Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/2410 E.  ,  2025/7223 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1454 Esas, 2025/436 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kendi buluş ve tasarımı olan "..." tasarımını tescil ettirdiğini, müvekkili adına tescilli tasarımın ayırt edici özelliğine sahip olduğunu, davalı tarafından müvekkili adına tescilli olan tasarımın kopyalandığını, üretiminin ve satışının yapıldığını, davalının müvekkiline ait tasarım tesciline konu ürünün birebir taklit ederek, piyasaya sürmesi sonucu müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, davalının bu yolla haksız kazanç sağladığını, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek müvekkili adına olan tescilli tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, tecavüz teşkil eden taklit ürünlere ve makinelere el konularak, imhasını, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2014/09261 başvuru numarasıyla tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun 06.11.2015 tarihinde tescillendiğini, dava konusu olan çaydanlık emziklerinin uzun süredir dünyanın her yerinde kullanılan ve hiçbir kimsenin tekeline verilemeyecek bir ürün olduğunu, anılan tasarımlarının yenilik vasfını taşımadığını, davalının hukuka aykırı bir şekilde tasarımları tescil ettirmesi sebebiyle müvekkilinin müşterilerine satış yapamadığını ve maddi olarak büyük kayıplara uğradığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2014/09261 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu olan tasarımın uzun bir süredir dünyanın her yerinde kullanılan ve hiçbir kimsenin tekeline verilemeyecek bir ürün olduğunu, davacı adına 2014/... sayı ile tescili olan "..." tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadığını, davacı ile öncesinde ticari ilişkileri bulunduğunu, davacının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine kendilerine ürün satmadıklarını ve hukuki yolla ödemelerini aldıklarını, bu sebeple de davacının müvekkiline zarar vermek amacıyla işbu davayı açtığını ve müvekkilinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, birleşen dosyada dava konusu edilen hükümsüzlüğe ilişkin talep yönünden yapılan değerlendirmede, dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporuna göre dava konusu 2014/... (l) ve (2) numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan

31.12.2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin bu tasarımlara ilişkin itirazlarının esas itibariyle üretim tekniğine ilişkin olup, üretim tekniğinin tasarımla korunmadığı, tasarımla korumanın ürünün dış görünümü olması karşısında bu iddianın dinlenemeyeceği, asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise, davalı ürününün davacı adına tescilli tasarım koruma kapsamında olduğu tespit edilmiş ise de, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından ve hükümsüzlüğüne karar verilen tasarım tesciline dayalı olarak tecavüzden söz edilemeyeceğinden haksız rekabetten de bahsedilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava ve karşı dava konusu talepler hakkında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, tazminatın tahsili, birleşen dava ise tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog