T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili görevsiz Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya düzenli olarak kâğıt ve ambalaj malzemeleri satmakta; her teslimatın, e-fatura, sevk irsaliyesi ve mutabakat yazışmaları ile belgelenmekte olduğunu, 14.503,38 USD fiili ödeme tarihi 24.01.2025 tarihli ..... nolu ve 14.749,20 USD fiili ödeme tarihi 27.01.2025 tarihli .... nolu faturaların sisteminde düzenlenmiş, bu faturalar ile birlikte malın fiili borçlu firmaya teslim edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından hazırlanmış cari hesap ekstresi ve banka dekontlarının, davalının zaman zaman kısmi ödemeler yaptığı ancak bakiye borcunu kapatmadığını göstermekte olduğunu, kısmi ödemenin, Yargıtay içtihatlarına göre alacağın varlığını ikrar anlamına geldiğini, davalı tarafın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasında hiçbir belge sunmaksızın, borcun tamamına itiraz etmiş olduğunu, bu itirazın, somut delillere karşı soyut, genel red niteliğinde olduğunu, incelemeleri ve elde edilen bilgiler ışığında, davalı şirketin şirket devri, hisse devirleri, aile ilişkileri ve örtülü yönetim yapısı ile mal kaçırma riski taşıdığının anlaşılmakta olduğunu, bu somut olguların, davalının malvarlığını devretmek, gizlemek, temlik etmek ya da üçüncü kişilere kaçırmak suretiyle müvekkilinin alacağını tahsil etmesini zorlaştırma niyetinde olduğunun kuvvetli emareleri olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulmuş, yapılan görüşmeler sonucunda uyuşmazlık hakkında anlaşmaya varılamamış olduğunu, müvekkilinin alacağına dayanılarak davalının banka hesapları, diğer nakdi varlıkları, üçüncü kişilere devredilebilecek likit malvarlıkları üzerinde ihtiyati haciz uygulanmasına, haciz bildirimlerinin derhal ilgili bankalara / mali kuruluşlara tebliğ edilmesine, verilen ihtiyati tedbir kararlarının örneğinin Ticaret Sicil Müdürlükleri, Tapu Sicil Müdürlükleri, gerekirse Trafik Tescil Müdürlükleri, bankalar ve diğer ilgili kurumlara bildirilerek karar şerhinin yapılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyada yaptığı haksız itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine İİK m.67/2 uyarınca %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, işlemiş ve işleyecek temerrüt faizinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış olup, davacı şirkete müvekkili şirketin her hangi bir borcu bulunmadığını, aksine avans ödemeleri nedeni ile davacı tarafın müvekkiline 84.950,58 TL borçlu durumda olduğunu, matbaa ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin çeşitli hammadde ve karton gereksinimlerini piyasada mevcut farklı şirketlerden bu güne dek temin ede gelmiş olduğunu, davacı şirket ile de yıllardan beri çalışmış ve geçmiş dönemlerde fiyat ve kalitede anlaştığı malları satın ve teslim alarak ödemelerini yapmış olduğunu, cari hesap kayıtlarının geriye dönük olarak incelendiğinde de adı geçen davacı şirketten bu güne kadar yüklü miktar ve tonajlarda mal alındığı ödemelerin gününde ve eksiksiz olarak yapıldığının görülecek olduğunu, buradan anlaşılacağı gibi, taraflar arasında geçmişe dönük ve yüklü miktarlarda ticaret olmuş ve müvekkili tarafından ödemelerin muntazaman yapılmış olduğunu, öyleyse dava konusu sözde faturaların neden ödenmemiş olduğunu, çünkü sözde faturalara konu edilen malların müvekkiline teslim edilmemiş olduğunu, teslim edilmeyen bir ürünün ödemesinin yapılmasının da mümkün olmadığını, yine cari hesap kayıtlarının incelenmesi sırasında karşılaştıkları ilginç bir durumunda, davaya konu edilen faturalarda bahsi geçen aynı malların daha önce müvekkili şirkete fatura edildiği ve ödemelerin yapılmış olduğu, ekli cari hesap kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile sabit olacağı gibi dava konusu faturalara konu malların zaten daha önce fatura edilerek mal teslimine müteakip ödemeleri yapılan mallar olduğunu, buradan anlaşılacağı üzere davacı yanın, taraflar arasındaki yoğun alışveriş trafiği ve kargaşadan faydalanmak sureti ile müvekkili muhasebe bölümünün gözünden kaçırarak şirkete mükerrer ve dayanaksız fatura girdisi yapmaya ve bu yöntemle müvekkili şirketten haksız çıkar sağlamaya çalışmış, ancak bu konuda hassas olan müvekkilinin muhasebesi ve satın alma departmanı, depo personelinin durumu fark etmiş ve daha sonra davaya konu edilecek faturalara konu her hangi bir malın teslimi olmadığını üstlerine bildirmiş ve bu surette haksız ve mükerrer bir ödemenin önüne geçilmiş olduğunu, tüm taleplere rağmen her nedense davacı şirketin kestiği mükerrer ve dayanaksız faturaya ilişkin malları teslim