T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/12/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:11/03/2026
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2025 tarih ve 2023/886 Esas 2025/1040 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin medikal sektöründe faaliyette bulunduğunu, davalı ile 2012 yılından itibaren karşılıklı hizmet alışverişi olduğunu, davaya konu alacağın 2022 yılına ait davalı firma tarafından davacı firma yerine girilen ameliyatlara karşılık kesilen faturalardan kaynaklanan komisyon bedeli olduğunu, davalı firma her ne kadar alacağı kabul etmese de WhatsApp üzerinden oluşturulan yazışmalar ve mail olarak gönderilen hesap mutabakatları incelendiğinde davalının borçlu olduğunun görüleceğini, davacının davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, mahkemeyi aldatmaya yönelik soyut iddialardan oluştuğunu, davacının alacağa dayanak yaptığı faturanın süresi içinde ve usulüne uygun olarak davacıya iade edildiğini, fatura iadesine ilişkin noter ihtarını dosyaya sunduklarını, davacının sunduğu delillerin tamamının soyut ve geçersiz olduğunu, haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, yargılamaya konu olan faturanın davalı tarafça ticari defterlere kaydedilmediğini, davacının taraflar arasında ticari teamül oluştuğunu beyan ettiğini, bu hususu hiçbir şekilde ispatlayamadığını, davacının bahsettiği gibi taraflar arasında bir uygulama olmadığını, teamülün ticari hüküm bulunmayan durumlarda uygulamaya gireceğini, davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturaya dayalı alacak talebine ilişkin kanunlarda düzenleme olduğunu, davacının delil olarak sunduğu WhatsApp mesajlarının davalının eski çalışanı ile yapılan bir mesajlaşma olduğunu, bu kişinin şirketten ayrıldığını ve davalı şirket yetkilisinin bilgisi olmadan yazışmaların gerçekleştirildiğini, bu kişi hakkında şikayette bulunulduğunu, mesajlar incelendiğinde kötü niyetli bir vaatte bulunarak dayanaktan yoksun ve kazanç sağlama amacı içinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... davacı vekili müvekkilinin davalıya medikal alanında hizmet sağladığını, taraflar arasındaki sözleşme gereği 2012 yılından beri hizmet sunduğu halde takip konusu faturaya dair davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı taraf aralarındaki ticari ilişkiyi takibe konu faturayı kabul etmemiştir. Davacının fatura gereği hizmetinin ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Davacı şirketin fatura düzenlemesi üzerine davalı şirket fatura iadesine dair ihtar göndermiştir. Tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Tarafların defterleri tasdikli olup delil niteliğindedir. Davacının defterinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıt bulunmadığı ve fatura ret ihtarının gönderildiği görülmüştür. Şu halde hizmetin sağlandığına dair ispat yükü davacıdadır. Dosya kapsamında tanık ifadeleri alınmıştır. Tanık beyanları uyuşmazlığı çözen mahiyette olayıp soyut bulunmuş, hükme esas alınmamıştır. Mesaj kayıtları delil olarak ikame edilmiştir. Davalı taraf bu delillerin kendisinden sadır olduğunu kabul etmemiştir. Bu nedenlerle davacının ispat yükünü yerine getiremediği kanaatiyle yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı tarafın yemin deliline dayanması ve yemin metnini ibrazı üzerine, davalı asıla tebliğ yapılmıştır. Davalı şirket temsilcisi duruşmada hazır bulunmuş ve yemini eda etmiştir. Neticede davacının faturaya konu hizmet ve buna dayalı alacak vakıalarını HMK 190 maddesi gereğince ispat edemediği görülmekle sübut bulmayan davanın reddine, takibin itiraz ile durduğu ve sair şartların sağlanamadığı görülerek davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkili firmanın ... Hastanesi nde ortapedi alanında yapılan ameliyatlarda ihtiyaç olan ortopedik malzemeleri temin ederken bu işi belli bir komisyon almak şartıyla davalı ...na devrettiğini, davalı firmanın 2022 yılında müvekkili firma yerine ameliyatlara girdiği sabit olmasına rağmen, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının muhasebe kayıtlarında 2022 yılına ait ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, ispatlanan konularda yemin deliline başvurulmazken ilk derece mahkemesinin taraflarını yemin deliline başvurmaya zorlamasının hatıl olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak yapılacak istinaf incelemesi sonucunda davalarının kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir .
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, davacı iddiasının yazılı belgelerle (ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek nitelikteki belgelerle) ispatlanamamasına, davacı iddiasını tanıkla ispatının imkan dahilinde bulunmamasına, ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Belirtilen nedenlerle, davacı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2025 tarih ve 2023/886 Esas 2025/1040 Karar sayılı ilamına karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davacıdan alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK'nın 361/1 Mad. uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/03/2026