T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili şirket ... A.Ş. ile davalı ... Şirketi arasında ...- ...- ...- ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini. Davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Nisan- Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos 2021 dönemlerine ait 10.133,10 TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını. İşbu sebeple müvekkili şirket ... A.Ş. Adına yıllık 6 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını. Açıklanan nedenlerle alacağın tahsilinin sağlanabilmesi adına huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğu doğduğunu, Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle davalarının kabulü ile borçlunun kurumsal abonelik sözleşmesinden doğan borcunun ifasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince taraflar arasında ... kampanyası taahhütnamesi düzenlendiği, davacı tarafından edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından 25/04/2021 tarihinde aboneliğin feshedilmesi nedeniyle taahhütname uyarınca düzenlenen fatura bedellerinin tahsili isteminden ibarettir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor istendiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Taraflar arasında ... A.Ş. Tip GSM Abonelik Sözleşmesi imzalanmıştır. Fatura içeriklerinden abonelik tarihinin 26.03.2021 olduğu, Faturalara konu GSM numarasının ... olduğu, Davalının “...” kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına ...tarifesine ilişkin taahhütname sunulmamıştır. Bu nedenle davacı ve davalı tarafça üstlenilen şartlar — taahhütler — cezai yaptırımlar — ücretlendirme bilgilerine ulaşılamamıştır. Sayın Mahkemenizce de uygun bulunması halinde, sözleşme kapsamında davalı tarafça imza edilen, başta “... tarifesine ilişkin taahhütname” olmak üzere tüm taahhütname örneklerinin sunulması, Yukarıda fatura içeriğinde yer verilen “Ek kullanım”, “Ek paketler” tanımlamasına açıklık getirilmesine müteakip esas raporun düzenlenebileceği hususu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişiden ek rapor alındığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu ek raporda özetle: "26.03.2021 tarihinde aktif edilen SMS servis bedeli, 25.04.2021 tarihinde (26.06.2022 taahhüt bitiş tarihi öncesinde) sonlandırılmıştır.
Davalı tarafça 77.292,00 adet SMS (davalı tarafça sağlanan fayda) tespiti yapılmıştır. Tablo 2 de yer alan kullanım bedeli, bu SMS ler için yapılan indirim bedelidir. Ancak ... taahhütnamesi sunulmadığından indirim bedeli hususunda kanaat belirtilememektedir. (Taahhütnamenin feshi halinde ceza bedeline ilişkin hükümler (şartlar — taahhütler — cezai yaptırımlar — ücretlendirme-indirim oranı vb) dosya kapsamında halen yer almamaktadır.) Hüküm kurmaya elverişli bir rapor düzenlenebilmesi için, Sayın Mahkemenizce de uygun bulunması halinde, sözleşme kapsamında davalı tarafça imza edilen, 26.03.2021 tarihli başta “...” (...) örneğinin sunulması akabinde esas kanat belirtilebilecektir. (Davacı vekili 02.09.2024 tarihli dilekçesi sayfa 2 - 2.paragrafında ...Kampanya Taahhütnamesinin müvekkili kuruma yazılacak müzekkere ile talep edilmesini beyan etmiştir.)" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği rapor sunan bilirkişiden ek rapor istendiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Sayın Mahkemenizden 21.04.2025 tarihinde teslim almış olduğum dosya üzerinde yapmış olduğum incelemelerde, Davacı kurumun 11.02.2025 tarihli yazısının sunulduğu, Yazı içeriğinde; şirketimiz kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde yazınızda belirtilen bilgiler neticesinde herhangi bir kayıt tespit edilmemiş olup ilgi sayılı yazınızda belirtilen SMS tarifesine ilişkin taahhütname suretinin araştırılabilmesi için ilgili firmaya ilişkin vergi kimlik bilgilerinin iletilmesi akabinde yazınız ivedi şekilde cevaplandırılacağı belirtilmiştir" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği yeniden ek rapor alındığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Sunulan tüm belgeler, fatura kayıtları, kullanım dü leri ve imzalı taahhütname birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu faturaların içerik ve tutar itibarıyla taraflar arasında düzenlenmiş bulunan ...Kampanyası Taahhütnamesine dayandığı anlaşılmaktadır. Taahhütname kapsamında firma, ... tarafından sağlanan 100.000 adet SMS paketini 12 aylık süre boyunca kullanılmak üzere satın almayı kabul etmiş olup, paket bedelinin hizmetin sağlanabilir hale gelmesiyle birlikte doğacağı açık şekilde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda Nisan 2021 dönemine ilişkin 10.094,06 TL tutarındaki fatura, taahhütname uyarınca belirlenen paket bedelinin ve bu bedel üzerine eklenen KDV, ÖİV, ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri gibi zorunlu vergisel yükümlülüklerin tahakkuk ettirilmesinden ibarettir. Paket kapsamında davalı abone tarafından toplam 77.292 adet SMS kullanıldığı ve taahhüt kapsamında davalıya yüzde 86,67 oranında indirim uygulandığı görülmüş olup, kullanılan veya kullanılmayan SMS miktarının paket bedelinin doğmasına etkisi bulunmamaktadır. Paket bedeli, taahhütname gereği hizmetin hazır edilmesiyle birlittee doğmuş gerçek bir borç niteliğindedir ve bu kapsamda faturalandırılan tutar, sözleşme ve taahhütname hükümleri çerçevesinde kabul edilebilir niteliktedir. Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos 2021 dönem faturaları bakımından; 25.04.2021 tarihinde aboneliğin feshedildiği görülmekle birlikte, fesih sonrasında düzenlenen Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos 2021 dönem faturalarının, paket bedeline ilişkin olmayıp yalnızca “TK ruhsatname ücreti" ve “TK yıllık kullanım ücreti” kalemlerinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu kalemler, elektronik haberleşme sektöründe işletmeciler tarafından devlete ödenmesi zorunlu olan ve ilgili dönemin tamamı için tahakkuk eden yasal kamu payları niteliğindedir. Bu sebeple söz konusu bedeller, hizmetin kullanılıp kullanılmamasından veya aboneliğin fesihten sonraki tarihlerde devam edip etmemesinden bağımsız olarak ilgili yıl için operatör tarafından devlete ödenmektedir. Dolayısıyla bu yasal yükümlülüklerin ilgili aylara isabet eden tutarlarının abone adına fatura ile talep edilebilmesi mümkün olup, Mayıs—Ağustos 2021 dönemlerinde düzenlenen bu faturaların da sözleşme ve mevzuat kapsamında talep edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmektedir. Tüm bu sebeplerle, dava konusu faturaların sözleşme ve taahhütname hükümlerine uygun olarak oluşturulduğu, faturalara konu edilen tutarların hem paket bedeli yönünden hem de TK ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri gibi zorunlu kamu payları bakımından mevzuata dayalı ve talep edilebilir nitelikte olduğu, bu nedenle faturalandırmanın sözleşmesel ve teknik açıdan kabul edilebilir olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Asıl alacak bakımından yapılan değerlendirmede;
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; dava konusu faturaların içerik ve tutar itibarıyla taraflar arasında düzenlenmiş bulunan ... Kampanyası Taahhütnamesine dayandığı anlaşılmaktadır. Taahhütname kapsamında firma, ... tarafından sağlanan 100.000 adet SMS paketini 12 aylık süre boyunca kullanılmak üzere satın almayı kabul etmiş olup, paket bedelinin hizmetin sağlanabilir hale gelmesiyle birlikte doğacağı açık şekilde düzenlenmiştir. Nisan 2021 dönemine ilişkin 10.094,06 TL tutarındaki fatura, taahhütname uyarınca belirlenen paket bedelinin ve bu bedel üzerine eklenen KDV, ÖİV, ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri gibi zorunlu vergisel yükümlülüklerin tahakkuk ettirilmesinden ibarettir.
Bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre paket kapsamında davalı abone tarafından toplam 77.292 adet SMS kullanıldığı ve taahhüt kapsamında davalıya yüzde 86,67 oranında indirim uygulandığının görüldüğü, kullanılan veya kullanılmayan SMS miktarının paket bedelinin doğmasına etkisi bulunmadığı, paket bedeli, taahhütname gereği hizmetin hazır edilmesiyle birlikte doğmuş gerçek bir borç niteliğinde olduğu ve bu kapsamda faturalandırılan tutarın, sözleşme ve taahhütname hükümleri çerçevesinde kabul edilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos 2021 dönem faturaları bakımından; 25.04.2021 tarihinde aboneliğin feshedildiği görülmekle birlikte, fesih sonrasında düzenlenen Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos 2021 dönem faturalarının, paket bedeline ilişkin olmayıp yalnızca “TK ruhsatname ücreti” ve “TK yıllık kullanım ücreti” kalemlerinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu kalemler, elektronik haberleşme sektöründe işletmeciler tarafından devlete ödenmesi zorunlu olan ve ilgili dönemin tamamı için tahakkuk eden yasal kamu payları niteliğindedir. Bu sebeple söz konusu bedeller, hizmetin kullanılıp kullanılmamasından veya aboneliğin fesihten sonraki tarihlerde devam edip etmemesinden bağımsız olarak ilgili yıl için operatör tarafından devlete ödenmektedir. Dolayısıyla bu yasal yükümlülüklerin ilgili aylara isabet eden tutarlarının abone adına fatura ile talep edilebilmesi mümkün olup, Mayıs–Ağustos 2021 dönemlerinde düzenlenen bu faturaların da sözleşme ve mevzuat kapsamında talep edilebilir nitelikte olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan her ne kadar toplam fatura bedeli 10.133,18 TL olsa da taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 10.133,10 TL'lik faturaları düzenleme hususunda haklı olduğunu davacı taraf ispat etmiştir. İlgili borcun sona erdiğini ispat külfeti ise davalı üzerinde olup bu hususta herhangi bir delil sunulmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faizin türü ve başlangıç tarihleri bakımından yapılan değerlendirmede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... E...K sayılı ilamında özetle; "Davacı tarafından tebliğ edilen faturalarda gecikme faizi aylık % 2, % 1.4 vs şekilde bildirilmiş, faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle abonelik sözleşmesi 02/04/2019 tarihinde feshedilmiştir.
Abonelik sözleşmesine göre, ödenmeyen fatura borcu için her bir fatura bedeline son ödeme tarihinden sözleşmenin fesih tarihine kadar faturada yer alan akdi faiz oranı, sözleşmenin fesih tarihinden takip tarihine kadar avans faizi uygulanarak hesaplama yapılması,takip sonrasında da avans faizi işletilmesi gerektiği işaret edilmesine rağmen dosyadaki hesaplama sözleşme hükümlerine uygun değildir." şeklinde karar verilmiştir.
Faizin türü bakımından yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda dava dilekçesi ile talep edilen faizin türü ıslah dilekçesi ile dahi değiştirilemez. Somut olayda davacı taraf dava dilekçesi ile ticari faiz talep etmiş ancak son alınan bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile sözleşmesel faiz talep edilmiştir. Yukarıda da izah edildiği üzere faizin türünün sonradan değiştirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki hâkimliğimizce gerek taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesi ve gerekse taahhütname evrağının incelenmesinde faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi hâlinde ne kadarlık faiz uygulanacağının düzenlenmemiş olduğu sadece davacı tarafça tek taraflı olarak gönderilen faturanın üzerine aylık %4 faiz uygulanacağının belirtilmiş olduğu görülmüştür. Bilindiği üzere taraflar basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduklarından sözleşmesel bir faiz belirlenmemesi hâlinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda ticari faiz uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple her bir fatura bakımından son ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere alacak miktarlarına ticari faiz uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davanın KABULÜNE,
1.Nisan 2021 tarihli fatura için 03/05/2021 tarihinden, Mayıs 2021 tarihli fatura için 01/06/2021 tarihinden, Haziran 2021 tarihli fatura için ise 02/07/2021 tarihinden, Temmuz 2021 tarihli fatura için 02/08/2021 tarihinden, Ağustos 2021 tarihli fatura için 01/09/2021 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmek suretiyle toplam 10.133,10 TL fatura bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsup edilerek bakiye 552,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 10.133,10 TL üzerinden hesaplanan 10.133,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 1.617,50 TL tebligat, posta gideri ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.617,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/03/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)