T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşbu dava her ne kadar ticaret mahkemesinde açılıp, ticari nitelikte de olsa, ekte sundukları -------kararlarından anlaşıldığı üzere, ticari nitelikte ki menfi tespit davalarının dava şartı olarak arabuluculuğa gidilmesi zorunlu değildir. Bu sebeple zorunlu olarak taraflarınca direkt dava yoluna gidildiğini,
Davalı taraf, Müvekkil adına bulunan ----- tutarlı çeklere istinaden ------ olmak üzere dava açmıştır. Ancak müvekkilin davalı tarafa karşı böyle bir borcu olmadığı gibi bir alacak ilişkisi de mevcut olmadığını, ayrıca bahse konu çekteki imza hiçbir şekilde müvekkile ait değildir.-----esas nolu dosyadaki bilirkişi raporuyla da imzanın müvekkiline ait olmadığı tespit edildiğini, bu kapsamda ----- müzekkere yazılarak dosyanın istenmesini ve bu şekilde davamızın kabulünü talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle; Haklı davalarının kabulüne, bahse konu çekteki imzanın müvekkile ait olmadığının ve müvekkilin borçtan sorumlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve nispi vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizde derdest olan işbu dosyada davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak menfi tespit istemine dayalı işbu dava ikame edilmiş ise de yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesi ile dava konusu edilen alacak miktarının %10'undan az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Şöyle ki; huzurdaki dava yetkili mahkemede ikame edilmemiş olup yetkili mahkeme müvekkilin yerleşim yerinin bulunduğu istanbul anadolu asliye ticaret mahkemesi olduğunu, Müvekkilin yerleşim yeri ---- olduğundan huzurdaki uyuşmazlık yönünden yetkili Mahkeme----- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Yine çeklerden birisinin keşide yeri İstanbul ve diğer çekin keşide yeri --------olduğundan her halde ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilen işbu dava yönünden yetkisizlik kararı verilmesi gerekmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle; Öncelikle huzurdaki davanın yetkili olan ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmamış olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesini, yargılamanın esasına girildikten sonra yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesi ile dava konusu edilen alacak miktarının %10'undan az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ :Dava,Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.Bilindiği üzere, 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince ------- tarihinden sonra menfi tespit talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Davacıya 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin mahkememize sunulması gerektiği hususunda süre verilmesi gerekmekte ise de davacının dava dilekçesinde açıkça başvurmadığını beyan ettiği anlaşıldığından davacı tarafa süre verilmesi gerekli görülmemiştir. Kaldı ki dava şartı olan arabulucuya başvurulması tamamlanabilir dava şartı değildir. ------- yayınlanan Orman kanunu ve bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm ----------tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir.Netice itibariyle eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu yasal düzenleme ile ortaya konulduğu, bu haliyle menfi tespit talebi yönünden TTK 5/A maddesi kapsamında yer alan arabuluculuğa ilişkin dava şartının mahkemece resen göz önünde bulundurması gerektiği, eldeki dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun menfi tespit davası olduğu, davacı yanın dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurması gerektiği, ancak başvurmadığı görülmüştür. Dava menfi tespit davası olup ticari dava olduğu ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın 6102 Sayılı kanun 4. Ve 5/A maddeleri, 6325 Sayılı Kanun 18/A-2. Maddesi HMK 114/2. Ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 116,60 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026