11. Hukuk Dairesi 2025/2740 E. , 2025/7202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/54753 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markalarının karıştırılma ihtimalini doğuracak şekilde benzer olmadıklarını, markaların genel görünümlerinin ve toplu intibalarının farklı bulunduğunu, ayrıca taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin davalı firma tarafından yaratılmış bir ibare olmadığını ve markasal hüviyette herkes tarafından kullanılabilecek alelade bir ibare olduğunu, davalı Kurum nezdinde farklı kişi ve kuruluşlar adına tescilli onlarca “...” ibareli marka bulunduğunu, karşılaştırılan markaların farklı tüketicilere hitap ettiğini, bu sebeplerle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in ... sayılı kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkilinin "..." ibareli tanınmış ve seri markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu markanın tescilinin davalının markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, davacının haksız olarak davalının markasının tanınmışlığından fayda sağlayacağını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile redde mesnet davalının ... sayılı markaları özelinde, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtialar açısından iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira davalının “...” markasının elektronik ticaret/online alışveriş sektöründe www.....com web sitesi tahtında Türkiye geneline yaygın, yoğun ve ciddi kullanımı ve tanıtımı neticesinde, yani kullanım sonucunda belirli bir ayırt edicilik kazanmış olduğu, davalının “...”li markalarıyla “...” yarattığı ve bunun sonucunda da dava konusu benzerliğin/ortaklığın dikkat çekici hale geldiği, davacının markasının, davalının “...”li markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu, bu benzerliğin potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği de gözetildiğinde, davalının “...”li markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...” ibareli markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu, uyuşmazlık konusu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/ bilinç/ dikkat/ özen/ algı seviyeleri düşük olmasa da, söz konusu mal ve hizmetlerde “...” ibaresinin markasal hüviyette farklı kişi ve kuruluşlar tarafından kullanılması halinde alıcıların söz konusu mal ve hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünebilecekleri, davacının markasının, davalının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile karar yerinde belirtilen "..." esas unsurlu redde mesnet markalar arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda davacı markalarından farklı olarak yer alan "kadın" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, özellikle davacı markalarının tanınmış oldukları da gözetildiğinde ortalama tüketicilerin, dava konusu başvuruyu davacının seri markalarından biri olarak algılayabilecekleri gibi başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğunu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulan hizmetler olduğunu düşünebilecekleri, bunun da karıştırılma tehlikesinin kabulü için yeterli bulunduğu, ayrıca bahsi geçen markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.