T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize ibraz edilen 04/12/2025 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın müşterilerine haşere ile mücadele için mal ve hizmet sunduğunu, davalı firmaya 2025 Mart ayından Ekim ayı sonuna kadar hizmet verdiğini, hizmetlere istinaden toplam 18.180,00 TL bedelli 6 adet faturanın tanzim edildiğini, işbu faturaların davalı tarafça ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ...
14.İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun takibe ve borca kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyan ederek Davalı borçlu tarafından ...
14.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ile talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tensip zaptı ve dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça mahkememize ibraz edilen 23/12/2025 tarihli dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının icra takibinde ileri sürdüğü herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının müvekkil nezdinde herhangi bir ticari ilişkiden kaynaklı bir alacağının bulunmadığını, davacının haksız olarak açtığı işbu dava ile müvekkilinin ticari itibarını zedelemeye çalıştığını asılsız bir borç nedeniyle ödeme baskısı oluşturmakta olduğunu, davacının kötü niyetli davranışı nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddine, zamanaşımı defilerinin kabulüne, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 26/02/2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; davaya konu ihtilafın çözümü konusunda karşı tarafla anlaşmaya vardıklarını, taraflara arasında sulh sözleşmesi imzaladıklarını, anlaşma doğrultusunda dava öncesi yapılan Arabuluculuk faaliyeti ile ilgili ödenen arabuluculuk ücretinin davalı üzerine bırakılmak üzere işbu dava kapsamındaki diğer tüm hak ve taleplerinden feragat ettiklerini beyan ederek bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilen 10/03/2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; sulh sözleşmesi gereği davadan feragat ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden masraf ve vekalet ücreti talebinde bulunmayacağı hususunda anlaştıklarını, zorunlu Arabuluculuk ücretinin müvekkil tarafça karşılanacağını beyan ederek bu doğrultuda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davadan feragat HMK.nun 307. ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Her ne kadar davacı vekili tarafından davadan feragat edilmiş olsa da; davacı ve davalı vekillerinin mahkememize ibraz ettikleri feragat dilekçelerindeki ortak beyanları uyarınca, tarafların sulh gereği arabuluculuk ücretinin davalı tarafça karşılanacağı hususunda anlaştıkları görülmüştür. Açıklanan nedenler ışığında; davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Tarafların sundukları ortak beyanları ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca; arabuluculuk ücretinin, davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın feragat nedeniyle reddine,
2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,6 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan tüm yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4.Talep olmadığından taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
5.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.11/03/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)