T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında olan ticari ilişki nedeniyle davalıya 24/02/2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 50.953,48-TL tutarında 60 gün vadeli muhtelif ambalajlı su sattığını, su bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Mersin 6. İcra Müdürlüğünün... Esas takip dosyası kapsamında 50.953,48-TL asıl alacak ve 720,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.673,81-TL üzerinden 15/06/2023 tarihinde takibin başlatıldığını, davalının 16/06/2023 tarihinde borca, takibe, icra müdürlüğünün yetkisine, faize ve faiz oranına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının İcra müdürlüğünde 15/06/2023 tarih ve saat 13:57 de başlatılan ilamsız icra takibine davacı şirketin banka hesabına haricen saat 18.44 de 50.040,01-TL ödeme yaptığını davalının takibin açılmasından ödeme yaptığını ve borca itirazının haksız olduğunu bu nedenle davalının alacağın ferilerini ödemek zorunda olduğunu, yapılan itirazla borcun varlığının ispat edildiğini, takibe devam edilmesi gerektiğini iddia ederek takibe yapılan haksız ve kötü- niyetli itirazın iptaline, takibin devamına davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " takip konusu fatura içeriği malların alındığını, defterlerinde kayıtlı olduğunu, fatura borcunun ödenmesine rağmen davacının fatura borcu ve ferilerine dair bir ihtar keşide etmeden borcun ödendiğini, kötü niyetle ve ek kazanım elde etmek için açılan davanın reddinin gerektiğini, emsal bir davada mahkemede dava açılmadan borcun itfa edilmesi ve borcun faiz ve ferilerden mesuliyet için temerrüde düşme zorunluluğuna işaret edilerek faize hükmedilemeyeceğine karar alması nedeniyle haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Mersin 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Alacaklısının ... Suları Enerji Madencilik Tarım Ürünleri Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ...Hizmetleri Anonim Şirketi olduğu görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi Mali Müşavir Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...n'ın 27/04/2024 tarihli raporunda özetle;
Dava dosyasına sunulan belge ve beyanlar ile icra takip dosyasının, davacının ticari defter ve kayıtlarının birlikte incelenmesi sonucunda delillerin değerlendirilmesi ve raporda yaptığımız tespitlerin görüşlerin sayın mahkemenin takdirinde olduğundan hareketle, davacının davalıya 24.02.2023 tarih ve ... numaralı E-Fatura ile KDV dahil 50.953,48 tl tutarında 0,50 lt.lik 3.990 kutu Pet Şişe su ve 30 adet Euro paletle birlikte 60 gün sonra ödemeli satış yaparak malları teslim ettiği, fatura tutarının ödenmemesi üzerine davacının, davalı aleyhine Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2023/15544 Esas takip dosyası kapsamında 50.953,48 TL asıl alacak ve 720.33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.673,81-TL üzerinden 15.06.2023 tarihinde saat 13.57 de takibe giriştiği, davalının, davacının Ziraat Bankası Bahçe Şubesindeki hesabına 15.06.2023 tarihinde saat 18.44 de 50.040,01-TL para havalesi gönderdiği, taraflar arasındaki işlemlerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının defterlerinin usule uygun tutulduğu ve lehine delil olacak nitelikte olduğu, sonuç olarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 913,47-TL asıl alacağı ve 720,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.633,81-TL alacağı olduğuna dair tespitine dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçeleri sundukları görülmüştür.
Dosyanın önceki rapor hazırlayan bilirkişi Mali Müşavir Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı...'a tevdi ile;
HMK'nun 273. Maddesi gereği davacı defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılarak davacı defterlerinde dava konusu faturadan sonra davalı defterlerindeki 49.000,00 çek ile ödemeyi ve 28.089,90 TL iade fatura işlemi kayıtlı olup olmadığı, davacının cari hesaptan alacaklı olup olmadığının tespit istenilmiş olup, bilirkişinin 24/02/2025 tarihli raporunda özetle; Sunulan hesap ekstresinde görüleceği üzere davalının davacıya düzenlediği 24.02.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 50.953,48 tl tutarındaki faturanın davacının 24.02.2023 tarihinde davalının hesabına borç kaydedildiği sırada davacının davalıdan 127.129,91 tl alacağı olduğu, davalının cari hesaba mahsuben davacıya 10.03.2023 tarihinde 49.000,00 tl çek keşide ettiği, çekin davacının defterinde kayıtlı olduğu çek girişi ile davacının davalıdan 78.129,91 tl alacağı olduğu, devamında davalının davacıya 24.04.2023 tarih ve ... numaralı 28,089,90 tl tutarında İADE FATURASI düzenlediği söz konusu faturanın davacının defterinde kayıtlı olduğu, iade faturasından sonra davalının davacıya 50.040,01 tl borcu kaldığı davalının da 16.06.2023 tarihinde Ziraat Bankası aracılığı ile davalıya 50.040,01 tl havale yaptığı ve hesabın kapandığı tespit edilmiştir. Davacı defterlerinde dava konusu faturadan sonra davalı defterlerindeki 49.000,tl çek ile ödeme ve 28.089,90 tl iade faturasının kayıtlı olduğuna , davacının cari hesaptan dolayı alacaklı olmadığına dair ek raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçeleri sundukları görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Hesap Uzmanı bilirkişi ...ve Mali Müşavir bilirkişi ... 17/09/2024 tarihli raporunda özetle;
Davalının 2023 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olduğu, e-defterlerin beratlarının olduğu, 2023 yılı envanter defterinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ticari defterlerine göre; davacının takip edildiği hesaba takibe konu faturanın kayıtlı olduğu, faturanın taraflarca kabul edildiği, ancak davacının takip tarihi itibari ile borç ve alacak bakiyesinin olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı defter kayıtları fatura takibi ve itirazın iptali davası bakımından incelendiğinde ise; a-Asıl Alacak Bakımından:
1.Davalının takibe konu fatura bakımından 50.953,48-TL borçlu olduğu gerek taraf kayıtları ile gerekse taraf beyanları ile sabittir.
2.Takibe konu faturadan sonra yapılan ödemeler ise; 06.03.2023 tarihinde 08.04.2023 vadeli 49.000,00-TL bedelli çekli ödeme, 24.05.203 tarihli ... nolu 28.089,90-TL bedelli iade faturasının içeriğinden takibe konu faturaya isabet eden kısmın 4.071,00-TL (30 Adet Palet Euro-80x120 bedeli), 15.06.2023 tarihinde 50.040,01-TL havale olmak üzere toplam 103.111,01-TL (49.000,00+4.071,00+50.040,01) hesap ve tespit edilmiştir.
3.Takip ve davaya konu faturanın yazılı olarak temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında herhangi bir belge olmadığı tespit edilmiştir.
Yapılan bu tespitler doğrultusunda davacının takip tarihi itibari ile takibe konu fatura bakımından 50.953,48-TL alacaklı iken; bu faturadan sonra yapmış olduğu tahsilatlar toplamı 103.111,01-TL olup; takip ve davaya konu fatura bakımından takip tarihi itibari alacaklı olmadığı hesap ve tespit edilmiştir. b-İşlemiş Faiz Bakımından: Takip öncesi yazılı temerrüde rastlanmamış olup bu yönü ile faiz hesabı yapılamayacaktır. Ancak Sayın Mahkeme temerrüt tarihini fatura üzerinde yazan 60 günlük vadenin bitimi ve faiz oranını takip talebindeki avans faiz oranı kabul eder ise davacının takip tarihi itibari ile; 24.02.2023 tarihli faturanın temerrüt tarihi 25.04.2023 den takip tarihi 15.06.2023 tarihine kadar işlemiş avans faizi alacağının 915,42-TL olacağı ancak taleple bağlı kalınarak 720,33-TL kabul edileceği hesap ve tespit edilmiştir.
Ancak faturadan sonra yapılan ödemeler toplamı fatura bedelinden 52.157,53-TL (103.111,01-50.953,48) fazla olduğundan; davacının takip tarihi itibari ile işlemiş faiz bakımından da alacaklı olamayacağı hesap ve tespit edilmiştir.
Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçeleri sundukları görülmüştür.
Dosyanın önceki rapor hazırlayan bilirkişi ... ve...'ye tevdi ile takip başlatıldıktan sonra davalı tarafça yapılan ödeme mahkememizce yeminin eda ettirilemediği hususu dikkate alınarak, mevcut dosya kapsamı itibariyle dava konusu Mersin 6. İcra dairesi 2... esas sayılı dosyada davacı tarafın bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarının tespitine ilişkin ek rapor tanzimine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 27/04/2024 tarihli raporunda özetle; Mahkemeniz görevlendirmesi doğrultusunda hesaplama yapılmış olup; Mahkemenizce, takip öncesi faiz uygulanması gerektiği kanaatinde ise; -Takip çıktısının 51.673,81-TL olduğu, 15/06/2023 ödeme tarihi itibariyle icra dosyasında toplam 12.458,27-TL alacak bulunduğu, 21/07/2023 dava tarihi itibariyle icra dosyasında toplam 12.482,01-TL alacak bulunduğu, Mahkemenizce, takip öncesi faiz uygulanmaması gerektiği kanaatinde ise; -Takip çıktısının 50.953,48-TL olduğu, 15/06/2023 ödeme tarihi itibariyle icra dosyasında toplam 11.589,91-TL alacak bulunduğu, 21/07/2023 dava tarihi itibariyle icra dosyasında toplam 11.613,65-TL alacak bulunduğu, hesap ve tespit edilmiştir.
Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçeleri sundukları görülmüştür. Mahkememiz 23/10/2025 tarihli duruşmasında davalı şirket yetkilisi...'in yemin edasını yerine getirdiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan ilamsız icra takibine itiraz nedeniyle İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık; icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazimatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesi üzerine takibin 02/05/2024 tarihinde durdurulduğu, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”.
TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri davacı lehine delil olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının takibe dayanak olan 25/02/2023 tarih, 50.953,48 TL bedelli fatura düzenlediği, davalının söz konusu faturaya itiraz etmediği ve mevcut faturanın davalının ve davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturadan sonra davalı tarafından davacıya 49.000,00 TL çek ödemesi ve 29.089,90 TL iade faturası düzenlediği davacı tarafça bunların takip konusu faturaya istinaden yapıldığı noktasında davalı tarafa yemin teklif edildiği ancak davalı şirket yetkilisinin usulüne uygun şekilde yemin eda edemediği buna göre bu ödeme ve iade faturasının takip konusu faturaya istinaden yapılmadığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mevcut duruma göre davacının takip tarihi itibariyle fatura dolayısıyla 50.953,48 TL alacaklı olduğu ve davacı tarafça 50.953,48 TL bedelli faturaya dayalı olarak 15/06/2023 tarihinde saat13.57 itibariyle takip başlatıldıktan sonra aynı gün saat18.44 'de davalının 50.040,01 TL ödeme yaptığı akabinde takibe itiraz ettiği anlaşılmış, takipten sonra davalı tarafından yapılan ödemenin öncelikle ferilerden mahsubu gerektiğinden bu yönde hesaplama yapılarak davacının dava tarihi itibariyle alacak miktarının tespiti hususunda ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından ek raporda davacının takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunup bulunmadığının kabulü durumuna göre alternatifli hesaplama yapılmış olup her ne kadar davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulmuş olsa da faturada vade yazılı olmasının davalının temerrüde düşmesi ve faiz talebi için yeterli olmadığı, davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmesi gerektiği (bkz aynı yönde, İstanbul BAM 43. HD. : 2022/524 E.2025/1357 K. Sayılı ilamı) ancak bu temerrüt şartının dosyada mevcut olmadığı bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı dikkate alınarak bilirkişiler tarafından yapılan 2. alternatif hesaplama mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmakla davanın kısmen kabulü ile; davalının Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2023/15544 sayılı icra dosyasında dava tarihi itibariyle davacıya 913,47-TL asıl alacak, 13,74-TL işlemiş faiz, 8.152,56-TL icra vekalet ücreti, 179,90-TL başvuru harcı, 35,60-TL icra masrafı, 2.318,38-TL tahsil harcı olmak üzere toplam 11.613,65-TL borcu olduğunun tespiti ile takibin bu miktar üzerinden devamına, tespit edilen asıl alacağa dava tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturanın içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 913.47 TL asıl alacak miktarının takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davanın kısmen kabulü ile;
2.Davalının Mersin 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında dava tarihi itibariyle davacıya 913,47-TL asıl alacak, 13,74-TL işlemiş faiz, 8.152,56-TL icra vekalet ücreti, 179,90-TL başvuru harcı, 35,60-TL icra masrafı, 2.318,38-TL tahsil harcı olmak üzere toplam 11.613,65-TL borcu olduğunun tespiti ile takibin bu miktar üzerinden devamına, tespit edilen asıl alacağa dava tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına,
3.Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4.Asıl alacak miktarının takdiren %20'si oranında (182,69 TL)icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 793,33-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 523,48-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.792,84-TL'sinin davalıdan bakiye 327,16-TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7.Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8.Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve başvurma harcı olmak üzere toplam 12.009,85-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 10.750,52-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 1.259,33-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 11.613,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
11.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 1.360,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
12.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
13.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı tarafın yüzüne karşı, miktar itibarıyla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)