Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2023/4577 E.  ,  2025/7413 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2016/6 E., 2023/45 K.

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı-davalı ... İdaresi vekili ve asli müdahil-davalı Hazine vekili ile katılma yoluyla davacı-davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup bozma ilamında özetle; "bölgede 1940 yılında yapılan orman tahdidine göre taşınmazların konumunun belirlenmesi ve taşınmazların orman tahdidi dışında kalan bölümleri yönünden eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin ve müdahil davacı Hazinenin davalarının kabulü ile fen bilirkişisinin 26.02.2010 tarihli raporunda Köyceğiz ilçesi .... köyü 558 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen, 2395 parselde (B9) harfi ile gösterilen 7.476,15 m²lik kısmın, 2396 parselde (B8) harfi ile gösterilen 6.544,75 m²lik kısmın ve 2397 parselde (B7) harfi ile gösterilen 970,89 m²lik kısmın Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ibaresinin eklenmesine, fen bilirkişisinin 26.02.2010 tarihli raporunda .... ilçesi .... köyü 558 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen 2395 parselde (A9) harfi ile gösterilen 2.134,77 m²lik kısmın, 2396 parselde (A8) harfi ile gösterilen 2.241,20 m²lik kısmın ve 2397 parselde (A7) harfi ile gösterilen 29,41 m²lik kısmın tapu kaydında yer alan kişiler muhafaza edilerek, tapu kaydındaki hisseleri oranında adlarına tesciline, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... İdaresi vekili, asli müdahil-davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla davacı-davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Katılma yoluyla hükmü temyiz eden davacı-davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya kapsamından, anılan kişilerin 22.05.2023 tarihinde davayı takip eden vekilleri Avukat....’i azlettikleri, ancak azil işleminin mahkemeye bildirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece azil keyfiyeti bilinmediğinden, 23.05.2023 tarihinde Hazine ve Orman İdaresinin temyiz dilekçelerinin, vekil olarak görünen Avukat....’e tebliğ edilmesi usulüne uygun olup bu tarihte katılma yoluyla temyiz süresi işlemeye başlamıştır. Öte yandan 26.07.2024 tarihli dilekçe ile Avukat ... ve Avukat ..... tarafından yeni vekaletname sunularak sisteme vekil kaydı yapılmış ve katılma yoluyla temyiz talep edilmiştir. Ancak yeni vekaletnamenin ibrazı, taraflara katılma yoluyla temyiz için ek süre kazandırmaz. Bu nedenle katılma yoluyla temyiz süreleri yukarıda belirtilen tarihte başlamış olup, davalı-davacı vekilinin 26.07.2024 tarihli başvurusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 348/1. maddesi uyarınca süresinde yapılmadığından, katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.

2.Davacı-davalı ... İdaresi vekili ve asli müdahil-davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; dava konusu 2395, 23 96... parsel numaralı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yenilemeye tabi tutulduğu, bu işlem sonucunda eski parsel numaralarının pasif hale getirilerek sicilinin kapatıldığı anlaşılmaktadır. Yenileme sonrası taşınmazlar yeni parsel numaraları ile oluşturulmuş olup, tapu sicilinde işlem yapılabilir olan kayıt bu yeni kayıtlardır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, yenileme sonucu oluşan yeni parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması, yüzölçümünde değişiklik mevcut ise ek bilirkişi raporu ve infaza elverişli kroki alınmak suretiyle taşınmazların sınır ve konumunun tereddüde yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. Oysa İlk Derece Mahkemesince, pasife alınmış ve üzerinde hukuki işlem yapılamayan eski tapu kaydı esas alınarak hüküm kurulmuştur.

Bu haliyle verilen karar infaza elverişli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılarak, yeni parsel numaraları esas alınmak suretiyle infaza uygun biçimde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı-davalılar ..., ... ve ... vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süreden REDDİNE,

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı-davalı ... İdaresi vekili ve asli müdahil-davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı-davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog