T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARARIN
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, inşaat, tesisat tadilat işleri ile iştigal etmekte olduğunu, davalı şirketin yetkilisi ise ... Eski belediye Başkanı .... olduğunu, davalı şirketin yetkilisinin geçmişteki sıfatı nedeniyle müvekkili emeğinin karşılığının ödeneceğinden tereddüt etmeyerek yazılı sözleşme yapmamış olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ait binanın yangın tesisatının imalatını yapmış olduğunu, müvekkilince anlaşılan iş yapılmasına rağmen davalı ödemeye yanaşmamış ve arabuluculuk sürecinden de sonuç elde edilememiş olduğunu, müvekkili tarafından işin yapıldığı konusunda taraflar arsında ihtilaf bulunmamakta olduğunu, davalı tarafın metresi 1.000,00-TL karşılığında işin bedelinde anlaşılmasına rağmen bedeli inkar etmekte olduğunu, bu durumda işbu davadaki talebin yapılan işin kadri maruf değerinin tesbiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğunu, yapılan işin bedelindeki ihtilaf nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere davamızı şimdilik 10.000-TL kısmi dava olarak ikame ettiklerini, talep ettikleri bedele dava tarihinden itibaren avans faiz yürütülmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenle; davamızın kabulü ile; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL kısmi alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle görev itirazının kabulü ile sayın mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi kanaatte olunması halinde, dava şartı eksikliği, husumet yokluğu ve belirsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, esasa girilecek olursa, davanın haksız ve dayanaksız olması nedeniyle esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için, Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Belirtilen bu esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde, davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminden kaynaklandığı, davanın mutlak ve nisbi ticari dava niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2.Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3.Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)