Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/2918 E.  ,  2025/7446 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2145 Esas, 2025/566 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ..., ... ve ...'ın ...San. ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Ticaret A.Ş. ünvanlı şirketin hissedarı iken yaşadıkları ekonomik güçlükler nedeniyle, zikredilen şirketteki hisselerini 6.000.000,00 TL bedel karşılığında ...'ya ekli 04.11.2015 tarihli hisse devri sözleşmesi ile devrettiklerini aynı sözleşme kapsamında, müvekkillerinin yüklendiği edimlerin ifasını teminen hisse devri esnasında inançlı temlik anlaşması da düzenlendiğini, buna göre müvekkillerinin önceden kendilerine ait olan " ... İli, ,,, ilçesi, 151 pafta, 419 ada, 34 parselde kurulu bulunan binada 5.Kat 5 Nolu Daire ile 6.Kat 6 No’lu iki taşınmazın" inançlı temlik hükümleri uyarınca hisseleri devralan ...'nun annesi ...'ya devrini sağladıklarını, müvekkillerinin, sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme konusu hisseleri davalı tarafa devretmek ve ...San. ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Ticaret A.Ş.'nin kefil olduğu kredi borçlarının tamamını ödemek suretiyle edimlerini tam olarak yerine getirmesine rağmen davalı tarafın, sözleşme ile kararlaştırılan hisse devir bedelinin tamamını ödemediği gibi, sözleşme uyarınca inançlı temlik koşulu ile devraldığı taşınmazları da sözleşmeye aykırı olarak ve planlı bir şekilde 3. şahıslara devretmek suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini ve ifasını imkansız hale getirdiğini, müvekkilleri tarafından 04.11.2015 tarihli protokol ile üstlenilen bütün edimlerin, iyi niyetle ve eksiksiz olarak ifa edilmiş olmasına rağmen, davalılarca üstlenilen edimlere ilişkin olarak yalnızca 4.560.000,00 TL ödeme yapıldığını, şifahi ve yazılı tüm uyarılara rağmen sözleşmesel edimlerin eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, bunun üzerine davalılara keşide edilen 26.08.2019 tarihli ihtarname ile 1.440.000,00 TL ödemenin 7 gün içerisinde yapılması gerektiğinin ihtar edildiğini, verilen süre içerisinde edimlerin ifa edilmediğini ileri sürerek davalı tarafın temerrüdü nedeniyle 04.11.2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshi ile sözleşme uyarınca, davalılarca ...San. İnş. Malz. Paz. Tic. A.Ş.’nin % 60 oranında hisse devrine karşılık ödenen kısmi bedelin depo edilmesi ile birlikte % 60 oranında hissenin/senetlerinin müvekkillerine iadesine, bu durumun şirket pay defterine tescili ile ticaret sicil gazetesinde ilanına, Mahkemenin aksi kanaatte olması ve feshin mümkün olmaması halinde ödenmeyen bakiye 1.440.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, sözleşmenin inançlı temlik hükümlerine aykırılık nedeniyle iade imkanı ortadan kaldırılan taşınmazların, uğranılan zararlardan dolayı her türlü tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla, inançlı temlik sözleşmesi ile davalılara devredilen dava konusu 2 adet taşınmaza ilişkin olarak mahkemece yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde taşınmazların gerçek değeri belirlendiğinde arttırılmak üzere her bir taşınmaz için şimdilik 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'nun iddia olunan sözleşmelerin bir tarafı olmadığını, sözleşmedeki imzanın da ...'ya ait olmadığını, dolayısıyla davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, ... Şirketinin ... tarafından devralındığında adeta hasta olan, zarar etmeye başlamış bir şirket olduğunu, davacıların sahibi oldukları diğer şirketler olan ... Ticaret A.Ş. ve ...İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmalarının borçları için ... A.Ş.'nin kefil gösterildiğini, devralınan şirket iyi yönetilmediği için de devredilirken bazı gerçeklerin saklandığını, davalının çoğunluk hisseleri aldıktan sonra bir takım sorunlarla uğraşmak zorunda kaldığını, davacıların amacının bir marka olarak adını duyuran ve ekonomik yönden güçlenen şirketi maddi gerçekliğe aykırı beyanlarla ve davalar ikame etmek sureti ile ele geçirmeye çalışmak olduğunu, davacılar tarafından yerine getirildiği belirtilen edimlerin yerine getirilmediğini, keza ... A.Ş.'nin davacıların sahibi oldukları diğer şirketlerin borcuna kefil yapıldığı için; icra takipleri ve ihtarnamelerle borcu ödemeye zorlandığını, davacıların iyiniyetli olmadıklarını, davacıların yerine getirmedikleri edimler nedeniyle ...'a olan kefalet nedeniyle icra takibi başlatıldığını ve icra dosyasına davacıların edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle ödeme yapıldığını, yine davacıların şirket için ... olan kefalet nedeniyle ihtiyati haciz kararı ile icra takibi başlatıldığını ve ...'in hesaplarına bloke konulduğunu, söz konusu Hisse Devir ve Yönetim Şekli Protokolünün 5. maddesine göre; davacıların yetkilisi oldukları diğer firmaların 50 daire üstü satışları ortak yapılacağına ilişkin maddenin hiçbir zaman uygulanmadığını, faturaların ... A.Ş. adına kesilmediğini, yine 5. maddeye göre ... A.Ş.'nin ürettiği ürünlerin satışından olan borçlar kapanana kadar devam edecek olan bu hususun hiçbir zaman yerine getirilmediğini, halihazırda davacıların planlı ve sistematik bir şekilde borca batırdıkları diğer iki şirketle beraber ... A.Ş.'nin batmasına sebep olacakken; davalı ... tarafından şirketin bugünlere getirildiğini, yine aynı sözleşmenin 6. maddesi gereğince davacıların sahibi oldukları diğer şirketlerin ... A.Ş.'den aldıkları borcu ödeme şekillerine ilişkin olan maddenin hiçbir zaman uygulanmadığını, aksine davacıların diğer şirketleri tarafından davalının yetkilisi olduğu firmaya verilen karşılıksız çekler nedeniyle aleyhlerine açılmış olan icra takip dosyası, icra ceza davaları ve ihtilaflı olunan çokça konu olduğunu, davacıların sözleşmedeki bu şartları dahi yerine getirmeksizin tüm şartların yerine geldiği iddiasında bulunmalarının abesle iştigal olduğunu, davacıların davalılardan ... ile yapmış oldukları sözleşmenin yine 7. ve 8. maddelerindeki edimleri de yerine getirmediklerini, davacılardan ..., ... ve ...'ın halihazırda hisselerini sattıkları ... A.Ş.'ye şirketten kullandıkları paralar nedeniyle 1.401.000,00 TL cari hesap borçları olduğunu, davacıların taleplerinde şirket hisselerini geri almaya hazır olduklarını belirttiklerini, hisse devir sözleşmesinin bu şekilde feshedilmeyeceğini, şirketin bugüne gelindiğinde % 60'ına tekabül eden değerinin de 4.560.000,00 TL'den çok daha fazla olduğunu, davacıların şirkette kalan hisselerini de 3. şahıslara devrettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan davada; davacının davaya konu hisse devir sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle, açtığı davanın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-d ve 115/2 hükümleri gereğince usulden reddine, davacılar ..., ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davada; davalı ...'nun sözleşmede sadece inançlı temlik kısmında yer alması ve bu konudaki davanın tefrik edilmesi nedeniyle, davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 hükümleri gereğince usulden reddine, davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan 04.11.2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshi, hisse devir sözleşmesi konusu hissenin ve hisseyi temsil eden senetlerin iadesi ve bu hususun pay defterine yazılması talebi bakımından; hisse devir sözleşmesi kapsamında edimlerin büyük oranda yerine getirilmesi, sözleşmenin feshine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesiyle reddine, davacıların terditli davada ikincil talebi olan bakiye hisse devir bedeli alacağının ödenmesi talebi bakımından; davacıların bankalara olan borçları ödedikleri, gelen müzekkere cevaplarına göre ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ödemelerin davacılar tarafından yapıldığı, davacıların yetkilisi oldukları diğer firmaların 50 daire üstü satışlarının ortak yapılacağına ilişkin madde ile ilgili davalı tarafın böyle bir satış yapıldığına dair somut bir iddia ve delilinin bulunmadığı, davalı tarafça davacıların ... Şirketi'ne borçlu oldukları iddia edilmekle birlikte ilgili şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu ve söz konusu cari hesap borçlarının dava konusu olmadığı, davalı ...'nun hisse devir sözleşmesi kapsamında her bir davacıya bakiye 480.000,00'er TL bakiye borcu bulunduğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların, dava dışı ...San. ve İnşaat Malzemeleri Paz. Tic. A.Ş’de bulunan hisselerinin %60’ının davalılardan ...’ya 6.000.000,00 TL’ye devrine ilişkin 04.11.2015 tarihli adi yazılı protokolün imzalandığı, yine aynı sözleşmenin 4.maddesi ile ... İli, ... ilçesi, 151 pafta, 419 ada, 34 parselde kurulu bulunan binada 5.Kat 5 no.lu Daire ile 6.Kat 6 no.lu iki taşınmazın inançlı işlem ile diğer davalı ...’ya devredildiği, pay devri yapılan şirketin kefil olduğu borçların ödenmesinden sonra taşınmazların önceki maliklerine iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının satış bedelinin 4.560.000,00 TL’lik kısmını ödediğini, bakiye 1.440.000,00 TL’lik kısmını ödemediğini, inançlı işlemle devredilen taşınmazların sözleşmeye aykırı olarak üçüncü kişilere devredilmesi nedeniyle davacıların zararlarının oluştuğundan bahisle, öncelikle protokol hükümlerine uyulmaması nedeniyle davalıların temerrüde düştüğünden sözleşmenin feshi ile ödenen satış bedelinin davalıya iadesi ile satışa konu hissenin davacılara iadesi bu hususun pay defterine yazılması, bu mümkün değilse bakiye satış bedeli olan 1.440.000,00 TL’nin davacılara ödenmesini, inançlı işlem gereği davalı ...’ya devredilen taşınmazların bedellerinin davacılara ödenmesini talep ettikleri, 25.01.2023 tarihli talep açıklama dilekçesinde hisse devri yönünden taleplerinin davalı ...’ya yönelik olduğu, inançlı işlem yönünden ise her iki davalıya yönelik olduğunu açıkladıkları, mahkemece inançlı işleme dayalı tazminat talebi yönünden davanın 25.05.2023 tarihli duruşmada bu dosyadan tefriki ile yeni esasa kaydına, hisse devrinin iptaline veya alacak istemine yönelik istem yönünden bu dosyadan davanın devamına karar verildiği, davacılar ..., ... ve ... tarafından anılan hisselerin zilyetliğinin davalıya geçirildiği hususunun uyuşmazlık dışı olup, davacıların protokol gereği hisse devrini yerine getirdiklerinin anlaşıldığı ancak dosyaya sunulan delillerden davalının anılan bakiye satış bedelini ödediğini dosya kapsamıyla ispat edemediği, devir bedeli ödenmediği taktirde hisseleri geri isteme hakkı açıkça saklı tutulmadığı sürece hisselerin geri alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle, hisseleri geri alma hakkını saklı tutmayan davacıların hisse senetlerinin devrinin iptalini talep edemeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/218 E. 2020/4322 K. sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/4493 E. 2015/12595 K. sayılı ilamı) anlaşıldığından, davacıların geri alma hakkını saklı tuttuğuna dair bir delil de sunamadığından davacıların terditli taleplerinden olan hisse devrinin iptali ile hisselerin iadesi yönündeki taleplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 235/3.maddesi gereği mümkün olmadığından bu taleplerinin yerinde olmadığı, davalı davacılardan protokol nedeniyle alacaklı olduğunu beyan etmiş ise de mahsup veya takas talebi de olmadığından bu hususta ayrı bir araştırma yapılmasına gerek bulunmadığından davacıların alacak taleplerinin bu nedenlerle kabulüne karar verilmesi gerekirken farklı gerekçe ile alacak talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kamu düzeninden kaldırılmasına, yine dava dilekçesi içeriği ve davacıların 25.01.2023 tarihli talep açıklama dilekçesinde belirtildiği üzere; davacıların ...’ya yönelik taleplerinin sadece inançlı işlem nedeniyle tazminat talebi olduğu, devir bedeli yönünden ise taleplerinin dosyamız davalısı ...’ya yönelik olduğunun anlaşıldığı, inançlı işlem yönünden ise dosyanın bu dosyadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedildiği, dolayısıyla ...’nun eldeki davada taraf sıfatının kalmadığı anlaşıldığından, davada taraf sıfatı kalmayan ... yönünden hüküm kurulması ve karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kamu düzeni yönünden kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket pay devri sözleşmesinin feshi, olmadığı takdirde bedel iadesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, temyiz harcı davacılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog