T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/09/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkillerinin desteği ...'in vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için 1.000,00'er TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müracaatı üzerine tespit edilen 225.042,73 TL tazminat bedelinin 14/10/2020 tarihinde davacı tarafa ödendiğini ancak hiçbir gerekçe gösterilmeksizin başvuran vekili tarafından müvekkili şirkete iade edildiğini, müvekkili şirketin iade sonrası tekrar ödeme yapmasının önüne geçildiğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumluğu yerine getirdiğini, davacı tarafın müracaatı üzerine ... yönünden hesaplanan 9.516,49 TL destekten yoksun kalma tazminatı 14/10/2020 tarihinde davacı tarafa ödendiğini, hüküm aşamasında dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, davacı .........'in maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 285.382,69 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ........'in maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 52.677,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden davadan önce ödeme yapıldığı nazara alınarak maddi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece tazminatlar yönünden hükmedilen faiz başlangıcı hukuken hatalı olduğunu, arabuluculuk yoluna başvuru tarihinden itibaren de faize hükmedilebilecekken mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedil mesinin hatalı olduğunu, dosyada mevcut iade dekontundan anlaşıldığı üzere davacılardan .....'e yapılan ödeme müvekkili tarafından davalıya iade edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu davacı yönünden ödeme alınmış gibi davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tüm müvekkillerin zararı eksik ve hatalı hesaplandığını, bu hesaba göre karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın müracaatı üzerine tespit edilen 225.042,73 TL tazminat bedelinin 14/10/2020 tarihinde davacı tarafa ödendiğini ancak hiçbir gerekçe gösterilmeksizin başvuran vekili tarafından müvekkili şirkete iade edildiğini, müvekkili şirketin iade sonrası tekrar ödeme yapmasının önüne geçildiğini, alacaklının temerrüde düştüğünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını, davacılardan ... adına destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğinden davanın ... yönünden reddini, Her halükarda destekten yoksun kalma tazminatının ... Genel Şartlarına göre, her halükarda TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınarak hesaplanmasına, cenaze ve defin giderinden sorumlu olmadıklarını, Somut olayın meydana gelmesinde müvekkil sigorta şirketinin kusuru bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 05/09/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıların murisi ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın İzmir ili ..... ilçesi ..... mahallesinde karşılıklı olarak çarpışması sonucu meydana gelen kaza sonucu ......'in vefatı nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan aktüerya kök ve ek raporunda zaten TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlendiği ve cenaze ve defin gideri talebi olmadığı gibi hüküm de kurulmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Yine davalı vekili istinaf talebinde; davacı tarafın müracaatı üzerine tespit edilen 225.042,73 TL tazminat bedelinin 14/10/2020 tarihinde davacı tarafa ödendiğini ancak hiçbir gerekçe gösterilmeksizin başvuran vekili tarafından müvekkili şirkete iade edildiğinden alacaklının temerrüdü gerçekleştiğine ilişkin itirazda bulunmuş ise de taraflar arasında mutabakat sağlanamadığından alacaklının temerrüde düştüğünden söz edilemeyecektir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; kazadan sonra davacı tarafın davalıya müracaatı üzerine 14/10/2020 tarihinde davacı tarafa gönderilen tazminatın yeterli olmadığından davalıya iade edildiği tarafların kabulünde olup, bu durumda davadan önce başvuru yapıldığı anlaşılmakla mahkemece; davalıya yapılan başvurunun tebliğine ilişkin tebliğ evrakı sunulmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi doğru olmamıştır.Mahkemece hükme esas aktüerya bilirkişi ek raporunda; davacı ....... için davadan önce davalı tarafça ödeme yapıldığı kabul edilerek bu ödeme miktarı düşüldükten sonra kalan poliçe limitine göre garameten hesaplamaya göre hüküm kurulduğu görülmüştür. Ancak davacılardan ... için davadan önce yapılan ödemenin 19/10/2020 tarihinde iade edildiğine dair dekontun davacılar vekilinin istinaf dilekçe ekinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçe ekinde de sunulduğu halde, mahkemece bu yönden tartışılmadan davacı ... için davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken, davacı ... için yapılan ödemenin iade edilip edilmediği iade edilmiş ise; hükme esas alınan aktüerya bilirkişi ek raporuna göre kaza tarihinde geçerli poliçe limitinden indirim yapılmadan poliçe limitine göre garameten paylaştırılması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ile davalının en az ödeme tarihi olan 14/10/2020 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla belirlenen tazminatlara faiz başlangıç tarihi olarak belirtilerek hüküm kurulması olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1.a)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1/b-1.maddesi gereğince esastan REDDİNE,
b)Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.a)İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince davacılara iadesine,
b)Alınması gereken 23.092,86 TL harçtan peşin alınan 5.772,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.320,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5.a)Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
b)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6.İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2026