Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/13853 E.  ,  2025/16492 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/818 Esas, 2025/2682 Karar
KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/263 Esas, 2023/43 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .

. Mahallesi 3 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerindeki yapının bedelinin dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan yapı yaklaşık birim maliyetlerine göre hesaplanması gerektiği hâlde, bilirkişi raporunda dava tarihindeki maliyetlerin kullanılmasının inşaat maliyetlerinin çok gerisinde kalacağı ve hak kaybı yaratacağı gerekçesiyle Haziran 2022 tarihli maliyetlerinin kullanılmasının hatalı olduğunu, yapı bedelinin yüksek hesaplandığını, emsal incelemesinin uygun olmadığını, iki emsalin aritmetik ortalaması alınarak değer biçilmesinin mevzuata uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazların emlak vergi değerlerinin karşılaştırılmadığını, emsal alınan taşınmazlarda 3 05... parsel imar parseli olduğu hâlde, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadan değer biçildiğini, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 başvuru numaralı ve 23/10/2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı ve 9.5.2019 tarihli kararı (R.G. 01.06.2019/30791) Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/2081 Esas, 2019/14349 Karar sayılı kararında dikkate alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmaza kıyasi emsal olarak alınan iki adet emsalin satış tarihindeki metrekare birim fiyatlarının ortalaması alındıktan sonra tespit edilen metrekare birim fiyatı dava tarihine endekslenmek suretiyle değer biçildiğinden rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, öte yandan bilirkişi kurulunca kıyasi emsal olarak alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi Yurt İçi Üretici Fiyat Endeks oranları dava tarihi olan Nisan 2022 itibarıyla 1423,17, emsal alınan 3 05... parselin satış tarihi olan Mayıs 2021 itibarıyla 666,79, emsal alınan 4 22... parselin satış tarihi olan Eylül 2017 itibarıyla 300,9 olduğu hâlde, bu oranlar sırasıyla 1321,90 - 641,93 - 311,85 alınarak hesap yapan rapor doğrultusunda karar verilmesi isabetli bulunmamış olup 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin aynı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrası uyarınca dava tarihi itibarıyla yapılması gerektiğinden; dava tarihi 11.04.2022 olup, 2022 yılı için 01.01.2022 tarihi itibarıyla uygulanacak olan 2022/1. döneme ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ'e göre, yapı sınıfına uygun resmî birim fiyatının esas alınması gerektiği gözetilmeden, 02.06.2022 tarihinden itibaren uygulanması gereken 2022/2. döneme ait resmî birim fiyatı esas alınarak yapı bedelinin hesaplanması yerinde bulunmamış ve dava konusu taşınmazla aynı mahallede olan ve bilirkişi raporunda irdelenen, ilgili araştırmaları da mahkemece tamamlanmış olan Barbaros Mahallesi 3 05... parsele göre ve 2022/yılı 1. dönem yapı maliyet cetveline göre hesaplama yapılabilir olduğundan, usul ekonomisi de dikkate alınarak bilirkişilerden ek rapor alınmamış ve bu hesaplama Dairelerince yapılarak istinaf edenin sıfatı da gözetilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog