplam 55.225,00 TL (fatura) asıl alacak ve 9.423,51 TL İşlemiş Faiz tutarı olmak üzere 64.648,51 TL için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m. 67/1 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı noktasında çekişme bulunmamaktadır. Davacı, otel konaklama hizmeti uyarınca davalıdan açık hesap usulü işleyen cari hesap ve takibe dayanak faturalar sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı, faturalara konu hizmetin verilmediğini, hizmetin verildiğini ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu belirterek takibe konu faturalar sebebiyle borcunun bulunmadığını savunmuştur.

Davacının otel konaklama hizmetine yönelik faturalar düzenlendiği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen faturalar incelendiğinde faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturaları davacı tarafa iade etmediği çekişmesiz olup, davacının otel ve konaklama hizmetlerine yönelik edimini yerine getirdiği ve faturalara konu hizmetinin verildiği sabit görülmüştür.

Uyuşmazlık, açık hesap usulü işleyen cari hesap ile takibe dayanak faturalar uyarınca davacının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır. Her iki taraf delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).

Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mali bilirkişi tarafından sunulan 02/01/2026 tarihli raporda belirtildiği üzere, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 56.077,82 TL alacaklı olduğu, davacının bu tutardan takibe konu faturalar sebebiyle ise 55.225 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 55.528,72 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri arasında 56.077,82 TL - 55.528,72 TL= 549,10 TL fark bulunduğu, farkın kaynağının ise hesap bakiyeleri arasında önceki yıllardan gelen devir tutarı olduğu, bu itibarla davacı tarafça tanzim edilen takibe konu faturaların tamamının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca her iki tarafın birbirini teyit eden ticari defterleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle takibe konu edilen faturalar sebebiyle davalıdan 55.225,00 TL alacaklı olduğu sübuta ermiş / ispatlanmış olup, işbu alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden defterlerde davalı lehine herhangi bir kaydın da bulunmadığı tespit edildiğinden davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 55.225,00 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı, bilirkişi raporuna karşı faturalara konu hizmetlerin verilmediğinden bahisle itiraz etmiştir.

Ancak, takibe konu faturaların tamamının, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, davacı tarafça faturalara konu hizmetlerin verildiğinin kabulü zorunludur. Zira, basiretli hiçbir tacir almadığı bir hizmetin bedelini - karşı tarafın faturasını, kendi ticari defterine (alacak olarak) kaydetmez. Kaldı ki, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterler sahipleri aleyhine kesin delil teşkil eder (HMK m.222/4). Açıklanan nedenlerle, davalı itirazları yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalı, takas defi ileri sürmekle birlikte, komisyon ve fatura alacakları sebebiyle davacı taraftan alacaklı olduğunu da ispatlayamamıştır. Davacı, bilirkişi raporuna karşı faturaların vade tarihleri itibariyle TTK m.1530. uyarınca temerrüt gerçekleştiği için takip öncesi işlemiş faize yönelik itirazda bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğundan dava konusu açık hesaba dayalı yürütülen simsarlık ilişkisinde uygulanması söz konusu değildir. İcra takibinde yer alan işlemiş faizlere karar verilmesi için davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğünün ispatlanması gerekir, Aksi halde, dava konu fatura alacakları yönünden davalının icra takibi ile birlikte temerrüte düşecektir. Öte yandan, alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmeyerek ticari defterlere işlenmesi taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemez. Somut olayda, icra takibinde her bir fatura için vade tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilmiş ise de, her bir fatura için ayrı ayrı ve tek tek takip öncesinde bir temerrüt uyarısının bulunmadığı sabittir. Bu nedenle davacının faturalara ayrı ayrı işlettiği işlemiş faiz tutarları yerinde görülmemiştir. Ancak, davacının, açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle ...

2.Noterliğinin..tarih ... y.evmiye numaralı ihtarnamesi ile cari hesabı oluşturan toplam 55.225 TL alacağın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesini talep ettiği, işbu ihtarnamenin 26/11/2024 tarihi itibariyle davalıya tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 15 günlük mehil sonunda davalının 12/12/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, dolayısıyla davacının 55.225 TL cari hesap alacağı için 12/12/2024 temerrüt tarihinden 18/12/2024 icra takip tarihinde kadar işlemiş yalnızca 470,05 TL takip öncesi faizi talep edebileceği tespit edilmiş, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talepleri ve TTK m.1530.a dayalı itirazları yerinde görülmemiştir.

Mali bilirkişinin 02/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.

Yapılan açıklamalar karşısında, hükme esas alınan 02/01/2026 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ...

31.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 55.225 TL Asıl Alacak ve 470,05 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 55.695,05 TL alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin ise reddine, ayrıca alacağın faturalara ve cari hesaba dayanması, yani likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,

1.Davalının ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 55.225 TL Asıl Alacak ve 470,05 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 55.695,05 TL alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE,

2.Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 55.695,05 TL ) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 3.804,52 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.104,04 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.700,48 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.104,04 TL peşin harç, 135,00 TL posta ücreti, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.239,04 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.959,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 8.953,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan ve tarafların haklılık durumlarına göre;

a)3.962,92 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

b)637,08 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

8.HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/03/2026

Katip

Hakim

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog