Karar No
K. 2026/248
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/763

KARAR NO: 2026/248
DAVA: TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 21.11.2023
KARAR TARİHİ: 23.03.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...adresinde, davalı ... tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirket ... A.Ş.'nin kablolarının hasara uğratıldığını, hasar mahalli krokisi ve fotoğrafları ile hasarın ardından teknik elemanlarınca durumun tespitine ilişkin hasar tespit tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkili şirketin malzeme gideri, işçilik gideri ve işletme zararı olmak üzere toplam 865,03.-TL zarara uğratıldığını, hasar tespit tutanağında imzası bulunan tutanak tanıkları ... ve ...'ın dinlenmesini istediklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek söz konusu hasar bedelinin hasar tarihinden (06.10.2021) itibaren T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkil şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, dosya kapsamına sunulan belgelerde ne davalı şirket çalışanlarını ne de kurumun çalışma yaptığına işaret eder bir tabelayı gösteren bir fotoğrafa rastlanmadığını, davacı tarafın tazmin için müvekkili şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini. 21.12.2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin 26/1.maddesi gereğince 10 iş günü içerisinde müracaat edilmesi gerektiğini, süresi içerisinde müracaat edilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından iddia olunan hasarın, müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından veya kusurundan kaynaklanmadığını, illiyet bağı bulunmadığını (Emsal; Yargıtay H.G.K.nun E:...; K... sayılı 03.02.2010 ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 23/09/2013 tarihli ve ...E. ...K.ile 16.03.2016 tarihli, ...

E. Ve...

K.), zarar bedelinin de neye göre hesaplandığı belli olmadığını, talep edilen miktarın rayice ve gerçekliğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, bedele ayrıca itiraz ettiklerini, tek taraflı olarak tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmediklerini, hesaplanan miktarın fahiş olduğunu (Emsal; Yargıtay HGK.nun E:...; K:... sayılı 03.02.2010 ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 23/09/2013 tarihli ve ... E. ...K.), ayrıca davacı açıkça kendi personel ve araçları ile çalışma yapmış olduğundan bu iş için ayrıca özel eleman tuttuğunu ortaya koyamadığından bu yöndeki talebinin reddi gerektiğini, işbu sebeple zarar gören tarafından montaj, işçilik ve araç giderlerinden oluşan zararının tazmini talep edilemeyeceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; haksız fiilden kaynaklanan maddi zararların giderilmesi istemine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, dava konusu hasarın davalı tarafından verilip verilmediği, öyle ise olaydaki kusur durumu ve tazminat miktarı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;

Davalı vekili, davacı tarafın tazmin için müvekkili şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini. 21.12.2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin 26/1.maddesi gereğince 10 iş günü içerisinde müracaat edilmesi gerektiğini, süresi içerisinde müracaat edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmekte ise de söz konusu yönetmeliğin davalı kurum abonelerinin, abonelik ilişkisi nedeniyle uğradıkları zararların davalı kurumdan tazmini taleplerine ilişkin olduğu, davacı kurumun davalının abonesi olmadığı, söz konusu hak düşürücü sürenin davada uygulanması mümkün olmadığından hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir.

Davacı tanığı ... beyanında: "Ben halen ...'da hasar sorumlusu olarak görev yapmaktayım, olayı hatırlıyorum, adresi de ... Caddesindeydi, ... halen oralarda kazılarına devam etmektedir, olay günü sahada olduğumuz için bu tür kazalar sıklıkla meydana geldiği için sık sık kontrol ediyoruz, sık sık bakır ve fiber kablolar kazı çalışması nedeniyle koparılıyor, olay günü de kazı çalışmasının yapıldığı muhtarlığın bulunduğu yerde köşede kazı çalışması yapıldığı bilgisi geldi, bizim kendi aramızda whatsapp grubumuz var, oradan öğrendim, hemen olay yerine intikal ettik, zaten yakındaydık, gittiğimizde güzergahımızın dağıldığını, menhor kapağının dağıldığını, zarar gördüğünü gördük, daha sonra taşeron firmamızı yönlendirdik ve güzergahımızı sağlama aldık, tamirat yaptırdık, sahada çalışan taşeron firmaların çoğunu tanıyoruz, kime iş yaptığını biliyoruz, o cadde boyunca ...'ın çalışma yaptığını biliyoruz, hatta taşeron firmalarda çalışanların bazılarını ismen biliyoruz, şu an halen çalışma yapılıyor, genelde ... çalıştığı zaman bazen levhalar oluyor fotoğrafını çekiyoruz, burada levha yoktu, biz orada çalışma yapanları tanıdığımız için ve sık sık muhatap olduğumuz için ...'ın taşeronlarının çalışma yaptığını böylelikle anladık ve tespit ettik, ayrıca yer altına kablo döşendiği için ve elektrik kablolarını bir tek ... döşediği için ve yüksek gerilim hattı olduğundan ... olarak tutanak düzenledik, tutanaktaki isim altındaki imza bana aittir." demiştir.

Davacı tanığı ... beyanında: "Ben ...'da çalışıyorum, hasar işlerine bakıyorum, olay günü hatırlıyorum bize ekiplerden ihbar geldi, ...'ın çalışma yaptığını, hasar oluştuğunu bildirdiler, gittiğimizde ...'un mevcut altyapısında kullandığı güzergahların kepçe vasıtasıyla kazı sırasında zarar verildiğini gördük, olay yerinde de zaten ...'ın tabelası vardı, ekipler de oradaydı, kazıyı taşeron firmaya yaptırıyorlardı, biz de o şekilde hasar tespit tutanağı düzenledik, güzergahta fiber kablo döşendiğinden çalışan firmaya kabloları tamir etmelerini istedik, onlar da bunu kendilerinin yapamayacağını söylediler, bu yüzden kendi ekiplerimize tamiratı yaptırdık, tanıklık ücreti istemiyorum, tutanaktaki isim altındaki imza bana aittir." demiştir.

Mahkememizce alınan 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

06.10.2021 tarihinde, ... ili ... ilçesi .... Mahallesi, ...adresinde, davalı şirket tarafından yapılan alt yapı çalışmaları esnasında, davacı ... A.Ş. ye ait kablo ve yeraltı alt güzergahının hasara uğratıldığının anlaşıldığı, 09.12.2024 tarihli duruşmada davacı tanığı ... tarafından hasar tarihinde davalı ... tarafından çalışma yapıldığının beyan edildiği, yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirmeler doğrultusunda alt yapı tesislerinin montajı bakımından davacı şirkete müterafik kusur atfedilemeyeceği, davalının kusurlu olduğu, hasar tarihi öncesinde davalı şirketçe alınmış kazı ruhsatı bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, cadde boyunca bulunan menhol ve ek odalarının, davacının altyapısının mevcudiyetine dair uyarı niteliğinde olduğunun da tespit edildiğini, tarafların alt yapılarının sokak ve cadde güzergahları boyunca yan yana olduğunu, davacı şirket tarafından dosya kapsamına sunulan ‘...’ firmasına ait Günlük Şantiye Defteri ve e-fatura kayıtlarından, yeraltı güzergâhında yürütülen telekom hattı çalışmalarında kullanılan malzeme ile onarımın yapıldığı adres bilgilerinin, hasar tespit tutanağında belirtilen adresle uyumlu olduğu, iş tanımlarına ilişkin poz numaralarının ... tarafından aynen uygulandığının anlaşıldığını, bu kayıtların, davacı kurumun hasarın onarımı için özel olarak işçi görevlendirip çalıştırdığını kanıtladığını, dolayısıyla, hasara ilişkin işçilik ve nakliye bedellerinin hasar toplam tutarına dahil edilmesinin mümkün olduğunu, hasar içeriğinin, zarar gören altyapı boru güzergahının yenilenmesi içerikli olduğu, bu onarım kapsamında kullanılan emtiaların gerekli olduğu ve hasar onarım bedelinin piyasa rayicine uygun hatta rayicin altında talepli olduğu, davacının zararının toplam 865,03 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince:

06.10.2021 tarihinde, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... adresinde, alt yapı çalışmaları esnasında, davacı ... A.Ş. ye ait kablo ve yeraltı alt güzergahının hasara uğratıldığı anlaşılmaktadır. Kablo ve yeraltı güzergahının hasara uğratılmasına müteakip şirket elemanlarından ... ve ... tarafından hasar tespit tutanağı düzenlenmiştir. Bu tutanak tanıkları mahkememizde dinlenmiş ve anlatımlarına göre hasarı veren kurumun davalı ... olduğuna kanaat getirilmiştir. Zira tanık anlatımları ile bilirkişi heyetinin tespitine göre tarafların alt yapılarının sokak ve cadde güzergahları boyunca yan yana olduğunun anlaşılmaktadır. Davalı şirketçe alınmış bir kazı ruhsatı bulunmamaktadır. Hasar mahallinde tespit edilen saha dolabı, menhol ve ek odaları, sokak boyunca ... altyapısının varlığına işaret etmektedir. Hasar, gündüz saatlerinde (11:30) ve havanın açık olduğu bir zamanda meydana gelmiştir. Buna rağmen gerekli dikkat ve özen yükümlülüğü yerine getirilmemiş ve bu suretle hasara sebebiyet verilmiştir. Bilirkişi heyet raporuna göre; ... altyapı yönetmeliklerine göre şehir içi yollarda hatların yaklaşık 60 cm, yoğun trafik bölgelerinde 80–100 cm, kazı riski yüksek alanlarda ise 100 cm ve üzeri derinlikte döşenmesinan öngörüldüğü ancak bu standartların, hattın düz güzergâhı için geçerli olup, ek odası çıkışları ve muf bağlantı noktalarında boruların zorunlu olarak daha yüzeye yakın geçtiği mühendislik açısından bilinen bir durum olduğu, bu nedenle, fotoğrafta görülen yüzeye yakın boru pozisyonu tek başına yerleşim derinliği bakımından kusur olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki teknik görüşe itibar etmemek için bir neden görülmediğinden mahkememizce de kabul edilmiş ve davalı taraf tam kusurlu kabul edilmiştir. Teknik bilirkişi hasarın 865,03.-TL olarak makul kabul ettiğinden bu miktarın haksız fiil tarihi olan 06.10.2021 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuşkur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE,

06.10.2021 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte 865,03.-TL hasar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

1.Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00-TL olup, peşin alınan 269,85-TL harçtan eksik alınan 462,15-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

2.Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 565,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL' ve tanık ücreti masrafı 150,00-TL'den oluşan 12.715,00-TL yargılama gideri ile 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç toplamı 13.254,70-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,

4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 865,03-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

5.Taraflar tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE,

6.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/03/2026 KATİP - HAKİM -

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog