Esas No
E. 2025/520
Karar No
K. 2026/162
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/520 Esas
KARAR NO: 2026/162
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/01/2022
KARAR TARİHİ: 10/03/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 01.01.2021 tarihli acentelik sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin acentesi olduğunu, davalı firmanın müvekkili şirket nezdindeki cari hesabı olduğunu ve müvekkili şirkete ait otelde yapılan konaklamalara dair ücretlerin ödenmemesi nedeniyle 30.09.2021 tarihi itibariyle 42.984,73 TL borç bakiyesinin bulunduğunu, yapılan görüşmeler ve yazılı ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.

Mahkememizce yapılan kontrolde; işbu davanın 18/01/2022 tarihinde açılmakla mahkememizin 2022/45 Esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda 21/06/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine yönelik hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2022/1712 Esas, 2025/411 Karar sayılı, 13/03/2025 tarihli kaldırma ilamı uyarınca dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydı yapılmakla yargılama kalındığı yerden devam olunmuştur.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan acentelik sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda; davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan 01.01.2021 tarihli acentelik sözleşmesi kapsamında davacıya ait otelde davalının müşterilerinin konaklaması üzerine ücretlerin davalı tarafından tahsil edilmesine rağmen davacıya ödenmediği iddiasıyla davacının toplam 42.984,73 TL cari hesabın davalıdan tahsili istemiyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasından icra takibine girişilmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.

Tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizce ilgili kaldırma ilamı kapsamında usul ekonomisi ilkesi uyarınca 18/07/2025 tarihli tensip zapt ile birlikte taraf vekillerine usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2020- 2025 yıllarına ait ticari defter ve belgelerini sunmak üzere kesin süre verilmiş olup işbu tensip zaptı taraf vekillerine elektronik tebliğ hükümleri kapsamında 23/07/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafça yerinde inceleme yapılması talep edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; Davacının 2020,2021,2022,2023,2024 ve 2025 yılları Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliği sayın mahkemenizin takdirinde olduğu,

Davalı tarafından ticari defterlerin incelemeye sunulmamış olduğu, Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 20.10.2021 tarihi itibariyle, davacı yanın davalı yandan 42.984,73 TL alacaklı oldukları, bu tarihten sonra davalı yan tarafından davacı yana yapılmış ödemeye davacı ticari defterlerinde rastlanmamış olduğu, İlk Fatura İlk ödemeye saydırıldığı zaman Davacı alacağının, toplam tutarı 42.984,73 TL olan 20 Adet Temel E-Faturanın davalı yan tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu,

Temel E-Faturalara ancak karşı tarafa iade faturası düzenlenerek, Noter Kanalı ile İhtarname düzenlenerek veya KEP üzerinden itiraz edilebileceği, ancak dosya içeriğinde davalı yan tarafından, davacı alacağını oluşturan, davacı yan tarafından düzenlenmiş işbu Temel E-Faturalara itiraz niteliğinde bir belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,

Davacı yan tarafından davalı yana 07.10.2021 tarihinde 42.984,73 TL alacaklarının ödenmesi için PTT ile İadeli Taahhütlü olarak ihtarname gönderilmiş olduğu, işbu belgenin 13.10.2021 tarihinde davalı yan adresinde Kadir Dikicioğlu tarafından teslim alınmış olduğu, işbu ihtarnameye cevap niteliğinde davalı tarafından davacı yana gönderilmiş bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, ....İcra Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 29.07.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında “2021/... ESAS sayılı takip dosyasının kaydı açık olup 10/11/2021 tarihinde takibe itiraz olarak durdurulmuş olduğu, Müdürlük dosyasında tahsilat olmadığı belirtilmiş olduğu,

Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan'ın 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 20.10.2021 tarihinden itibaren asıl alacağına, Davacının takip talebinde belirtmiş olduğu gibi değişen oranlarda reeskont avans faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).

Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. ... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davalı tarafın usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmeyerek davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerini kabul etmiş sayılmış olup aksini ispata elverişli herhangi bir delil sunmadığı da göz önünde bulundurulduğunda davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 42.984,73 TL 'nin %20'si oranında olan 8.596,95 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1.Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına,

2.Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 42.984,73 TL 'nin %20'si oranında olan 8.596,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli olan 2.936,29-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 519,16-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.417,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 912,76 -TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 204,00-TL, bilirkişi ücreti: 7.300,00-TL olmak üzere toplam: 8.416,76-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 42.984,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL, mahkememizin 2022/45 Esas, 2022/522 Karar 21/06/2022 tarihli ilamı gereğince 23/06/2022 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile davacıdan tahsil edildiği, mahkememiz ilamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1712 Esas, 2025/411 Karar sayılı 13/03/2025 tarihli ilamı ile kaldırıldığı ve yapılan yeniden yargılama sonucunda tesis edilen hüküm uyarınca davacıdan tahsil edilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıya iadesi ile 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

7.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog