8. Ceza Dairesi 2025/2885 E. , 2025/10618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/254 Esas, 2024/375 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nin halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 53... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Aynı kararla, sanık ...'ın aynı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 216/2, 50/1-a ve 52/1, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
Kararlar, sanık ... müdafileri ve sanık ... tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/1769 Esas, 2024/2087 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık ...
Müdafilerinin ve sanık ...'nin temyiz İstemleri Sanıkların suç işleme kasıtlarının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların aleni bir yer olan B. isimli restoranda .... kişilerle ilgili olarak sinkaflı söylemlerde bulunarak bu kökene mensup kişileri aşağıladıkları akabinde sanık ...'ın Instagram isimli sosyal medya hesabından bu videoyu herkese açık şekilde paylaştığı iddiasına ilişkin olarak;
Sanıkların eylemlerine uyan suçun cezasının üst sınırı itibarıyla basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakta ise de; Mahkemesince 06.03.2024 tarihli tensip zaptı ile takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilmesinde ve yargılamanın genel hükümlere göre yürütülmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Sanık ...
hakkında kurulan hükme yönelik incelemede Sanık ...'ın görüntüleri sosyal medya hesabında paylaşması nedeniyle cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, bu husus sanık aleyhine temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Sanıkların ikrarı ile uyumlu olan CD çözüm tutanaklarına göre eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.04.2018 tarihli ve 2018/18-75 Esas, 2018/189 Karar sayılı kararına göre aleniyet, belirsiz sayıdaki kişilerin suç teşkil eden sözü duymasına ve algılamasına olanak sağlayacak şekilde suçun işlenmesini ifade eder. Söylenen sözün fiilen duyulup duyulmadığı önemli olmayıp böyle bir olanağın yaratılması yeterlidir. Bu itibarla, somut olayda sanıkların eylemlerinin kamuya açık olan bir restoran ortamında gerçekleşmesi ve ayrıca görüntülerin sosyal medya hesabında paylaşılması birlikte değerlendirildiğinde, fiilin aleniyet unsurunu taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların .... kökenli kişileri aşağılama şeklindeki eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik araştırma bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ...
hakkında kurulan hükme yönelik incelemede
1.Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların .... kökenli kişileri aşağılama şeklindeki eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik araştırma bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, bu ilamda 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması sebebiyle hakkında başkaca tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunmadığından, aynı Kanun'un 58/5. maddesi gereğince tekerrür uygulamasına esas alınamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR
A. Sanık ...
hakkında kurulan hükme yönelik incelemede
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/1769 Esas, 2024/2087 Karar sayılı kararında sanık ... müdafilerii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ...
hakkında kurulan hükme yönelik incelemede
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/1769 Esas, 2024/2087 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/254 Esas, 2024/375 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında kurulan hükümden tekerrür uygulamasına ilişkin olan 6. fıkranın çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.