11. Hukuk Dairesi 2025/2826 E. , 2025/7527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2015 yılından 2017 yılına kadar değişik tarihlerde fatura karşılığı iş yaptıklarını, müvekkilinin ... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı icra dosyası ile bakiye kalan üç faturanın 650.000,00 TL tutarındaki kısmını icraya verdiğini, davalı tarafın iş yaptığı diğer firma ve şahıslara da borcunu ödemediğini, takiplere haksız itiraz ettiğini, davalının hiçbir zaman borcunu ödemeyerek hep kötüniyetli davrandığını ileri sürerek ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, davalı tarafın %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili ile ne şekilde sözleşme yaptığını açıklayamadığını, dava sebeplerini ve delillerini belirtmek ve ispatlamakla mükellef olduğunu, davacı tarafın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacı tarafından dava dosyasına sunulan faturalar, çekler ve EFT listelerinin incelenmesinde müvekkili tarafından davacı tarafa verilen 15.05.2017 tarihli ... 10.000,00 TL'lik çek ve 05.06.2016 tarihli ... Şubesi'ne ait 147.000,00 TL'lik çek olmak üzere iki adet çeki ve ayrıca 29.12.2016 tarihli 75.000,00 TL'lik EFT makbuzunu dosyaya sunmadığını savunarak davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının yapımını üstlendiği hizmet binasının mekanik tesisat ve havalandırma işlerinin davalının alt işvereni olarak, davacı tarafından yerine getirildiği, söz konusu işin yapımı konusunda taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflara verilen süreye rağmen yazılı sözleşmenin dosyaya sunulamadığı, faturalara konu işin eksiksiz bir şekilde davacı tarafından yerine getirildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafından yapılan iş nedeniyle davalıya 19 adet fatura tahakkuk ettirildiği, ancak davacı tarafından, davalıya tahakkuk ettirilen bir kısım faturaların davalı tarafından ödenmediği belirtilerek, davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının da icra takibine itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, dosyaya sunulan son bilirkişi kök ve ek raporunda, davacı tarafından icra takibine konulan; 25.11.2017 tarihli 299.118,20 TL tutarlı faturanın kapalı fatura, 05.04.2017 tarihli 227.651,50 TL tutarlı ve 06.05.2017 tarihli 205.438,00 TL tutarlı faturaların ise açık fatura olduğunun belirtildiği, yine son bilirkişi kök ve ek raporunda, davalı tarafından yapılan ödemelerin fatura kapama şeklinde değil cari hesaba istinaden yapıldığı belirtildiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 102. maddesindeki düzenlemeye göre sonuca gidildiği, bu çerçevede dosyaya sunulan son bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalıya tahakkuk ettirilen fatura toplamının 3.574.640,76 TL olduğu, 30.06.2016 tarihinde kayıtlara alınan 184.000,00 TL'lik çekin iade alınması sebebi ile toplam cari hareketlere dahil edilmediği, davalı tarafından yapılan toplam ödemelerin toplamının ise 3.330.049,94 TL - 184.000,00 TL = 3.146.049,94 TL olduğu, 3.574,640,76 TL toplam alacaktan, yapılan ödeme miktarı olan 3.146.049,94 TL düşüldüğünde, davacının alacağının 428.590,82 TL olduğu, davacının ise icra takibinde toplam 732.207,70 TL alacak talep ettiği, cari hesap üzerinden ödeme yapıldığı için, TBK'nın 102. maddesindeki düzenlemede dikkate alınarak, öncelikle 25.11.2017 tarihli 299.118,20 TL tutarlı faturanın kapalı fatura olması, kapalı faturanın da özelliği gereği düzenlendiği anda ödendiği kabul edildiğinden, cari hesaba göre yapılan ödemenin öncelikle takip konusu bu faturadan düşüldüğü, bu bağlamda 25.11.2017 tarihli 299.118,20 TL tutarlı kapalı fatura dışında icra takibine konulan diğer iki fatura olan, 05.04.2017 tarihli 227.651,50 TL tutarlı ve 06.05.2017 tarihli 205.438,00 TL tutarlı faturaların ise açık fatura olduğu, toplamının 433.089,50 TL'ye ulaştığı, cari hesaba göre ise davalının borcunun 428.590,82 TL olduğu, davacının açık fatura toplamından 4.498,68 TL fazla alacak talep ettiği görüldüğünden, 4.498,68 TL fazla alacak tutarının, TBK'nın 102. maddesi gereği ilk muaccel hale gelen faturadan düşülmesi gerektiği, takip konusu faturalardan ilk muaccel hale gelen faturanın da, 05.04.2017 tarihli 227.651,50 TL tutarlı fatura olması nedeniyle 4.498,68 TL'nin 05.04.2017 tarihli 227.651,50 TL tutarlı faturadan düşüldüğü gerekçesiyle davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazların kısmen iptali ile; icra takibinin 05.04.2017 tarihli 227.651,50 TL tutarlı fatura yönünden 223.152,82 TL, 06.05.2017 tarihli 205.438,00 TL olmak üzere toplam 428.590,82 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın iptali davalarında geçerli olan takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi, bu yönde alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmiş olması nazara alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 15.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.