11. Hukuk Dairesi 2025/2401 E. , 2025/7249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı..
. A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesine dava dışı ..., ... Tic.A.Ş., ... ve ...'nun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza attıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, fakat borca yeter haczi kabil mal bulunamadığını, davalı... A.Ş. ile diğer davalılar arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçlunun diğer davalı şirket üzerinden faaliyetlerine devam ettiğini, iki davalı şirketin ortaklarının aynı olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, ... A.Ş.'nin asıl faaliyetlerini ... A.Ş. üzerinden yürüttüğünü, şirket temsilcisinin diğer şirkette genel müdür olarak görev yaptığını, ... A.Ş.'ye ait taşınmazları icra satışında ... A.Ş.'nin aldığını, tüm bunların şirketler arasındaki organik bağı kanıtladığını, davalı... A.Ş.'ye ait malvarlığının çalışanlar marifetiyle alacaklıdan kaçırılmaya çalışıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kredi borçlularının müvekkili bankaya olan borçlarından şimdilik 100.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını ve zararını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, bu davada şirket ortaklarına husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin faaliyet adresindeki taşınmazı müvekkili ...'ın, icra dosyasındaki açık arttırmadan 2.165.000,00 TL'ye muhammen bedelinin üstünde satın alındığını, müvekkillerinin davacının alacaklı olduğu kişilerle bağlantısının bulunmadığını, davalı... A.Ş. ile müvekkillerin hiçbir zaman ticari ilişkisinin olmadığını, müvekkili ... A.Ş.'nin, müvekkili ...'a ait olan taşınmazın zemin katını kiraladığını, taşınmazın ikinci katının (dava dışı) ihbar olunan ... Ticaret A.Ş.'ye kiralandığını, işyeri tabelasında davalı... A.Ş. ile ilgili bir ibare olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın alacağının müvekkili şirketin tarafı olduğu 07.02.2013 tarihli kredi sözleşmesine dayandığını, davalı ... A.Ş. ve yetkililerinin hukuka aykırı eylemleri ile müvekkili şirkete de zarar verdiklerini, adı geçenler hakkında şikayette bulunduklarını, müvekkili şirkete ait dükkanın cebri icra ile satıldığını ve davalı ... tarafından satın alındığını, dava dışı...Mad. Tic. A.Ş. yönetim kurulu ve imza yetkileri ile müvekkili şirketin imza yetkilileri ..., ... ve ... olduğunu, davalı ... A.Ş. ile...Mad. Tic. A.Ş.'nin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, her iki şirketin yetkilisinin aynı olduğunu, müvekkili şirketin işbu dava ile ortaya konan faailiyetlerin ortağı değil mağduru niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın iddialarını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tüzel kişilk perdesinin aralanması suretiyle genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.