etmemiş, şu anda elinde mal bulunmadığnıı, ödeme yapın, size mal temin edip göndereyim beyanları ile müvekkilini bu güne kadar oyalamış, ancak inancını kaybeden ve böyle bir icra takibi ile karşılaşan müvekkilinin malların halen kendisine teslim edilmemesi halinde, davanın reddine karar verilerek kesinleşmesine müteakip iade faturası kesme yoluna gidecek olduğunu, burada da görüleceği üzere, davacı şirketin müvekkili şirkete sadece fatura keserek mal teslim etmeden bedelini tahsil etmeye çalışmış, esasen davaya konu icra takibine esas faturalara konu malların davacı şirket giriş kayıtlarında görülemeyeceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle yargılama sırasında yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, davaya konu faturaların tarihleri itibarı ile davacı şirketin giriş kayıtlarında böyle bir malın olmadığının da görülebilecek olduğunu, yani basit anlatımla davacı şirketin kendisinde olmayan bir malı müvekkili şirkete satmış ve teslim etmiş gibi yaparak haksız çıkar sağlamaya çalışmış olduğunu, yine bilirkişi incelemesi ile davacının davasını ispata davette, davaya konu faturalara konu herhangi bir irsaliyenin müvekkili tarafından imzalanmamış ve mal teslim alınmamış olduğunun ortaya çıkacak olduğunu, davasını kanıtlama yükü davacıya ait olduğundan davaya konu alacağın dayandığı malları müvekkili şirkete teslim ettiğini ispat yükünün yine kendilerine ait olduğunu, bu durumda, böyle bir teslimatın olmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya ve icra takibine konu faturalarda görünen malların müvekkili şirketin satın alma personeline, taşıyıcılarına ve deposuna asla teslim edilmemiş olduğuna ilişkin tanıklarının isimlerinin aşağıda belirtilmiş olduğunu, delil olarak sunuyor ve gerek görüldüğü takdirde mal teslimi hususunda dinlenmelerini talep ediyor olduklarını, ayrıca dava konusu faturalarda her ne kadar USD yazıyor ise de bunun anlaşılmayan belirsiz bir ifade olduğunu, kaldı ki faturaların ödenecek tutar kısmında TL toplam belirtilmiş olduğunu, fatura sol alt köşede yine ödenecek tutar TL cinsinden yazı ile belirtilmiş olduğunu, bu çelişkinin yargılama sırasında dikkate alınmasını usulsüz fatura nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, döviz esaslı icra takibinde fahiş oranda ve yasaya aykırı olarak faiz talep edilmiş olduğunu beyanla; haksız ve yersiz davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine, haksız icra takibi nedeni ile davacının tahsil tarihindeki döviz kuru üzerinden alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalı tarafın savunması uyarınca davacının davalı adına mükerrer fatura düzenleyip düzenlemediği, fatura konusu malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği, belirtilen faturalar nedeni ile irsaliye düzenlenip düzenlenmediği, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. Dosyanın mahkememize Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı gönderme kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.
Davaya son veren taraf işlemlerinden olan davadan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.307/1) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK.309/1) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK.309/2)
Davacı vekilinin 12/02/2026 tarihli dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı arasında görülen işbu dava kapsamında, taraflar arasındaki ihtilafın sulh yoluyla çözümlenmiş olup müvekkilinin, işbu davadan feragat etme kararı almış olduğunu, HMK m.307 ve devamı maddeleri uyarınca davacının, hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edebileceğini, bu kapsamda, müvekkili şirket adına açılmış bulunan işbu davadan feragat ettiklerini beyanla; HMK m.307 ve devamı gereğince davadan feragat nedeniyle davanın feragat sebebiyle reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücreti hususunda tarafların sulh kapsamında anlaşmış olmaları nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesin talep etmiş, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin vekalet ücreti için davacı vekilinin beyan ettiği şekilde beyanda bulunmadığı, davanın niteliği gereği davalı lehine nispi vekalet ücreti gerektiği ( Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2015/6759 E. -2017/8775 K. Sayılı ilamı) takdiri gerektiği anlaşılmakla aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE;
1.Alınması gereken 732,00-TL harcın 14.865,26-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 14.133,26-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 188.181,92 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ... Hakim ... ¸