11. Ceza Dairesi 2025/2565 E. , 2025/15771 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma, 2023/... Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci ...
8.Sulh Ceza Hakimliğinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/9707 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/24116 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, müştekinin yurt dışında işçi olarak çalıştığını, şüphelilerin kendilerini sosyal güvenlik uzmanı olarak tanıtarak müştekiden Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmek üzere 35.500,00 Euro para aldıklarını fakat kuruma ödeme yapmadıklarını, kuruma emeklilik işlemleri için geç başvuru yaptıklarını, şikayet edileceklerini öğrenen şüphelilerin müştekiye 5.000,00 Euro iade gönderdiklerini, şüphelilerin müştekiden aldıkları parayı haksız yere uhdelerinde tutarak menfaat sağladıklarını iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin alınan ifadelerinde üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemeleri karşısında başkaca herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; olayın aydınlatılmasına yarar şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılarak, şüphelilerin müşteki ile ilgili kuruma herhangi bir başvurusunun bulunup bulunmadığı, başvuru var ise tarihinin ne olduğu, şüpheliler hakkında benzer iddialar ile ilgili soruşturma dosyalarının bulunup bulunmadığı gibi hususların araştırmasının yapılması ve sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin Almanya'da işçi olarak çalıştığının, şüphelilerin ise kendilerini sosyal güvenlik uzmanı olarak tanıtarak Avrupa'da yayın yapan çeşitli televizyon kanallarında, yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye'de emekli olabilecekleri yönünde vaadlerde bulunduklarının, bu yayınlardan etkilenen şikayetçinin şüpheliler ile irtibata geçtiğinin ve emeklilik işlemlerinde kullanılmak üzere 35.500,00 Euro para gönderdiğinin, buna karşın herhangi bir işlem yapılmadığı gibi 5.000,00 Euro dışında, kalan paranın da iade edilmediğinin iddia olunması karşısında; Tv reklam ve yayınını içeren CD'nin incelenerek tutanağa bağlanması, şüphelilerin sosyal güvenlik uzmanı olup olmadıklarının, değilse hangi işle iştigal ettiklerinin, şikayetçi adına emeklilik işlemlerini takip edip edemeyeceklerinin kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde tespit edilmesi, buna ilişkin belgelerin getirtilerek incelenmesi, Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak şikayetçi adına herhangi bir başvuru olup olmadığının, varsa tarihinin ve herhangi bir ücret ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, yatırılan ve iade edilen paralara ilişkin banka hesap hareketleri ile dekontların celbedilmesi, şikayetçi ile şüpheliler arasında görülen hukuk dava dosyası ile şüphelilerin benzer eylemleri yönünden yürütülen soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının tespitinden sonra ilgili dosyaların incelenerek, bu dosyayı ilgilendiren delillerin birer suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre suç vasfının ve şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...somut olayda ileri sürülen iddiaların hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu, suç teşkil etmediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.... 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/9707 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12.2025 tarihinde karar verildi.