11. Hukuk Dairesi 2025/2828 E. , 2025/7204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri "...", "... ..." ve "..." markaları altında üretim ve satış yaptığını, bu markaların müvekkili adına Türkiye'de ve dünyanın pek çok ülkesinde tescilli olduğunu, bu markaların aynı zamanda tanınmış bulunduğunu, davalı Şirketin ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuruyu oluşturan "..." ibaresinin, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, zira karşılaştırılan ibarelerin aynı harflerle başlayıp aynı harflerle bittiğini, bu durumun karşılaştırılan markaları fonetik açıdan da birbirlerine yakınlaştırdığını, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) ... sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının itirazına mesnet markalar ile müvekkili başvurusu arasında herhangi bir benzerlik veya çağrışım bulunmadığını, taraf markalarının dikkatli ve seçici bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, davacının markalarının tanınmış olmadığını, dava konusu edilen marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, eldeki davanın da YİDK kararının iptali istemini barındırdığından, YİDK karar tarihi olan 07.01.2022 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapıldığı, bu nedenle marka işlem dosyasına sunulmayan, ancak dava aşamasında ibraz edilen bilgi ve belgelerin YİDK kararının iptali istemi bakımından değerlendirme dışı bırakıldığı, bu nedenle marka işlem dosyasında itiraz sebebi yapılmayan, ancak dava aşamasında davaya mesnet gösterilen markaların tanınmış olduğu iddiasının da YİDK kararının iptali istemi bakımından değerlendirme dışı tutulduğu, davalının markasının kapsamına alınmak istenen 05. sınıftaki mallar açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu marka ile davacıya ait ... sayılı marka arasında emtia benzerliği bulunmadığından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin söz konusu olmadığı, ancak davacıya ait ... sayılı marka ile dava konusu marka başvurusu arasında, davaya konu emtiaların hitap ettiği gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğu, gerek "..." gerekse "..." ibarelerinin bilinen bir anlamlarının bulunmadığı, bu ibarelerin ilaç etken madde ismi veya jenerik unsur içermediği, dolayısıyla davaya konu emtialardan özellikle ilaçlar bakımından somut ayırt ediciliği güçlü sözcükler oldukları, her iki ibarenin müşterek harfleri müşterek dizilimle içermeleri nedeniyle yüksek düzeyde benzer bulundukları, markalarda farklı olarak bulunan "I" ve "i" harflerinin de görsel ve işitsel bakımdan birbirine oldukça yakın harfler oldukları, markalar arasında bulunan "R" ve "d" harfinden kaynaklı farklılıkların markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmeye yetmediği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşüleceği, bu nedenle dava konusu marka ile davacıya ait ... sayılı marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi