11. Hukuk Dairesi 2025/2578 E. , 2025/7431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin tasarım başvurusuna yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, davalı şirket tasarımlarının müvekkiline ait ... no.lu tasarımlar ile karşılaştırıldığında aralarında farklılık bulunmadığını, kullanıcıların taraf tasarımlarını karıştıracağını, davalının seçenek özgürlüğü geniş olmasına karşın ayniyet derecesinde benzer tasarımlar hakkında tescil talebinde bulunmasının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ... sayılı YİDK kararının iptali ile ... sıra numaralı tasarımların tescilinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet derecesinde benzer olmadığını, müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığını, bilgilenmiş kullanıcının bahse konu tasarımları kolayca ayırt edeceğini, kıyaslamanın bilgilenmiş kullanıcı algısı üzerinden yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf tasarımlarının organik/amorf temel geometriye sahip oldukları, kenar sayılarının farklılaştığı, formların organik olması münasebeti ile her türlü benzerlik yönünde bir değerlendirme yapılabilse de herhangi bir ayniyetliğin görülmediği, bununla beraber organik kontur kullanımının sektörde yaygın olduğu, bu yaygın kullanımın konturun tesisinde tasarımcıya büyük bir seçenek özgürlüğü yarattığı, dolayısıyla kontur açısından üretilecek çeşitliliğin tasarımları birbirinden farklılaştırmaya yeteceği, zira akışkan çizgiler ile üretilen organik bir form çeşitliği mümkünken, bu tasarım imkânı bir tescilinin tekeline bırakılamayacağının değerlendirildiği, dolayısıyla üretilecek herhangi organik bir form eğer ayniyet taşımıyorsa yeni olarak değerlendirilmesi gerektiği, ayırt edicilik değerlendirmesi açısından bakıldığında ise farkın öncü üründen türetmekten değil organik yaklaşımın doğasından kaynaklandığı, her organik form eğer kendisini tekrar etmiyorsa doğası gereği farklı olduğu, kaldı ki davacının mesnet tescilleri dahi kendi içlerinde farklılaştıklarından ayrı tescillere konu edildikleri, bilgilenmiş kullanıcının başta rutin bir alışverişten farklı olarak bilinçli bir şekilde organik bir tasarım arıyorsa bu tasarımlara yöneleceği, muayenesi neticesinde genel görünüm açısından kenar sayısı farklılaşması ve kenardan tabana farklılaşan eğimi tespit edebileceği, dava konusu tasarımların mesnet tasarımlar karşısında genel izlenim itibari ile farklı ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davaya konu taraf tasarımları arasında benzerlik olduğu ve davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayanan YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.