Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/4417 E.  ,  2026/162 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/210 Esas, 2024/138 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; inşaat sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 2005 yılında başlayan '...' konut projesinin sahibi olduğunu, projenin ismini marka olarak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil ettirdiğini, markasına yaptığı yatırımlarla bu ibareyi aynı zamanda tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalılardan ... LLC'nin Amerika'da kurulmuş faaliyetlerini kurmuş olduğu franchising ağı ile tüm dünyada yayan bir emlak pazarlama şirketi olduğunu, diğer davalı ...'nun ise ... olarak ... ile emlak komisyonculuğu işleri yapmakta olduğunu, davalıların emlak komisyonculuğu yaparken müvekkili şirketin markasını kullandıklarını, özellikle ...'nun proje konutlarından birinde home ofis kurarak daire satışı gerçekleştirdiğini, düşük fiyatla yaptığı satışlarla zararına yol açtığını, aynı mevkide yer alan ilan panolarında reklam vererek müvekkili ile aralarında bağlantı olduğu izlenimi yarattığını, davalının aynı zamanda aynı ibareyi marka olarak tescil ettirmek için başvuru yaptığını ve alan adı olarak da adına tahsis ettirdiğini, tüm bu eylemlerin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek her iki davalı tarafından marka haklarına tecavüzün durdurulması ve men'i, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ve yoksun kalınan kar ile uğramış bulundukları zararının tazminini ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "..." projesi içinde bulunan dairelerini gerek satarken, gerek kiralarken "..." ibaresini kullanmalarının en doğal hakları olduğunu, davacı şirketin ispat edilebilir bir zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak; davalıların eylemlerinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye (556 sayılı KHK) aykırı olduğu, tarafların aynı nitelikte ticari faaliyette bulundukları ve davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talebi bakımından; takdiren manevi tazminat yönünden bozma ilamı dikkate alınarak 40.000,00 TL manevi tazminata, maddi tazminat talebi bakımından ise hesaplama yapılamadığı, bu haliyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi gereğince takdiren maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 50.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni, yoksun kalınan kar nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Mahkemece bozmadan önceki 28.01.2020 tarihli kararda haksız rekabet yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş, bu husus temyize konu edilmemiştir. Dairemiz bozma ilamında yalnızca manevi tazminat hususu değerlendirildiği ve Mahkemece bozma doğrultusunda bu yönde karar verildiği dikkate alınarak bozma sonrası haksız rekabet yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmiş olması kazanılmış hak müessesine aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (10 ) numaralı bendi olan “Haksız rekabet yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog