T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C.
........
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
....... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ..../.....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
...
...
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı tarafın aldığı iş ve ihalelerde inşaat tesisatları ve sair işlerin yapımı konusunda alt taşeron olarak çalıştığını, işleri layıkıyla tamamladıktan sonra ödeme konusunda davalı tarafça ihtilaf çıkarıldığını, müvekkil alacağının bir kısmı için çek, nakit, banka havalesi kanalıyla ödeme yapıldığı ancak, ödemelere rağmen bakiye alacağının kaldığını, yaptığı işlerin denetim mekanizmalarından sorunsuz geçtiğini, müvekkilinin davalı ile yaptığı sözleşmelerde nakit bedel ile birlikte .... 30 daire yapım işinde daire karşılığı anlaşıldığını, davalının müvekkiline hak ettiği ödemeleri yapmadığı gibi müvekkilinin hakkına düşen daireyi de satarak müvekkiline ayrıca zarar verdiğini, müvekkilinin alacağı hesaplanırken dairenin güncel değeri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek şimdilik 25.000,00.-TL'nin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı iddialarını kabul etmediklerini, davacının ayıplı imalatlarının müvekkilince başka firmalara yaptırıldığı için kontrol sırasında görünmediğini, ayıplı işler için ihtarname gönderildiğini, davacıya yapılan fazla ödeme için talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının yapmış olduğu iş bedelinin 494.360,64.-TL olduğu, hakediş miktarı 484.902,95.-TL ödemenin mahsubu sonucu 9.457,66.-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, teknik bilirkişi raporundaki eksik ve ayıplı işlerle ilgili tespitlerin hatalı olduğunu, ayıplı imalat miktarlarının piyasa rayiçlerinin çok üzerinde olduğunu, davalı tarafça müvekkiline verilmesi gereken dairelerin dava tarihi itibariyle değerlerinin 235.000,00.-TL olup, sözleşme gereğince müvekkili alacağından mahsup edilen miktarın 160.000,00.-TL olduğunu, aradaki 74.000,00.-TL davalı tarafça sözleşme gereği müvekkile teslimi gereken daireler nedeniyle elde ettiği haksız kazanç olup, aradaki farkın davalıdan tahsili gerekeceğini, vade farkı faturası adı altında davalı defterlerine kaydedildiği beyan edilen çeklerin çek olarak ödeme olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de, bu çeklerin müvekkiline teslim edildiğine dair bir belgenin dosya içerisinde yer almadığını, bu nedenle sonradan kayıt yapıldığı açıkça belli olan çeklerin müvekkili alacağından mahsubunun mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ........ İnşaat işinde doğalgaz tesisatı işi ve .........30 daire inşaat işinde doğalgaz kolon tesisatı ve iç tesisatı imalatı davacı tarafından yapılmadığı halde bu bedeller mahsup edilmeden hesaplama yapıldığını, buna göre 55.535,36.-TL fazla ödeme olduğunu, bilirkişi raporunun bu itirazlar değerlendirilmeden düzenlendiğini, mahkemece raporun bu hali ile hükme esas alındığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ....... 30 Daire Yapım İşi Sözleşmesi, ....., ............Okulu sözleşmesine dair ek iş, ekinoks evleri, .........., ............, ............. ve şantiyelerin kapsamında eser sözleşmesinin bulunduğu çekişmesizdir. Çekişme, davacı yüklenicinin yaptığı iş sebebiyle hak ediş alacağı ve işin ayıplı ve eksik olup olmadığı hususundadır. Bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre, davacı alacağının yapılan iş miktarı 494.360,61.-TL olduğu ve bu miktardan eksik ve ayıplı imalat bedelleri ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının davalıdan 9.457,66.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı sözleşme gereği müvekkiline verilmesi gereken dairelerin dava tarihi itibariyle değerleri 235.000,00.-TL olmasına rağmen mahsup edilen miktarın 160.000,00.-TL olduğu, aradaki 74.000,00.-TL'nin davacının elde ettiği haksız kazanç olduğunu iddia etmiş ise de, ödemeler dava tarihi itibariyle yapılmadığından bu iddiası yerinde değildir.
Davacı vade farkı faturası adı altında davalı defterlerine kaydedildiğini beyan ettikleri çeklerin teslimine dair belgenin ibraz edilmediği, bu nedenle toplam 78.000,00.-TL bedelli çekin ödeme olarak davalı alacağından mahsubunun mümkün olmadığını iddia etmiş ise de, davalı defterlerinde herhangi bir vade farkı kaydı olmadığı gibi böyle bir faturanın da mevcut olmadığı, bu kayıtların çek ödemelerine ait olduğu tespit edilmiş olup, davacı yargılama sırasında bu çeklerin teslim edilmediğine dair herhangi bir itiraz da bulunmadığından bu itirazının istinaf aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki davacı kendi ticari defterlerine dahi davalıdan 32.000,00.-TL alacaklı görülmektedir. Davacının 78.000,00.-TL çek ödemesi yönünden istinaf talebi yerinde değildir.
Davalı istinaf talebi yönünden ise, davalı ...................... inşaat işinde doğalgaz tesisatı ve ....... 30 daire inşaat işinde doğalgaz kolon tesisatı ve iç tesisatı imalatı davacı tarafından yapılmadığı halde, bu bedeller davacı alacağından mahsup edilmeden hesaplama yapıldığını belirtmiş ise de, bilirkişi raporunda ............ inşaatında davacının 14.388,00.-TL tutarlı doğalgaz tesisat işini yapmadığının ve bu işin davalı tarafından dava dışı firmaya yaptırıldığının tespiti ile bu miktarın davacı alacağından mahsup edildiği, ....... 30 daire yapım işinde 27.000,00.-TL'lik doğalgaz iç tesisatı işini davacı tarafından yapıldığı iddia edilmiş ise de, bu iddiayı ispata yönelik bilgi ve belge mevcut olmadığından bu bedelin nihai hesaplamaya dahil edilmediği ve davacı alacağı olarak değerlendirilmediğinden davalının bu bedele yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmaktadır. Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddi gerekir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1..... ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .......... tarih ....../.....-......./..... sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE,
2.a)İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
b)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 646,05.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 162,30.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 483,75.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3.İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4.Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 01/06/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...