11. Hukuk Dairesi 2025/2665 E. , 2025/7236 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018 yılında otomobil tamir servisi açtığını, davalının müvekkiline ortaklık teklif ettiğini ve sermaye artırımına gidilmesi için müvekkili ile anlaştığını, müvekkilinden sermaye artırımı yönünden gerekli olan paranın verileceğine dair belge lazım olduğunu söyleyerek bir kağıda imza atmasını istediğini, davalının aradan zaman geçtikten sonra müvekkili aleyhine takip başlattığını, müvekkilinin borçlu olmadığını bildirerek takibe itiraz ettiğini ve suç duyurusunda bulunduğunu, icra takibi nedeni ile birçok menkul ve gayrimenkullerine haciz uygulanan müvekkilinin mağdur olması nedeni ile davalı ile anlaşma yoluna gittiğini, anlaşma doğrultusunda dosya alacağının tamamına mahsuben 2.500.000,00 TL'yi davalıya elden ve nakit olarak verdiğini ve karşılığında davalıdan hiçbir alacağının kalmadığına dair 24.06.2020 tarihli ibraname aldığını ancak hacizler kaldırılmadığı gibi icra takibinin devam ettiğini, davalı ile yapılan görüşmelerden netice alınamadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek takibin iptaline, borcun ödendiğinin ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dayanağı evrak aslının süresinde mahkemeye sunulmaması sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma hazırlık dosyasının devam ettiğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini, dayanak yapılan evrakın tahrif edildiği gibi tanık eklendiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ibraname başlıklı belgenin aslı temin edildikten sonra Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda inceleme konusu belgenin üst kenarının forme kesim olmadığı, kesici bir alet vasıtası ile bir bütünden ayrılmış olduğu, ''...'' ibaresiyle başlayıp ''feragat ediyorum'' ibaresiyle biten yazıların bulundukları konuma sıkıştırılarak yazılı olduğu ve bu yazıların ''...'' isim yazısı ve altındaki imza haricinde kalan isim yazıları ve imzalardan farklı fiziki evsafta bir kalemle oluşturulmuş olması bir arada değerlendirildiğinde inceleme konusu belgenin imzalardan faydalanılarak oluşturulmuş olduğu kanaatinin bildirildiği, davacının dayandığı ibraname başlıklı belgenin davalının imzalardan oluşturulan gerçekten ibra amacının taşımayan sahih olmayan bir belge olduğu kanaatine varıldığı, davacının takip konusu senet sebebiyle davalının kendisini ibra ettiğine ve borcu olmadığına ilişkin başkaca yazılı belge ibraz edemediği, delil listesi nazara alınarak en son yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin metnini ibraz ettiği, davalının yemin teklifini kabul ederek takip konusu icra dosyasının dayanağı senet ile alacaklı olması sebebiyle takip başlattığını ve alacağına karşılık 24.06.2020 tarihli ibranameyi imzalayıp vermediğine, davacıyı ibra etmediğine dair yeminini eda ettiği, böylece ispat yükü kendisinde olan davacının takip dayanağı senet ile ödeme yaptığını ve karşılığında ibraname aldığını dolayısıyla borçlu olmadığını yazılı/ kesin delillerle ispat edemediği, davalı soruşturma hazırlık dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de toplanan deliller kapsamında kanaate ulaşıldığı gibi ceza mahkemesinin beraat yahut mahrumiyet kararıyla hukuk hakimi bağlı olmadığından sonuca etki etmeyeceği değerlendirilerek ilgili hazırlık dosyası sonucunun beklenmediği, davacının resmi belgede sahtecilik eylemi sebebiyle yaptığı şikayet sonucu davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu şekilde davacının iddiasını hazırlık soruşturmaları kapsamında toplanılan delillerle dahi ispat edemediği ve davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, takip konusu alacağın (4.270.661,91 TL) %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.