Esas No
E. 2021/713
Karar No
K. 2026/110
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/713 Esas
KARAR NO: 2026/110
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/06/2019
KARAR TARİHİ: 19/02/2026

İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar, 29/06/2021 tarihli Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 17.06.2011 tarihinde yaya halindeki müvekkiline çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tarihi itibari ile müvekkili küçüğün 4 yaşında olduğunu, kaza sonrasında yaralanan küçük müvekkilinin uzun bir tedavi sürece geçirdiğini, kaza kaynaklı müvekkilinin iç organlarında ağır hasarlar meydana geldiğini ve bir böbreğini kaybettiğini, tedavilerinin halen devam etmekte olduğunu, kazaya ilişkin maddi tazminat talepli olarak sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu veya olumsuz bir dönüş yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline çarpan araç sürücüsünün tam kusurlu olması sebebi ile müvekkili lehine 50.000-TL manevi tazminatın davalılar araç sürücüsü ... ve araç sahibi ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar araç sürücüsü, araç sahibi ve davalı ...Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

TALEP ARTIRIM:

Davacı vekili 25/12/2025 tarihli dilekçesi ile; Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun net tutar hesaplamasına göre; Davalı ... Şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 175.000 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan talep edilebilecek maddi tazminat miktarı 445.884.80 TL olarak hesaplandığını, bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminat miktarı ile dava dilekçesinde talep edilen miktar hususunda; maddi tazminat alacağı yönünden 444.884,80 TL fark için taleplerini artırdıklarını belirterek maddi tazminat alacağı yönünden; talep arttırımı talebimizin kabulünü ve dava dilekçesinin netice-i talep kısmının; ''445.884,80 TL maddi tazminat alacağının(davalı ... A.Ş yönünden sorumluluğu ve talebimiz poliçe limiti olan 175.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) olay tarihi olan 17.06.2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline,'', şeklinde taleplerinin artırılmasına, manevi tazminat taleplerinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan olay tarihi olan 17.06.2011'den itibaren işleyecek yasla faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını; müvekkili şirketin davacının teminat kapsamında yer alan taleplerinden yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu; kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Cevap Dilekçesinde özetle; 17.06.2011 tarihinde şahsımı ve yaralı davacı ...'ın karışmış olduğu işbu trafik kazası meydana geldiğini, olay günü davacı ... adına velisi ... şikayetçi olup davalı müvekkillerim 2011 tarihinde mağdur ... ...'a tedavisi sürecinde destek olup 3500 TL birinci taksit (... amcam ... tarafından ödenmiştir.) ve 3000 TL ikinci taksit (Tanık Babam ... olarak toplam 6500 TL manevi tazminat olarak ödeme gerçekleştirildiğini, davacı ... adına velisi ...'a ödemenin ilk taksiti ... nam ve hesabına ... (T.C. ...) tarafından ikinci taksit ise ... nam ve hesabına tarafından yapıldığını, bu ödemelerin gerçekleşmesi üzerine davacı kişi şikayetini geri çekmiş olup ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma numaralı dosyaya ... karar numarası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalı ... ve davalı müvekkilim adına ve hesabına hareket etmiş olan ...'un yapmış olduğu manevi tazminat ödemesi iki şahit huzurunda gerçekleşmiş bulunup ödemelerin ispatı için tanık beyanının dinlenmesi gerektiğini, davacının sakatlığından dolayı dava dilekçesinde manevi tazminat ve yasal faiz talebi olay günü 17.06.2011 tarihinden itibaren istenmiş olup 2011 yılında şahsa elden ödemenin tanık huzurunda gerçekleşmesinden dolayı herhangi bir manevi tazminat hakkına ilişkin talebi haksız bir talep olduğunu belirterek davanın reddine, başvuru tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

TANIK BEYANLARI :

Görevsizlik Mahkemesinde dinlenen tanık ...;" ... benim çocuğumdur, olay günü ben oğlum ile birlikte amcam olan ...'in evinine misafirliğe gittik, dönüşte Hasbahçeye parka gidecektik, oğlum olan ...'ın elini tutuyordum, kontrollü birşekilde karşıya geçmeye çalışırken, çok hızlı bir araç gelerek elinden tuttuğum oğluma çarptı, oğlum bilinci kapalı bir şekilde yere düştü, çarpması ile ani frenlerle ilerde durdu, hastaneye götürdük, oğluma araç çarptığından beridir, oğlum 2 defa ameliyat oldu, böbrek hasarı oluştu, böbreği alındı genel olarak sağlığı bozuldu, halen olayın şokunu ve kazayı anlatmaktadır."şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce mahallinde yaptırılan keşifte dinlenen davacı tanığı ...;" 17/06/2011 tarihinde keşif mahallinde "..." fabrikasının depo kapısının çıkışında 3,5 yaşındaki oğlum ... ile taksi bekliyorduk, şuan ki mevcut yol durumu ile 2011 kaza tarihindeki yol durumu birbirinden farklıdır, şuan mevcutta bulunan yolun ortasındaki kaldırım o zaman mevcut değildi ancak yol yine çift taraflı idi. Oğlumla ben kaldırım hizasının biraz kenarında öne doğru taksi çevirmek için bekliyorduk. Ancak kaldırımda değildik. Tam olarak kazanın gerçekleştiği ve taksi beklediğimiz yere mahkemece gelen bilirkişiye gösterdim. Taksi beklediğimiz sırada dava dosyasında davalı olan araç hızla gelerek oğluma çarptı. Hatta ben araç sürücüsünün sarhoş olduğunu düşündüm. Çarpmanın etkisi ile oğlum havaya fırlayarak yaklaşık 20-25 metre mesafeyle ileriye düştü. Aracı süren bizi hastaneye götürdü. Oğlum aracın geldiği istikamet yönünde yani benim sol tarafımda olup, elinden tutuyordum. Oğlumun elinden tuttuğum için yola fırlaması vs. söz konusu değildir. Kaza mahallinin karşı yolundaki kaldırım şuanki mevcut durumu gibi geniş değildi, daha dar bir kaldırımdı ve kaldırımın diğer tarafı yine demirli duvarlı alandı. Bilirkişiye yolun önceki durumunu, kazanın gerçekleştiği tam konumu ve nerede kazanın meydana geldiği yeri tarif ettim. Benim söyleyeceklerim bu kadardır."şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLER VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, görevsizlik dosyası üzerinden ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS Soruşturma dosyası, tedavi evrakları, poliçe hasar kaza tespit tutanağı bilgisi, araç tescil raporu dosya içerisine alınmıştır.

Görevsizlik Mahkemesinde dosya Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen raporda; ...’ın 17.06.2011 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı;Sol böbrek yaralanması nedeniyle; Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, kesin iş göremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, Geçici iş göremezlik süresi içerisinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, Geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren nefropati arızası nedeniyle; Olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevki bilinmediğinden meslek grup numarası Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XI(4Ba……….10)A %14, E cetveline (yaşına) göre %10,3(yüzdeonvirgülüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.

Dosya mahallinde keşif yapılarak kusur bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 03/04/2023 tarihli raporda; kaza mahallinin ...adresinde bulunan ... isimli şirketin depo kapısı girişi önü olduğu, kaza mahallinin keşif tarihi 06.12.2022 itibariyle; Yerleşim yeri içi, asfalt kaplama bölünmüş yol, şerit sayısının 2 ve şerit genişliğinin 3,40 metre; yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, yaya geçidinin olmadığı, dönel kavşak noktasına yaklaşık 70 metre mesafede olduğu, kaza mahallinde yapılan ölçümlerde, yayaya çarpma noktasının gösterildiği yerin kaldırımdan 2,40 metre mesafede olduğu, yayanın savrulduğu belirtilen yerin çarpma noktasından 23 metre ileride olduğu belirtilmiştir.

Dosya ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 21/06/2023 tarih, ... sayılı raporda; kazanın, davalı sürücünün ifadesinde belirttiği şekilde gerçekleştiğinin kabulü halinde; Davalı sürücü ...'un kusursuz olduğu, 2017 doğumlu yaya ...'ın davranış faktörlerinin %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu, 2.durum kazanın, Tanık ... keşifteki beyanında belirttiği şekilde gerçekleştiğinin kabulü halinde; A) Davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) 2017 doğumlu yaya ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Dosya yeniden ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen ... tarih, ... sayılı raporda; rapordaki hususlar hususlar muvacehesinde, olayda;

1.Duruma göre; A)Davalı sürücü ...'un kusursuz olduğu, B)2017 doğumlu yaya ...'ın davranış faktörlerinin %100 (yüzde yüz) oranında müessir olduğu, 2.Duruma göre; A)Davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)2017 doğumlu yaya ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Dosya yeniden Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilen 3 bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 25/12/2024 tarihli raporda; ... plakalı araç sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanununun Madde 52/a "Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yol-larda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadır. Kurallarını ihlal ederek meydana gelen kazada dikkat ve özen eksikliği göstermesi nedeniyel % 30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, yaya ... Annesi ...'ın 4 Yaşındaki Oğlunun güvenliği açısından bu alana girmemesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, sürücü idaresindeki yola kontrolsüz bir şekilde çıkarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği olayda, Karayolları Trafik kanunu 68/b-3 son fıkrası “Ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler. Kuralı ve Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 138-d) belirlenen "Yayalar, Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır." Kuralını ihlal ederek, dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmiyerek meydana gelen kazada % 70(yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 17/10/2025 tarihli raporda; Kusur Yönünden ATK raporunun esas alınması halinde davacının talep edebileceği zarar bulunmayacağına, Mahkemeye ibraz edilen kusur raporu esas alınarak araç sürücüsünün 9630 oranında kusurlu olduğunun esas alınması halinde davacının Araç maliki ile araç sürücüsünden olay tarihi olan 17.06.2011 tarihinden başlamak üzere 445.884,80-TL tazminat talep edebileceğine, davalı ... şirketinden poliçe limiti olan 175.000,00-TL ile sınırlı olarak başvuru tarihinden (29.05.2019 ) itibaren yasal faizi ile tazminat talep edebileceğine kanaat getirilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Davacı tarafın iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, davalı ... şirketinin davalı sürücü ile birlikte davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak sorumlu olacağı açıktır. Kazaya karışan davalı ... adına tescilli diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, davalı ... tarafından 06.08.2010-06.08.2011 tarihleri kapsar şekilde ZMMS poliçesi bulunduğu, poliçede sakatlanma ve ölüm için kişi başına limitin 175.000,00 TL olduğu görülmüştür.

Mahkememizce alınan 21/06/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen kusur raporunda taraf beyanları nazara alınarak terditli bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durum üzerine mahkememizce Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilen 3 kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek kaza tutanağı ve dosya kapsamında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu da incelenerek kazanın oluş şekli, olaydaki kusur oranları net olarak tespit edilerek ayrıntılı, denetime açık, taraf itirazlarını ve varsa çelişkiyi giderir, hükme esas alınabilir nitelikle olan davaya konu olaydaki kusur durumunun oransal tespiti bakımından rapor alınmasına karar verilmiş ve düzenlenen 25.12.2024 Tarihli heyet raporuna göre davalı sürücü ...'un %30 ve davacı yayanın %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. - ... K., ... E. ve ... K., ... E. ve ... K., ... E. ve ... K. sayılı kararları). ...

7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce alınan 19/04/2021 tarihli İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre davacının %10,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olduğundan hükme esas alınmıştır.

Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen raporda ... plakalı araç sürücüsü ...'un Karayolları Trafik Kanununun Madde 52/a "Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yol-larda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadır." kurallarını ihlal ederek meydana gelen kazada dikkat ve özen eksikliği göstermesi nedeniyel % 30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, yaya ...'ın annesi ...'ın 4 Yaşındaki Oğlunun güvenliği açısından bu alana girmemesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, sürücü idaresindeki yola kontrolsüz bir şekilde çıkarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği olayda, Karayolları Trafik kanunu 68/b-3 son fıkrası “Ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler." kuralı ve Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 138-d) belirlenen "Yayalar, Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır." kuralını ihlal ederek, dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden meydana gelen kazada % 70(yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu tespitine dosya kapsamı, tanık beyanları, keşif tutanağı, kaza tespit tutanağı göz önüne alınarak itibar edilmiştir. Yine mahkememizce hükme esas alınan 17/10/2025 tarihli aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant tekniği göz önüne alınarak sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacının 445.884,80-TL tazminata hak kazandığı belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Kazanın meydana geldiği tarih, kazanın oluş şekli, kusur durumu (-davacının kazanın oluşumunda %70 kusurunun bulunması-) davacının yaralanmasının özellikleri (-davacının %10,3 oranında maluliyete uğrayacak şekilde yaralanması-) davacının yaşı, böyle bir yaralanmanın sonuçları ile kendisinde yaratacağı etki, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.06.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminata ilişkin talepler bakımından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 445.884,80 TL (davalı ... Sigorta AŞ'nin 175.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın davalılar ... ve ... ile ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa davalı ... yönünden 11.06.2019 (sigorta şirketine 29.05.2019 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmakla) tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 17.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine karar verilmiştir.

Mahkememizin 19/02/2026 tarihli duruşma tutanağı 1 nolu ara karar gereği "...Bu alacağa davalı ... yönünden 11.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi," şeklinde sehven yazıldığı "...Bu alacağa davalı ... yönünden 11.06.2019 tarihinden itibaren yasal faizi," şeklinde düzeltilerek HMK'nın 304. maddesi gereğince gerekçeli kararda tashih yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sebebiyle, manevi tazminatın reddedilen kısmı sebebiyle davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama masraflarına hükmedilmemişltir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;

1.Maddi tazminat davasının KABULÜNE,

1.445.884,80 TL (davalı ... Sigorta AŞ'nin 175.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın davalılar ... ve ... ile ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Bu alacağa davalı ... yönünden 11.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi, diğer davalılar yönünden 17.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine,

2.Manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

-15.000,00 TL manevi tazminatın 17.06.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Maddi Tazminat Talebi Yönünden; -Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 30.458,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.699,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.759,19 TL harcın davalılardan(8.105,90 TL'sinin ... Sigorta AŞ.'den) müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 71.341,57-TL nisbi vekalet ücretinin Davalılardan (20.108,04 TL'sinin ...

Sigorta A.Ş.'den) müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 174,20 TL peşin/nisbi harcı, 1.525,00 TL tamamlama harcı, olmak üzere toplam 1.699,20 TL harcın (478,93 TL'sinin ...

Sigorta A.Ş.'den) davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Manevi Tazminat Talebi Yönünden; -Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 11.800,00 TL bilirkişi ücreti, 777,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.577,50 TL yargılama giderinin davalılardan(3.217,11 TL'sinin ... Sigorta AŞ.'den) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7.Davalılar ... Sigorta A.Ş.tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan( 374,28 TL'sinin ... Sigorta AŞ.'den) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına gelir kaydına,

9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ...

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/713 Esas
KARAR NO: 2026/110

Tashih Şerhi

Mahkememiz yukarıda esas ve karar numaralı verilen dava dosyasının 19/02/2026 tarihli kısa kararında sehven ".. avans faizi," yazıldığı mahkememiz gerekçeli kararında da belirtildiği üzere " yasal faizi," yazılması gerektiği, söz konusu bu hatanın sehven yapıldığı, mezkur hatanın maddi hata kapsamında kaldığı, hükmün taraflara tebliğ edilmediği de anlaşılmakla hükmün 1'incı bendinin; "1-Bu alacağa davalı ... yönünden 11.06.2019 tarihinden itibaren yasal faizi.." şeklinde düzeltilmesine, işbu tashih şerhinin gerekçeli karara eklenmesine HMK madde 304 gereğince TASHİHEN karar verildi. 19/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog