Karar Tarihi

5. Hukuk Dairesi         2025/125 E.  ,  2025/7625 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/91 Esas, 2024/17 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR

A. Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.09.2019 Tarihli ve 2019/279 Esas, 2019/607 Karar Sayılı Kararı

Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 20007/181 Esas, 2015/101 Karar sayılı hukukî yarar ve husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararının Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2016/4423 Esas, 2018/7651Karar sayılı kararı ile "... davanın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesine dayalı tescil isteğine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davanın tescil davası olduğu göz önünde bulundurularak bu çerçevede araştırma ve inceleme yapılıp iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir ..." gerekçesiyle bozulduğu, görev hususunun kamu düzeninden olduğu ve mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınacağı, tüm bu nedenlerle görevli mahkemenin Bingöl Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

B. Bingöl Kadastro Mahkemesinin 30.01.2020 Tarihli ve 2019/30 Esas, 2020/1 Karar Sayılı Kararı

Dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 14.02.20 07... .03.2007 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarıldığı ve bu süre içerisinde dava açılmayarak 16.03.2007 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından davanın 03.04.2007 tarihinde açıldığı, harcın da aynı tarihte yatırıldığı, bu haliyle davacı tarafından askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığının anlaşıldığı, askı ilanının kesinleştiği tarih olan 16.03.2007 tarihinden sonra dava açıldığının görüldüğü, Kadastro Mahkemesinin görevinin taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesiyle başladığı ve kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 30 günlük askı ilan süresi içerisinde Kadastro Mahkemesinde dava açma imkânının bulunduğu, tutanak düzenlenmeyen yerlerle ilgili ve askı ilan süresi içerisinde açılmayan davalara bakma görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, görev hususunun kamu düzeninden olduğu ve mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınacağı, tüm bu nedenlerle kadastro tutanağı kesinleştikten sonra açılan davada görevli mahkemenin Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

C. Bingöl 3.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.01.2024 Tarihli ve 2020/91 Esas, 2024/17 Karar Sayılı Kararı

Davanın açıldığı tarihte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) geçerli olduğu, açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında ayırımın dava değerine göre belirlendiği, davanın açıldığı tarihteki değerinin 1.000,00 TL olduğu, tüm bu nedenlerle görevli mahkemenin Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A

. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: " Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz. "

C. Değerlendirme

1.Dosya kapsamında yapılan incelemeye göre; Bingöl Kadastro, Bingöl Asliye Hukuk ve Bingöl Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için dosya Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve Dairenin 02.12.2024 tarihli ve 2024/590 Esas, 2024/1479 Karar sayılı kararıyla "yargı yeri belirlenmesine konu dava dosyasının Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesinden geçtiği ve inceleme sonunda bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince de Yargıtay bozma ilamına uyularak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yargı yeri incelemesi yapma yetki ve görevi daha önce temyiz incelemesi yapmış olan Yargıtaya aittir. Bu sebeple, dosyanın Yargıtayın ilgili Dairesine gönderilmesi için İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine" karar verildiği tespit edilmiştir.

2.Dava, 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi gereğince görev hususunda 1086 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

3.Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın değeri 1.000,00 TL olarak belirtilmekle birlikte, dosya kapsamından taşınmazın değerine ilişkin bilirkişi raporunun tanzim edilmediği anlaşılmış olup, dava tarihi itibarıyla sulh hukuk mahkemesinin görev sınırının 5.910,00 TL olduğu, talep miktarının ve halihazırda dava değerinin bu sınırın altında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın dava değerine göre sulh hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.

III. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi atfıyla mülga 1086 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog