Esas No
E. 2025/393
Karar No
K. 2026/121
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/393 Esas
KARAR NO: 2026/121
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/05/2025
KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı nezdinde ... no.lu ZMMS, ... no.lu KASKO-İMM poliçesi bulunan ... plakalı araç arasında 25.02.2023 tarihinde kaza meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru akabinde öncelikle ZMMS poliçe limitinden tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2023.E... sayılı dosya ile talepte bulunulduğunu, 120.000-TL üzerinden kabul kararı verildiği daha sonrasında sigorta şirketi 50.000-TL'lik değer kaybı ödemesinin ZMMS poliçesinden ödendiği ve ZMMS limitinden bakiye 70.000-TL kaldığını belirterek karara itiraz ettiğini, İtirazın kabul gördüğünü ve dosya 70.000-TL üzerinden karara çıktığını, araçta meydana gelen hasar bedeli daha yüksek olduğundan KASKO-İMM poliçesinden de talepte bulunulduğunu ve bu taleple ilgili de Sigorta Tahkim Komisyonuna nezdinde 2023.E... sayılı dosya açıldığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli iskontosuz KDV dahil 214.506,83-TL olarak tespit edildiğini, 2023.E... sayılı dosyada nihai olarak 214.506,83-TL üzerinden ZMMS limiti olan 120.000-TL düşülerek 94.506,83-TL üzerinden başvurunun kabulüne karar verildiğini, ancak burada tazminat kalemlerinin hatalı mahsubu sonucunda bir hesap hatası volduğunu, müvekkiline ödenen 50.000,00-TL değer kaybı tazminatı, hasar bedeliymiş gibi hasar bedeli tazminat mikarından düşüldüğünü, hasar bedeline ilişkin bakiye kalan 50.000,00-TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın 25.02.2023 tarihinde meydana geldiğini, davacının davasını 28.05.2025 tarihinde açtığını,

TTK 1420 madde gereği süresinde açılmayan davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini,

HMK 303. Madde kapsamında tarafları ve konusu aynı talepler yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu 24/04/2023 tarih 2023.E... sayılı başvurusu üzerine verilen 26/12/2023 tarih K-2023/... sayılı kararı gereğince davacı tarafa ödemeler yapıldığını, davacının davasının öncelikle zamanaşımı ve kesin hüküm nedeniyle usulden reddini, esasa girilmesi halinde ise STK 2023.E... sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararında "makul iskonto ile tespit olunan KDV dahil 193.056,15 TL hasar onarım bedeli" tespiti üzerinden yapılan ödemelerin mahsubu şeklinde karar verilmesini fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin ek dava mahiyetindedir.

Somut olayda; Davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta nezdinde ... no.lu ZMMS, ... no.lu KASKO-İMM poliçesi bulunan ... plakalı araç arasında 25.02.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde İMMS poliçe limiti kapsamında eksik ödenen 50.000,00-TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Dosya arasına celp edilmiş olan Sigorta Tahkim Komisyonu dosyaları incelendiğinde;

Sigorta Tahkim Komisyonunun 2023.E... sayılı dosyası incelendiğinde; başvuran tarafın davacı ..., karşı tarafın ise ... Sigorta A.Ş. Olduğu, ZMMS kapsamında yapılan başvuru akabinde poliçe limitinin tamamı olan 120.000-TL üzerinden kabul kararı verilmiş ise de yapılan itiraz akabinde sigorta şirketinin 50.000-TL'lik değer kaybı ödemesinin ZMMS poliçesinden ödendiği ve ZMMS limitinden bakiye 70.000-TL kaldığı görülmekle "... O halde, 120.000.-TL ZMMS teminat limiti kapsamına başvurana ödenen 50.000.-TL değer kaybının da dahil edilerek toplam teminattan mahsubu ile kalan 70.000.-TL hasar tazminatına hükmedilmesi gerektiği halde teminat limitinin aşılması sonucunu doğuracak şekilde 120.000. TL üzerinden başvurunun kabulü isabetli görülmediğinden bu yöne ilişkin itirazın kabulü gerekmiştir." şeklindeki gerekçesi ile "Başvurunun 70.000 TL olarak kısmen kabulü ile 15.04.2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, 50.000.-TL’lik fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar tesis edildiği ve işbu kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Sigorta Tahkim Komisyonunun 2023.E... sayılı dosyası incelendiğinde; başvuran tarafın davacı ..., karşı tarafın ise ... Sigorta A.Ş. Olduğu, İMMS kapsamında yapılan başvuru akabinde bilirkişi tarafından hazırlanan raporda "tespit edilen bakiye alacak tutarları icmali iskonto uygulanmamış hasar tutarı üzerinden bakiye alacak tutarı KDV hariç 181.785,45-₺ KDV dâhil 214.506,83-₺ iskonto uygulanmış hasar tutarı üzerinden bakiye alacak tutarı KDV hariç 163.606,91-₺ KDV dâhil 193.056,15-₺" Şeklinde tespit yapılmış ve başvuran tarafça iskonto uygulanamayacağını belirterek talebini trafik sigortası teminat limitini mahsup ederek, 94.506,83 TL hasar onarım bedeli olmak üzere artırarak, tahsilini talep etmiş, hakemler tarafından makul iskonto ile tespit olunan KDV dahil 193.056,15 TL hasar onarım bedelinden, trafik sigortası teminatı dahilinde olan 120.000,00 TL sının tenzili ile 73.056,15 TL bakiye hasar onarım bedeli zararı olduğu kabul edilerek "Talebin kısmen kabulüne, 73.056,15 TL maddi tazminatın, 02.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... Sigorta A.Ş’ den tahsil edilerek, başvuran ...’ e ödenmesine, fazla 24.273,04 TL talebin reddine," karar verilmiş olup bu karara karşı itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyeti tarafından hasar bedelinde iskonto uygulanmaması ve davacının gerçek zararı üzerinden karar verilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabul edilerek "Başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 94.506,83 TL tazminatın 02.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta kuruluşundan tahsil edilerek başvurana ödenmesine," karar verilmiş olduğu ve işbu kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.

Davacı ve davalı arasında Sigorta Tahkim Komisyonunu dosyalarında alınan kusura ilişkin raporda; "-... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ in: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin de açıklanan trafik kuralı ihlali görülmediğinden kazanın meydana gelişinde KUSURUNUN OLMADIĞI kanaatine varılmıştır. -... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ ın: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin de açıklanan trafik kuralı ihlali görülmediğinden kazanın meydana gelişinde KUSURUNUN OLMADIĞI kanaatine varılmıştır. -... plaka sayılı araç sürücüsü ... ...’ ın: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56/c,52/b-c Madde 84/d ve bağlı yönetmeliğin Madde 107 bendinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde ASLİ KUSUR (%100) kuralını ihlal ettiği," kanaatine varılmış olduğu görülmüştür.

Dosyaya davacı tarafça sunulan beyanlar incelendiğinde davacının sigorta tahkim komisyonu nezdinde İMMS kapsamında açmış olduğu başvuru dosyasında alınan bilirkişi raporunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli iskontosuz KDV dahil 214.506,83-TL olarak tespit edilmiş olmasına rağmen davacıya ödenen 50.000,00-TL değer kaybı tazminatı, hasar bedeliymiş gibi değerlendirilerek davacının hatalı olarak ZMMS poliçe limiti olan 120.000,00 TL'nin tamamını düşerek talepte bulunduğu, oysaki mahsup edilmesi gereken 70.000,00 TL olması gerektiğinden bahisle hasar bedeline ilişkin bakiye kalan 50.000,00-TL alacağının tahsili amacıyla işbu davanın açıldığını beyan etmiş olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK 109 maddesinde kısmi dava düzenlenmiş olup, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği hüküm altına alınmıştır.

Davanın kısmi nitelikte olması halinde ilk açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve bağlayıcıdır. Kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacak, kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacak, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacaktır. Başka bir ifadeyle, ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır (Yargıtay HGK 2013/7-1728 E - 2015/1036 K sayılı ilam).

Bu açıklama ışığında eldeki dava bir ek dava mahiyetinde olup Sigorta Tahkim Komisyonunun 2023.E... sayılı dosyası taraflar arasında hükmedilen kısım, bilirkişi raporu ve yapılan tespitler bakımından kesinlik teşkil etmekte olduğundan mahkememizce yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş olup davacının bu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu kısmı dava etmiş olması sebebiyle davalının kesin hüküm itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçe Genel Şartları 1. Maddesinde poliçe teminatının kapsamının “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder” düzenlemesiyle belirlendiğinin görüldüğünü, Genel Şart kapsamına bakıldığında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının teminat altına aldığı açıkça belirtildiğinden, davacı aracında kaza tarihi itibariyle Karayolları Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminat limitinin üzerinde bir zararın oluşması halinde İMMS poliçesine dair sorumluluk başlayacağından somut olayda ZMMS kapsamında poliçe limitinin tüketilmiş olduğu görülmekle davalıya başvuruda bulunabileceği kanaatine varılmıştır.

Poliçe tanzim tarihi ve riziko tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420/1. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır." düzenlemesine yer verilmiş olup; Aynı yöndeki düzenleme, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesinde de “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.” şeklinde yapılmıştır. Yine Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1-son cümlesi gereği hasar ihbarından sonraki 45. gün sonunda alacağın muaccel olacağı düzenlenmiştir. Davacının talebi, mal sigortalarının bir türü olan kasko sigorta poliçesine dayanmakta olup, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Somut olayda davacının davalı sigorta şirketine karşı İMMS kapsamında Sigorta şirketine gönderilen tazminat talebini havi yazı, 31.03.2023 Tarihinde tebliğ edilmiş olup sigorta şirketi, 02.05.2023 Tarihinde temerrüde düşmüştür. Kural olarak 2 yıllık sürenin başlangıcı 02/05/2023 tarihi kabul edilmekle +2 yıl eklendiğinde 02/05/2025 tarihine tekabül ettiği, arabuluculukta geçen (24.02.2025- 07.04.2025) süre de bu süreye eklendiğinde davanın açıldığı 28/05/2025 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmüş olup ayrıca zamanaşımını kesen sebeplerin tartışılmasına gerek görülmemekle davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu anılan gerekçeler ve taraflar arasında kesin delil teşkil eden raporlar incelendiğinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalanmış olan aracın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın hasarın onarım bedelinin KDV dahil 214.506,83-TL olduğu, bu bedelden davalının yapmış olduğu 70.000,00 TL + 94.506,83 TL toplamı olan 164.506,83 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye 50.000,00 TL alacağının kaldığı ve bu bedelin davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde olduğu anlaşılmakla davacının davalıdan 50.000,00 TL talep edebileceği kanaatine varılmış ancak davacının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talebi incelendiğinde; davalının dava açılmasına yahut eksik ödemeye sebebiyet vermediği; davacının gerek davalıya yapmış olduğu ihbar başvurusunda gerekse tahkim komisyonu nezdindeki başvuru dilekçesinde ve talep arttırım dilekçesinde kendisinin 120.000,00 TL'nin tamamını hatalı olarak (fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak) mahsup etmesi sebebiyle taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu görülmekle dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1.Davacının davasının kabulü ile 25.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 50.000,00 TL bakiye hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Alınması gerekli olan 3.415,50-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 853,88-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.556,78-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 265,00-TL olmak üzere toplam: 1.821,78-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog