T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davalıdan 22/12/2019 tarih ... nolu fatura ile R-... ürün kodlu ipliği satın aldığını, davalıdan satın alınan ipliklerle dokunan kordonların ... San. Tic. Ldt. Şti. ile ... Tekstil Aksesuarları ve Metal San. Dış Tic. Ltd. Şti'ye satıldığını, ancak ... tarafından yapılan testte ipliklerdeki yağ oranının sınırın üzerinde %4,5 olarak çıktığını, ipliklerdeki yağ oranın yüksek olması nedeniyle kordonun zarar vermesi nedeniyle ürünlerin kabul edilmediğini, ürünlerin kabul edilmemesi nedeniyle ... San. Tic. Ldt. Şti. tarafından 9847,44-TL ve ... Tekstil Aksesuarları ve Metal San. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından 3.540,00 -TL iade faturası kesildiğini ve faturaların ödendiğini, müvekkilinin davalının kusurundan doğan maddi zararlarına ilişkin olarak davalıya 18/06/2020 tarih 3.540,00-TL bedelli ve 18/06/2020 tarih 9.897,44-TL bedelli iki ayrı reklamasyon faturası kestiğini ancak işbu faturaların .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkiline iade edildiğini iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkilinin uğradığı 13.437,44-TL zararının davalıdan talep tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle tashilini, ihtarname bedelinin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin Ülkemizde önde gelen iplik fabrikası olması nedeniyle tüm ürünlerinin standartlara uygun üretildiğini, iddia konusu yağlanmanın ipliklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belli olmadığını, müvekkilinin yağ oranlarını standartlara uygun ayarladığını, davacının kusurun müvekkilinden kaynaklandığı yönündeki iddiasının gerçek olmadığı, diğer yandan hazırlanan ve biten bir tekstil ürününden artık yağ oranı tespiti yapılamayacağını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
İhtarnamelerin incelenmesinde; .... Noterliği'nin 23.06.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı tarafından 18.06.2020 tarih, ... nolu 3.540,00-TL tutarlı ve 18.06.2020 tarih, ... nolu 9.897,44-TL tutarlı faturalarıa ve içeriğine itiraz ile faturaların davacıya iade edildiği, .... Noterliği'nin 01.07.2020 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı tarafından davalıya ayıplı çıkan iplikler nedeniyle kesilen iade faturaların iade edilmekle maddi zarara uğratıldığından bahisle 7 gün içerisinde ayıplı ürünler nedeniyle uğranılan zarar olan 13.437,44-TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür.
Mahkememizin; 09/08/2021 tarih ... Esas 2021/526 Karar sayılı gerekçeli kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2025 tarih 2021/1694 Esas 2025/503 karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, dosyanın Mahkememize yeniden tevzi edilerek 2025/361 esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. Tekstil Mühendisi Bilirkişinin 09/09/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı tarafça davacıya satılan 150 D polyester renkli/gri iplik üzerinde uygulanan test ile tespit edilen %4,5 yağ oranının teknik uygulama gereği olduğu, değerin piyasa uygulama değeri %2-4 ila %7 aralığında olması nedeniyle ipliklerin ayıplı olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tekstil Mühendisi Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 30/01/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı tarafından davacıya dikiş ipliği olarak satılan iplikler üzerine herhangi bir analiz testi yapılmamış olduğu, davacının müşterilerinden Doğar Tekstil tarafından ... firmasına yaptırılan 17/01/2020 tarihli test raporu davacı tarafından davalıdan alınan ipliklerden ördürüldüğü belirtilen kordon üzerine yapıldığı, teste göre, yağ oranının %4,5 olarak tespit edildiği, davalı tarafça üretimi yapılan dikiş iplikleri bünyesinde, dikiş makinalarında kullanılacak olması sebebi ile performans ve mukavemet verimliliği açısından parafin/yağ bulunması gerektiği, söz konusu kullanılan yağların iplik üzerinde olması gereken miktarı ile ilgili yasal mevzuatlarda net bir yağ oranı aralığının mevcut olmadığı, sektörde yapılan araştırmalarda polyester filament ipliklerden üretilen tekstürize dikiş ipliklerinde genellikle %2-4 yağlama oranı aralığının kullanıldığı, bilimsel makalelerde “hava tekstüre poliester dikiş ipliklerinin sürtünme davranışı incelendiğinde, en düşük sürtünme katsayısı değerlerinin % 5 yağ miktarı civarında” elde edildiği, (Yağlama İşleminin Dikiş İpliklerinin Performansına Ve Dikiş Mukavemetine Etkilerinin Araştırılması... ... Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Yüksek Lisans Tezi Sayfa 80), davacı tarafından iplikler alındıktan sonra kendi bünyesinde ve/veya fason yöntemle kordon üretimi yaptırılmış olduğu, kordona yapılan test sonucu tespit edilen %4,5 lik yağ oranının sadece iplikten kaynaklanmış olsa dahi, akademik literatürde belirlenmiş aralıklar içerisinde yer aldığı, davalının kartelasında dikkat başlığı altında “Türip ürünlerinin uygulama alanlarının çeşitliliğinden dolayı, ürünümüzün kullanılacak alana uygun olup olmadığı önceden test edilerek belirlenmelidir. Bu husus kontrast renk uygulamaları ve dikiş harici uygulamalarda daha da önem taşımaktadır” notu olduğu, davacı tarafından davalıya alacağı ipliklerin uygulama alanı ile ilgili bir bilgi verildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, ipliklerdeki yağ oranının tespitinin davacı tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, ancak almış olduğu ipliği akredite olmuş bir test laboratuvarına göndererek, üniversite laboratuvarlarında analiz ettirerek tespit edebileceği, kordon imalatının 8-16 veya 32 dikiş ipliğinin örülmesi sureti ile meydana geldiği, kordon üzerinde olan yağ kusma sorununun, davacının kordon üretimi sonrası, kordonları yıkayarak bünyesinde mevcut olan ve kusmaya eğilimli yağları uzaklaştırması gerektiği, ancak davacının ördüğü veya ördürdüğü kordonları yıkadığına dair bir bulguya rastlanmadığı, dava konusu ipliklerin davacının özel talepleri doğrultusunda üretilmiş bir iplik olmadığı, davacı tarafça satın aldığı iplikleri konfeksiyon dikiş makinalarında mı kullanacağı yoksa kordon üretiminde mi kullanacağı yönünde davalıya herhangi bir bildirimde bulunulduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir yazılı belge olmadığı, iplikler üzerinde belirli miktarda yağ bulunmasının, çalışması için teknik gereklilik olduğu, bu yüzden mevcut yağ oranının iplik ayıbı olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca satın alınan ürünün ayıplı çıkması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. Davacı, davalıdan 22/11/2019 tarihli fatura karşılığında 2106 kodlu ipliği 4.824,34 TL bedelle satın almıştır.
Davacı tarafça, davalıdan alınan iplik ile yapılan üretim sonucunda üçüncü firmalara satılan ürünlerin iade edildiğini ve bu nedenle zarara uğradığı iddiasıyla, zararının tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde, iplik dokunması için yağlanmak zorunda olduğu, davalının standartlara uygun olarak yağmala işlemi yaptığı, ancak davacı tarafın iplikleri hangi kumaş ile kullandıysa; kumaştan kaynaklı olarak yağ oranında değişimler görülebileceğini beyan etmiştir.
Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).
Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, ticari satımlarda satılanı incelemek veya inceletmekle, adi satışlarda ise satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Dönmenin sonuçları ise TBK'nın 229. Maddesinde düzenlenmiştir. Davacının müşterilerinden Doğar Tekstil tarafından ... firmasına yaptırılan 17/01/2020 tarihli test raporuna göre, yağ oranı %4,5 olarak tespit edilmiştir.
Taraflar arasında, satış sözleşmesine konu iplikteki yağ oranına ilişkin bir anlaşma veya da ipliğin kullanım alanının davalıya bildirildiğine dair bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Dolayısıyla üründe aranan vasfın vaat edilen bir nitelikten ziyade normal piyasa koşullarında ortalama bir mal olup olmadığına, bu yönden beklenen menfaati karşılayıp karşılamadığında bakmak gerekecektir.
İstinaf ilamı da gözetilerek davaya konu ipliklerin mevcut durumu ile piyasada kullanılan bir ürün olup olmadığı, bu ipliğin mevcut yağ oranı ile ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ipliğin ayıplı olduğu hususunun teslim sırasında açıkça belli ve anlaşılabilir(açık ayıp) olup olmadığı, ayıp teslim anında açıkça belli değilse yapılacak inceleme (muayene) sonucunda malın ayıplı olduğunun anlaşılabilecek nitelikte olup olmadığı, ayıbın ürünün kullanılmasıyla birlikte sonradan anlaşılacak(gizli ayıp) nitelikte olup olmadığı, mevcut haliyle piyasaya arzının mümkün olup olmadığı, ticari satıma konu üründe iddia olunan ayıbın TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince alıcının ürünü teslim aldıktan sonra yapmakla yükümlü bulunduğu muayene ile anlaşılıp anlaşılmayacağı ve varsa davacının zararının tespiti hususlarında rapor alınmıştır.
Mahkememizce alınan 09/09/2025 tarihli rapor ile ürünün ayıplı olmadığı, yağ değerlerinin normal olduğu tespit edilmiş, kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu ile çelişki doğduğundan çelişkileri gidermek üzere yeni bir heyet raporu alınmıştır. Alınan heyet raporunda özetle ürünün piyasada kullanılan bir iplik çeşidi olduğu, standart özellikleri karşıladığı, ayıplı olmadığı, davacının ... firması ile yaptırdığı testlerin doğrudan alınan iplik numunesi üzerinden değil de kordon ördürülmesi sonrasında kordonlar üzerinden yapıldığı, net bir veri ortaya koymadığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla ayıplı olmayan, piyasa şartlarına göre ortalama bir mal olan, bu yöndeki beklenen menfaati karşılayan, farklı bir kullanım alanı veya özelliği bildirilmeyen iplikler yönünden ayıp ve iddia edilen zarardan davalının sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Alınması gereken 732,00-TL maktu harçtan 54,40-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 677,60-TL harcın davacıdan tahsili (Mahkememizin kaldırma öncesi 09/08/2021 tarih, 2020/501E. ve 2021/526 K. sayılı kararında tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla) ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 13.437,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6.6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 02/03/2026 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)