8. Hukuk Dairesi 2023/5673 E. , 2025/7374 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 618, 635, 636, 639, 640, 643, 649, 651, 652, 703, 704, 705, 706, 864, 865, 8 71... parsel sayılı sırasıyla 12.085 m², 11.720 m², 29.152 m², 25.628 m², 1.802 m², 9.603 m², 9.424 m², 432 m², 26.704 m², 9.136 m², 5.936 m², 7.936 m², 13.584 m², 8.872 m², 7.693 m², 24.696 m² ve 11.288 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve diğerleri ayrı ayrı verdikleri dava dilekçelerinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak sırasıyla 649 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 865 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 872 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 705, 7 06... parsel sayılı taşınmazların ... adına; 704 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 618 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 639 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 6 51... parsel sayılı taşınmazların ... adına; 635 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 703 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 6 36... parsel sayılı taşınmazların ... adına; 6 43... parsel sayılı taşınmazların ... adına tescilini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında; "Dava konusu taşınmazların Hazineye ait haziran 1309 tarihli ve ..... sicilden gelen ....tarihli 54 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı İlk Derece Mahkemesince getirtilen kayıt örnekleri yapılan keşif ve uygulama, fen bilirkişinin 26.03.1987 tarihli raporu ile saptanmıştır. Hazineye ait tapuda kayıtlı taşınmazın zilyetlikle iktisabı olanaksızdır. Ancak davacı taraflar bu yerde 1957 tarihinde Hazinece dağıtım yapıldığını bazı kişilerin açtığı dava nedeni ile bu işlerin durdurulduğunu ve tapularının verilmediğini bildirmiştir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/2. maddesi hükmünce dava konusu taşınmazın Hazinece dağıtıma tabi tutulup davacıya verilip verilmediği bu işlemle ilgili belgelerin getirtilip incelenerek belirlenmeli, gerçekten 4753 sayılı Kanun'a göre dağıtılmış ise bu işleme değer verilebileceği gözönünde tutulmalı, aksi halde taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Bozma ilamı, keşif, alınan bilirkişi raporları ve tevzi belgelerine göre dava konusu taşınmazların Hazineye ait 1309 tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığı, davacıların isimlerinin toprak tevzi komisyonunca belirlenen kullanıcı listesinde bulunmadığı, tevzi haritaları ile kadastro haritalarının çakıştırılmasında dava konusu yerlerin tevzi sahasıyla örtüşmediği ve zilyetlikle Hazine taşınmazının iktisabının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, 703, 704, 705, 706, 871, 8 72... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak davacı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı ... ve diğerleri vekilinin, 873 (yeni 1 28... parsel) parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; az yukarıda açıklandığı üzere, davacıların ayrı ayrı sundukları dava dilekçelerinde anılan parsele yönelik bir talepte bulunulmadığı gibi, UYAP üzerinden yapılan incelemede de söz konusu taşınmazın Çarşamba Kadastro Mahkemesinin 1997/4 Esas, 2023/2 Karar sayılı dosyasında davalı konumunda bulunduğu ve hâlen Dairemizin 2024/641 Esas sırasına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, anılan taşınmaz eldeki davada dava konusu edilmediğinden, bu parsele yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı ... vekilinin 872 (yeni 1 26... parsel) parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda, dava konusu 872 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmü temyiz eden davacı ...’nun, dava konusu taşınmazın tespit maliki olmadığı, bağımsız hak iddiasına dayalı olarak dava konusu taşınmaz hakkında açılmış bir davasının ya da yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebinin bulunmadığı gibi, hükümle aleyhine bir sonuç da doğmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, taşınmaza ilişkin davası reddedilen ...’nun hayatta olduğu, bu nedenle ... bakımından mirasçılık sıfatının da henüz kazanılmadığı gözetildiğinde, hükmü temyizde hukukî yararı bulunmadığından davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
b)Ancak kamu düzeni yönünden; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hâkimi, doğru, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde, dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Ne var ki; eski 872 parselin, uygulama kadastrosu sonucunda 1 26... parsel olduğu halde, hüküm fıkrasında taşınmazın parsel numarasının hatalı yazılması suretiyle hüküm kurulması, kural olarak bozmayı gerektirir. Ne var ki, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen 703, 704, 705, 7 06... parsellere ilişkin karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve diğerleri vekilinin 873 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz dilekçelerinin REDDİNE, Yukarıda (2/a) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin 872 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE, ancak kamu düzeni gereği yukarıda (2/b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının, 1 numaralı hüküm fıkrasında yer alan "1 26... " ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; "1 26... " kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yukarıda (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve diğerleri vekilinin 703, 704, 705, 7 06... parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.