10. Hukuk Dairesi 2025/18175 E. , 2025/17542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde, ... sigorta sicil numarası ile 01.05.1992 yılı ile 01.07.1992 yılı arasında akrabama ait bulunan davalı ...'e ait iş yerinde oto elektrikçi sıfatı ile çalıştığını, çalışma süresi boyunca işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini ancak emeklilik işlemleri ile ilgili olarak Sıhhıye Sosyal Sigortalar Kurumuna 11.04.2022 tarihinde müracaat ettiğinde tarafına emeklilik süresinin henüz dolmadığını, işe giriş tarihinin 19.01.1996 tarihi olduğu bildirildiğini, bahis konusu tarihler arasında davalıya ait bulunan iş yerinde çalıştığıma dair 18.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesi ve 24.06.1992 tarihli Mayıs 1992 yılına ait bulunan 552,690 TL meblağlı makbuz olduğunu belirterek, davalı ...'e ait bulunan iş yerinde 01.05.1992 tarihleri arasındaki 72 gün çalıştığının tespiti ile eksik primlerimin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı 22.11.2022 tarihli celsede; 01.05.1992 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep ettiğini bildirmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1992 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili fiili çalışmanın ispatlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9.,79.,108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davalı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.05.1992 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, oto elektrik tamiri mahiyetli işyerinin 01.06.1991-30.04.1992 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1992/2. dönem bordrosunun verilmediği, 1992/1. dönem bordrosunun verilmiş ve bu kapsamda ... isimli sigortalının bildirildiği, davacının askerlik döneminin 28.08.1992 tarihinde başladığının bildirildiği, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, öte yandan davacının dava dilekçesi ekinde daha önce de Kuruma ibraz ettiği anlaşılan işyeri adına Mayıs 1992 dönemi için yapılan prim ödeme makbuzunu sunduğu, Kurumun anılan ödeme makbuzunu işyeri dosyası imha edildiği için makbuzun Kurum kayıtlarında olmadığının Mahkemeye bildirildiği, 1991/1. ve 3. dönemden ve 1992/1. dönemden bildirimi olan ... ile işyerinden bildirimi olmayan ancak işyerinde çırak olarak çalıştığını beyan eden davacı tanığı ...'ın beyanlarına başvurulduğu, böylelikle mahkemece anılan tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, işyerine dava konusu dönemde komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet,belediye, SGK ve vergi dairesi nezdinde araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyeri tespit edilemediği takdirde taraflardan davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler sorulmak suretiyle bu tanıkların da sigortalılık ve vergi kayıtları getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, öte yandan bozma öncesi dinlenen tanıkların beyanları da dahil olmak üzere, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
4.Kabule göre de, davacının sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan davacının dava dışı iş yerinde sigorta başlangıcının yanı sıra aynı tarihte 1 gün süre ile çalıştığının da tespiti ile işveren ve işyeri sicil no.su da belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.