Esas No
E. 2025/1021
Karar No
K. 2026/108
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/1021 Esas
KARAR NO: 2026/108
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/12/2025
KARAR TARİHİ: 17/02/2026

Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi ile;

Davalı tarafın sigorta ettiren...A.Ş ile müvekkil sigorta şirketi... A.Ş. arasında, ... numaralı, 15.09.2024-15.09.2025 vadeli, ... Sigorta Poliçesi akdedildiğini, davalı taraf ...Anonim Şirketi'nin bahse konu poliçeye istinaden, müvekkil sigorta şirketine yapması gereken prim ödemelerini yapmadığını, huzurdaki davanın, davalı tarafından, müvekkil sigorta şirketine yapılması gereken poliçe prim ödemelerinin yapılmaması sonucu, ödenmeyen primlerin tahsili amacıyla müvekkil sigorta şirketince başlatılmış olan icra takibine karşı, davalı tarafça yapılmış haksız itirazın iptali amacıyla ikame edildiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan ...numaralı sigorta poliçesinde, davalı tarafından poliçe kapsamında müvekkil sigorta şirketine toplamda, 11.574,23 USD prim ödemesi yapılması kararlaştırıldığını, bahse konu ödeme planı uyarınca, toplam prim ödeme tutarının %25’lik kısmının peşin olarak, geriye kalan tutarın ise 5 eşit taksit olacak şekilde 23.10.2024 - 23.11.2024 – 23.12.2024 – 23.01.2025 – 23.02.2025 tarihlerinde müvekkil sigorta şirketine ödenmesi kararlaştırıldığını ancak, davalı tarafından, müvekkil sigorta şirketine ödenmesi gereken toplam prim bedellerinden yalnız %25’lik peşinat olarak belirlenen 4130,64 USD tutarındaki kısmı ile 23.10.2024 tarihinde ödenmesi kararlaştırılan 2.478,42 USD’lik prim tutarının 302,52 USD’lik kısmının ödemesi yapıldığını, poliçeye istinaden müvekkil sigorta şirketine yapılması gereken, geriye kalan 8.172,62 USD tutarındaki prim bedeli ise vade tarihlerinde müvekkil sigorta şirketine ödenmediğini, dosya kapsamında mübrez evrak, belge ve diğer deliller ışığında davalı tarafından, dava konusu prim bedellerinin, müvekkil sigorta şirketine ödenmemiş olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar üzerine yargılama sonuna kadar kötü niyetli devirlerin önlenmesi amacıyla HMK 389 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulüne, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında mübrez itirazın iptaline ve takibin takip talebindeki koşullarla aynen devamına, davalılar aleyhine en az %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

İşbu dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafça İstanbul.... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi (BK'nun 83 md.) uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.

Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek zorundadır. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 S.K. M. 4/a) talep edebilir (İİK. m. 58/3). (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s. 2010 vd., Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet/Özkan, Sungurtekin Meral; İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2022 s. 95 vd.)

Alacaklının aynen ödemeyi tercih etmesi hâlinde borçlunun borcunu yabancı para üzerinden ödemesi gerekir. Ancak İcra İflas Kanununun 58/3 ncü maddesi gereğince konusu yabancı para alacağı olan icra takiplerinde İcra İflas Kanunu'nun 58/3 ncü maddesi gereğince yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği gösterilmek zorundadır. Alacaklının yabancı para birimiyle ifayı talep etmesi hâlinde borçluya aynen veya fiili ödeme tarihi TL karşılığı ödeme biçimindeki sınırlı seçimlik yetkiyi de verir. Dolayısıyla yabancı para üzerinden icra takibi yapılması doğrudan doğruya yabancı paranın borçludan alınıp alacaklıya yabancı para olarak teslim edilmesi mümkün olmadığından, yabancı para alacağının aynen ödenmesini istemiş olan alacaklının fiili ödeme günü üzerinden TL karşılığını tahsilini talep etmesi gerekmektedir. (Prof. Dr. Serkan Ayan -Yabancı Para Borçlarının İfası dergipark.org.tr sayfa 554)

İİK’nın 58/3. maddesi ile ilgili 4949 sayılı Kanun'un hükümet gerekçesinde “…Yapılan yeni düzenlemede, alacaklının yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyor ise bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para ile ilgili faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirilmiştir.” denilmektedir.

Somut olayda, davacı takip alacaklısı tarafından takip talebinde asıl alacak kalemleri ile işlemiş faiz kalemleri ile birlikte üzere toplam 8.419,80 USD (Fiili Ödeme Tarihi Toplam Alacak açıklaması ile Türk Lirası Karşılığı 350.767,18 TL olarak gösterilmiş olup) alacağın "takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (YILLIK %3,25 (Kamu Bankalarınca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz (USD)) değişen oranlarda) faizi ile" tahsilinin talep edildiği, takip talebi ve ödeme emrinde de yabancı para alacağının takip talebinde belirtildiği şekilde yine USD olarak talep edildiği, takip talebi ve ödeme emrinde her bir alacak kalemi yanınında "fiili ödeme tarihi'' ibaresi yazılmış ise de bu tarihteki Türk Lirası karşılığının istendiği hususunun belirtilmediği, dolayısıyla davacı takip alacaklısının takip talebinde USD olarak talep edilen alacak kısmının aynen tahsilini istediği anlaşılmaktadır. Alacaklı tarafından icra müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak 350.767,18-TL şeklinde gösterilmiş olması alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmaz. Bu halde, takip talebinde ve ödeme emrinde,

İİK'nın 58/3. maddesi uyarınca yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almadığı, yabancı paranın aynen tahsilinin talep edildiği, bu hususun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re'sen de dikkate alınması gerektiği (birebir aynı yöndeki; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2024/7273 Esas ve 2025/736 Karar sayılı ilamı) bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, mahkemece, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır (Hukuk Genel Kurulu’nun 12/05/1999 tarih ve 99/12-271 Esas, 99/301 Karar sayılı emsal kararı).

Yine aynı şekilde;

İİK'nın 67. maddesine göre, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması, süresi içinde borca itiraz edilmesi, takibin durması ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmış olması özel dava şartıdır.

Davacı tarafça takip talebinin yabancı para alacağının tahsili talebi ile düzenlendiği, buna karşın yukarıda işaret edildiği üzere yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almadığı anlaşılmakla usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemez. Özel dava şartlarının varlığı ise somut davada olduğu gibi re'sen gözetilir (HMK md. 115/2).

Sonuç olarak, takip talebinde İİK'nın 58/3. maddesi uyarınca yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususu yer almamakta, yabancı paranın aynen tahsili talep edilmekle, takip talebindeki bu eksikliğin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re'sen dikkate alınıp takibe konu asıl alacağın, USD cinsinden aynen ödenmesi istendiğinden usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup (yine aynı yöndeki; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi'nin 2022/3527 Esas ve 2026/105 Karar, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2025/862 Esas ve 2025/1145 Karar sayılı ilamları) tüm dosya kapsamı ve sair hususlara yönelik aşağıdaki gibi hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;

1.Davanın usulden REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 4.411,15-TL harcın mahsubu ile artan 3.679,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansın davacı tarafa re'sen iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog