11. Hukuk Dairesi 2025/2874 E. , 2025/7457 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Davacı asıl dava dilekçesinde; babası müteveffa ...nin ..
. Levha Sanayi Ticaret A.Ş.’nin kurucu ortağı olduğunu, bu şirketin hisselerinin ... A.Ş. ve ... Nakliyat A.Ş. tarafından toplandığını, bu şirkette pay sahibi olduklarını, murisin şirketin sermaye artışı sırasında çıkardığı hisse senetlerini bazen kendi, bazen de yakınları adına satın aldığını, şirkette pay sahibi olduğunu, 20.10.2016 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında tanzim edilen hazirun cetvelinin gerçeğe uygun düzenlenmediğini, şirketteki ortaklık paylarının 1976 yılındaki kuruluşta ve 1990’lı yıllardaki pay oranına göre bugünün karşılığını teşkil etmediğini, ailecek hisselerinin az gösterildiği için azınlık durumuna düşürüldüklerini ileri sürerek davalı şirketin 20.10.2016 tarihinde yapmış olduğu olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1459 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi müteveffa ...nin ... Levha Sanayi Ticaret A.Ş.’nin kurucu ortağı olduğunu, bu şirketin hisselerinin ... A.Ş. ve ... Nakliyat A.Ş. tarafından toplandığını, bu şirkette pay sahibi olduklarını, müvekkilinin murisinin şirketin sermaye artışı sırasında çıkardığı hisse senetlerini bazen kendi, bazen de yakınları adına satın aldığını, şirkette pay sahibi olduğunu, ...nin vefatından sonra şirket hisselerinin miras yoluyla müvekkiline ve diğer mirasçılarına intikal ettiğini, ancak bu devirler sırasında şirket paylarının gerektiği biçimde pay defterine ve kayıtlara işlenmediğini, murisin mirasçılarına intikal etmesi gereken payların aktarılmadığını, ticaret sicil kayıtlarında hisse adetlerinin kasten veya ihmalen hazirun cetvelinde hatalı gösterildiğini, 27.04.1994 tarihindeki olağan genel kurul toplantısında nama hisse senedi toplamı 10.0 00... .750 adet yazıldığını, müvekkil ile ...nin kızı ...’in şirkette hissedar olmasına karşın ...nin vefatından sonra veraset yoluyla aktarılması gereken hisselerin intikal ettirilmediğini, 04.04.1997 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında müvekkiline hazirun cetvelinde C tipi nama hisse senetlerinin yer aldığını gösterilmesine rağmen sonraki yıllarda bu kayıtların bulunmadığını, A grubu, B grubu hisselerin hisse miktarlarının doğru belirtilmediğini, şirketin kuruluş ve tescil tarihlerinin farklı olduğunu, şirket yönetiminden yazılı ve sözlü olarak hisse miktarlarının düzeltilmesinin istendiğini, ancak şirket yönetiminin bu işlemleri yapmadığını, bu nedenle şirketin kuruluş tarihinden itibaren hisselerinin belirlenmesini, gerçek sayıların tespitini talep ettiklerini, 20.09.2016 tarihli genel kurulda alınan davalı şirketin ... A.Ş. ile birleştirilmesine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 29.07.20 16... .08.2016 tarihlerinde yapılan yönetim kurulu toplantısında şirket ortaklarına bilgi verilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 431/1 hükmünün ihlal edildiğini, bu nedenle bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel kurul kararının iptalini talep ettiklerini, gündemin görüşülüp oylanması sırasında TTK’nın 436. maddesine aykırı işlem yapıldığını ileri sürerek 20.09.2016 tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olması nedeniyle geçersiz sayılmasını, aksi halde iptalini, şirketin ortaklık paylarının kuruluşundan itibaren hesaplanarak belirlenmesini talep etmiştir. 3.Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/744 E. sayılı dosyasında davacı muris vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kapanan ... Levha Sanayi Ticaret A.Ş.’nin rüçhan haklarına sahip hissedarı olduğunu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/976 Değişik İş sayılı dosyası ile vergiye yönelik bir tespit yapıldığını, devralan şirket tarafından bu tespit ile belirlenen rakamın ödendiğini, tespitin hatalı eksik incelemeye dayandığını, hisse tespitine yönelik ve hisselerdeki hak kaybına yönelik açılan ve hisselerdeki hak kaybına ilişkin taleplerde zamanaşımı olmadığından geriye yönelik olarak 1976 yılında kurulan şirketteki ve şirket birleşmesi anına kadar tedavülleri ile hisselerin tespiti ve şirkete ait birleşme sözleşmesinde bahsedilmeyen şirkete ait gayrimenkullerin de müvekkilinin hissesine düşen miktarının tespitini isteme zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek uğranılan hak ve menfaat kayıplarının, 2011 yılı itibariyle ödenmeyen intifa bedellerinin, hisselerin gerçek değerinin şirket malvarlığında olması gereken gayrimenkulleri de tam gösterir durumun tedavüllü olarak, ödenmesi gereken ayrılma akçesi bedelinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, iki aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, söz konusu genel kurulun şirket merkezinde ve bakanlık temsilcisi gözetiminde TTK’nın gerek genel kurulların yapılması, gerekse birleşemeye yönelik düzenlemeleri uyarınca gerekli usul ve esaslara uyularak yasanın aradığı toplantı ve karar nisaplarına uyularak yapıldığını, tescil ve ilanın gerçekleştiğini, yasaya uygun yapılan genel kurulun iptalini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi ...’nin payının şirkete ortak olarak girdiği 01.10.1976 tarihinde %2,5 olduğu, 26.11.1990 tarihli sermaye artışı sırasında bu oranın mirasçıları ile birlikte %2,52’ye yükseldiği, vefatı sonrasında da mirasçıları üzerinden aynı oranın devam ettiği, birleşme kararı ile ... San. ve Tic. A.Ş.’nin bünyesinde şirketlerin birleştiği, birleşme hususunun 04.10.2016 tarihinde ticaret sicilde tescil edildiği, 07.10.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanın yapıldığı, akabinde ... Tic. ve San. A.Ş. tarafından murislere ihtarname ile ayrılma akçesinin verileceğinin, hisseleri için 1.918.364,95 TL ödeneceğinin belirtildiği, banka kanalı ile davacılara ödemelerin gerçekleştirildiği, dolayısıyla mirasçıların davalı şirket nezdinde hisselerinin kalmadığı, asıl ve birleşen davalarda her iki davacının aynı hukuki durumda bulundukları, verilen hükmün birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin tüm ortakları hakkında da hüküm doğuracağı, her iki davanın da aynı tarihte açılması sebebi ile birlikte değerlendirildiği, asıl ve birleşen davada davacı murisleri tarafından davalı şirketin 20.09.2016 tarihli genel kurulunda alınan karar gereği şirketin terkini ile ... Tic. ve San. A.Ş.'ne katılmasına ilişkin kararların iptali istendiği, TTK’nın 192. maddesinde; “(1) 134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler. İlanın gerekmediği hâllerde süre tescil tarihinden başlar. (2) Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi hâlinde de bu dava açılabilir..” düzenlemesine yer verildiği, davanın 19.12.2016 tarihinde açıldığı, iki aylık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı, kaldı ki davacı ...’in genel kurula da katılmadığı, ayrıca bilirkişi kurulunun benimsenen raporuna göre de hisselerinin kalmadığı, birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/744 E. sayılı dosyasında, davacı murisler tarafından davalı şirketten ödenmeyen intifa bedellerinin olduğu, hisselerinin gerçek değerlerinin ve şirket malvarlığının tam gösterilmediğinin tespiti istemi ile ayrılma akçesinin tespit edilmesi ve belirlenmesinin istendiği, ayrılma akçesinin belirlenmesi yönündeki istemlerinde yine TTK’nın 191. maddesi kapsamında değerlendirilerek ayrılma hakkının birleşmeye ilişkin kararın ilanından itibaren iki ay içinde kullanılabileceği, davanın hak düşürücü süreden sonra 31.12.2018 tarihinde açıldığı, re’sen gözetilmesi gereken yokluk halinin de tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava ile birleşen ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1459 E. sayılı dosyası, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali, birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/744 E. sayılı dosyası ise TTK'nın 191. maddesine dayalı ortaklık paylarının ve ayrılma akçesinin tespiti ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.