5. Hukuk Dairesi 2025/4012 E. , 2025/16046 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 16... parsel sayılı taşınmazın 1/4'ünün müvekkili ... adına, 3/4'ünün ise davalı ... adına kayıtlı olduğunu, davalı belediyenin taşınmazı mezarlık olarak kamuya tahsis ettiğini, taşınmazın 2015 yılından beri fiilen mezarlık olarak kullanıldığını, davalının fiili el koyması nedeniyle müvekkilin taşınmazdaki hissesinden faydalanamadığını ileri sürerek fiilen el atma sebebiyle 20.000 TL'nin el koyma tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalı idareden tahsil edilerek davacı müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1 66... parsel sayılı taşınmazın imar uygulanmasına tabi tutulduğu, 139 64... nolu parselin içerisinde 130 m² taban alanlı tek katlı ev, 205 m² taban alanlı tek katlı ev ve 70 m² taban alanlı tek katlı ev keza 155 m² taban alanlı 4 katlı ahır, 80 m² taban alanlı ahır bulunduğu tespit edildiğini, müvekkil ... adına kaydedilen 139 46... nolu parsel üzerinde 5 adet kim tarafından yapıldığı ve hangi hukuki duruma göre kullanıldığı belli olmayan yapı bulunduğunu, bu hali ile davalının elindeki kamu gücünü kullanarak müvekkile karşı yükümlerinden kurtulmaya çalıştığını, hukuka uygunluğu tartışılabilecek imar uygulamasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı adına yapılan işlemlerin davacının iş bu davada korunması istenen ekonomik değerlerini karşılamayacağını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dava şartı eksikliğini göz ardı ederek hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkil kurum ile uzlaşma yoluna gitmeksizin işbu davayı ikmal ettiğini, davacının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesi kapsamında yapmış oldukları imar çalışmalarına itiraz etmeyerek imar çalışmasını kabul ettiğini, yeni ve daha kıymetli bir taşınmaz edindiğini, davacıya tesis edilen yeni taşınmazın değerine ilişkin bir hesaplama yapılmayarak müvekkil kurum aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan keşif ve alınan fen bilirkişi raporuna göre dava konusu 1 66... parsel sayılı taşınmaza mezarlık olarak kullanılmak suretiyle kalıcı olarak fiilen el atıldığı, dosya kapsamına getirilen tapu kayıtları ile belediye yazılarında ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgulamasından da dava konusu taşınmazın imar uygulaması gördüğü, farklı parsel numarası aldığı ve konumunun da değiştiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olduğu gibi, imar düzenlemesi nedeniyle ortaya çıkacak sorunların davacının bu düzenlemeye karşı başvuracağı ve bu davanın konusu olmayan hukuki yollarla giderilebileceğinden somut davada tartışılmasına olanak bulunmadığından mevcut imar düzenlemesi ile ilgili olumlu olumsuz değerlendirme yapılmamasında, tanık beyanları ile el atmanın 1990 yılı ve sonrasında gerçekleştiği anlaşılarak davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde, bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Kanun'un yargılama giderlerine ilişkin 331 inci maddesinin birinci fıkrası " Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre davanın açıldığı andaki haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerinin ve yeni oluşan parsellere el atmanın olmadığı ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra tespit edildiğinden vekâlet ücretinin tamamının davalı idare üzerinde bırakılması yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia, savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adlye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.