6. Hukuk Dairesi 2025/2239 E. , 2025/4206 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mahk. Sıf.)
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 2015-2016 yılı taşımalı eğitim kapsamındaki öğrenci taşıma ihalesinin müvekkillerine verildiğini ve müvekkilleri tarafından yapıldığını, öğrenci fazlalığından dolayı % 20 iş artışı yapılmış olduğunu, müvekkillerinin % 20 iş artışına göre teminatlarını ve evraklarını davalı kuruma sunmuş olduklarını, bu durum üzerinden sözleşme yapılarak imzaların atılmış olduğunu, sözleşmede 22 araç için iş artışı yapılmış olduğunu, ... Vergi Dairesi'ne ve Mal Müdürlüğü'ne sözleşme bedeli karar pulu ve KİK payı ve 22 araçlık teminat yatırılmış olduğunu, bu durumun müvekkilleri tarafından ve kurum tarafından imza altına alınmış olduğunu, sözleşme imzalandıktan sonra 22 aracın mevcut okullarda öğrenci taşıması yapmış olduğunu, kurum tarafından 12 aracın parasının müvekkilerine ödenmediğini, söz konusu 12 araç şoförlerinin iş durdurma için İlçe ...ne gitmiş olduklarını, müvekkillerine 10 araç için ödeme yapılmış olduğunu, 12 araç şöförünün ve müvekkillerinin mağdur olduğunu, bu nedenle de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne ve uğranılan zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmede geçen tarihleri baz alarak 14... -10 Haziran 2016 tarihlerine kadar uygun olarak müvekkillerin peşin olarak SGK primlerini, harçlarını, karar pul ücretlerini ve KİK masraflarını idare ile imzaladıkları sözleşmeye dayalı olarak peşin yatırıldığını ve ödemek zorunda kaldıklarını, Hakkari Valiliği'nin sokağa çıkma yasağı kalktıktan sonra kurumca iki ay telafi eğitimi vermeleri gerekirken on gün telafi eğitimi yapıldığını, yükleniciye yapmış olduğu gerçek giderler ve yüklenici karına karşılık olarak sözleşme bedelinin % 80 ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkını olan % 5 farkın ödenmesini, SGK primlerini, karar pul ücretlerini ve KİK'nın Masraflarının ödenmesini, 10 iş günü kayıplarının ödenmesini fazlaya ilişkin haklarının saklamak kaydıyla hizmet alım sözleşmesinden ... 100.000,00 TL alacağın davalı idarenin öngörülemez olay olduğu Hakkari Valiliği tarafından 13.03.2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının başladığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte ödenmesini, uygun görülmediği takdirde yasal faiz ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kamu Kontrol Kanunu'nun 34. maddesinin 3. fıkrasına göre "ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer." hükmü havi olduğunu, davacının yazılı talebinin davanın zorunlu şartı olduğunu, davacının yazılı taleple idareye başvurması gerektiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli kararı ile asıl davaya konu tüm alacak taleplerinin ispatlanamaması nedeniyle reddine, birleşen davada davacı taraflarca ispatlanabilen kısımlar yönünden dava dilekçesindeki 100.000,00 Türk Lirası miktar yönünden davanın kabulüne, birleşen davada ıslaha konu taleplerin zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2024 tarih ve 2023/18 25... /420 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMA SONRASI SÜREÇ
Bölge Adliye Mahkemesi'nin 26.02.2024 tarih ve 2023/1825 Esas, 2024/420 Karar sayılı ilamı taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04.11.2024 tarihli ilamı ile asıl dava bakımından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davacılar vekilinin zamanaşımı konusundaki temyiz itirazının kabulü ile, taraflar arasındaki sözleşmenin Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında hizmet alım sözleşmesi olduğu ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında ilk derece mahkemesince asıl davaya konu tüm alacak taleplerinin ispatlanamaması nedeniyle reddine, birleşen davada davacı taraflarca ispatlanabilen kısımlar yönünden ıslah tarihinde de zamanaşımı süresinin dolmadığı nazara alınarak birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a)Mahkemece fazla çalıştırıldığı iddia edilen 11 araca ilişkin taleplerin yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyasında yer alan "Liseler İçin Ek İş Sözleşmesi" başlıklı tablo, fiilen 21 aracın çalıştırıldığını gösterdiğini, tanık beyanları ile de desteklendiğini, mahkeme bu tanık beyanları ve tabloyu, idarenin imzası bulunmadığı gerekçesiyle dikkate almamasının hatalı olduğunu,
b)Tanık beyanlarının tanıkla ispat sınırı kapsamında olduğundan bahisle hükme esas alınmamasının doğru olmadığını,
c)Sözleşme dışı iş kapsamındaki edimler dolayısıyla hakedişlere usulüne uygun itiraz kaydı eklenmediğinden red kararı verilmesinin hatalı olduğunu,
d)Mahkemenin 10 araç için idarenin ödemeleri kabul etmesine rağmen diğer araçlar yönünden taşıma işinin yapılmadığı yönünde gerekçesi olmadığını beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a)Alacakların zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığı,
b)Müvekkil kurumun sigorta vergi resim harç ve taşımı işini yapacak soförlerin maaş ve SSK primlerinden sorumluluğunun olmadığını,
c)Yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığı savunma hakkının kısıtlandığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazları dikkate alındığından bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırma sonucu düzenlendiği, hükme esas alınacak nitelikte olmadığının görüleceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, KİSK kapsamında hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre asıl davaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi kararının asıl dava yönünden usul ve yasaya uygun olduğundan taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine; birleşen dava yönünden ise davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin birleşen dosya kapsamındaki diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24 üncü, sözleşmenin 29 uncu maddesinin uygulanabilmesi için atfı yapılan maddeler uyarınca hizmet veren davacıya iş eksilişi kapsamında davalı idarece ödeme yapılabilmesi için sözleşme konusu işin tamamlanmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta işin tamamlanmadığı anlaşılmış olup ayrıca davacı firmanın işin tamamını yerine getirememesinde davalı kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığı davalı vekilinin birleşen dosya kapsamındaki temyiz itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin asıl dava yönünden temiz itirazlarının 1 no'lu bentte açıklanan gerekçelerle reddine,
2.Davacılar vekilinin birleşen dosya yönünden temyiz itirazlarının 1 no'lu bentte açıklanan gerekçelerle reddine,
3.Davalı vekilinin birleşen dosya yönünden 2 no'lu bentte açıklanan gerekçelerle temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin birleşen dosya kapsamındaki kararının BOZULMASINA,
4.Peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
5.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.