T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil------.bünyesinde çalışan bir kişi iken şirketten ayrılmış ve işçilik hak ve alacakların tahsili amacıyla borçlu şirkete karşı ----. İş Mahkemesinde -----. Dosyası ile görülen dava açılmış ve yargılama sonucu verilen karar kesinleşmiştir. Kesinleşen karar için davalıların yönetici ve ortak oldukları diğer davalı-----. aleyhine --- İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyasında ilamlı takibe başlandığını, davalı şirket gayrimenkul değerleme işi ile iştigal eden bir kuruluş olup genelde bankalara hizmet verdiğini, davacı şirkette gayrimenkul değerleme uzmanı olarak çalıştığını, davalı şirketin işleri iyi ve devam ederken hayatın olağan akışına aykırı biçimde iş düşüşleri yaşanmış çalışanların maaşları ödenmemiş, çalışanlar işten ayrılmış ve mağdur edildiklerini, davacı şirket aleyhine iş davaları açılınca şirketin hisselerinin tamamı iş konusu ile ilişkisi olmayan birine devredildiğini, davalılar açıkça mal kaçırmak amaçlı olarak şirketin içini boşaltıldığını, şirkete yapılan tebligatlar sanal ofis olarak sadece adres için kiralanmış adreslere yöneltilmiştir. Davalı şirket yetkilileri alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla iş yerini ”---- devretmişlerdir. Bu kişinin gayrimenkul değerleme işi ile ilgisi bulunmadığını, davacının eşi de davalı şirkette gayrimenkul değerleme uzmanı olarak çalışmış olup o da işçi alacağı nedeniyle dava açmış ve dava devam ettiğini, çalışanlar ücretini alamamış, davalılar davalı şirketin mallarını ve paralarını şahsi işlerinde kullandığını, şirket tüzel kişiliğinin aralanması hakkaniyete uygun olacağını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile davalı şirket yöneticilerinin basiretli tacir gibi davranmamasının ve şirket mal varlığını azaltmaları nedeniyle doğmuş olan 20.000,-TL maddi zararın şirket tüzel kişiliğinin aralanması yolu ile şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidilerek tazminine, davalıların mal varlıkları üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; “Davacı yanın belirsiz alacak davası açma hakkı olmadığını, kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi ile yıllık izin alacakları belirsiz alacak değil, miktarı biliniyor ve tespit ediliyor mahiyetteki alacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması durumunda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde tüzel kişiliğin hissedarları için kötü niyetli ve mal kaçırma çabasında olduklarını iddia ettiğini, ticaret şirketlerinin faaliyetlerini yürütemez hali normal bir durum olup davalı şirketin faaliyetini yürütemez hale gelmesi normal bir durum olduğunu, davalı şirketin gelir beyanlarına bakılacak olursa müvekkil şirketi devretmeden önce zarar eder durumda olduğunu, müvekkili kötü gitmekte olan şirketini tüm hak, alacak ve borçları ile birlikte devrettiğini, müvekkilinin yeni malikin tasarrufundan dolayı kötü niyetli ilan edilmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, tazminat davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m.
64.Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir.
Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir.
Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi, Borçlar Hukukçusu bilirkişi ve Finans Uzmanı bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
II) DAVALI ŞİRKETİN HUKUKİ KONUMU 1) Davalı şirket, ana sözleşmesinin 25.10.2005 tarihinde ----- sicil numarası ile --- Ticaret Siciline tescili ve ---- 01.11.2005----- sayılı nüshasında ilanı ile tüzel kişilik kazanmış 300.000 TL sermayeli “Emlak Müşavirleri” meslek grubuna tabi anonim şirkettir. 2) 05.02.2019 tarihine kadar davalı şirketi, (1).davalı----- (Yönetim Kurulu Başkanı) münferiden ve (2).davalı ----- Yardımcısı) yine münferiden temsil ve ilzama yetkilidir.
3.Davalı şirketin 05.02.2019 tarihinde yapılan ve ----- Ticaret Siciline 01.03.2019 tarihinde tescil ve ---- sayılı nüshasında ilan! edilen Genel Kurul Kararı ile Yönetim Kurulu Üyesi (3).davalı----- davalı şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzam görev ve yetkisi verilmiştir.
4.Davalı şirket ----- Ticaret Odasında 21-GAYRİMENKUL HİZMETLERİ meslek grubuna kayıtlı olup, ----- Firma Sicil Bilgileri Formuna göre şirketin ----- Kodu ve İş Konusunun aşağıdaki şekilde olduğu,--- Kodu: -----Bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak yapılan gayrimenkul danışmanlık ve ekspertiz faaliyetleri, Firmanın İş Konusu: Şirket faaliyetlerinin gerektirdiği her konuda sermaye piyasası mevzuatı ve ilgili mevzuatta öngörülen usul ve esaslar dahilinde gayrimenkullerle ilgili fizibilite çalışması gayrimenkul ve buna bağlı hakların hukuki durumunun analizi, boş arazi ve geliştirilmiş proje değeri analizi en yüksek ve en iyi kullanım değeri analizi konularında danışmanlık hizmeti verebilir. Şirket amaç ve konusunu gerçekleştirmek için her türlü gayrimenkulü aracılık yapmamak kaydıyla satın alabilir, devir ve ferağ edebilir, irtifak intifa sükna hakları ile ayni veya gayri maddi haklarla ilgili her çeşit iltizami ve tasarrufi işlemleri yapabilir, gerektiğinde şahsi ve ayni haklar leh ve aleyhinde ipotekler satış vadi sözleşmeleri tesis ve akdedebilir, gerektiğinde bunları fek ve devredebilir, sahip olduğu gayrimenkul üzerinde ifraz tevhid işlemleri yapabilir, kamu adına bedelli yada bedelsiz terklerde bulunabilir ve şirketin 2 21.5.2010 tarihinde tescil edilen tadil mukavelesinde yazılı olan diğer işler.” yanana--- Sicili - Kayıtları ile sabittir. II) DAVALI ŞİRKETİN TİCARİ DEFTERLERİ Davalı şirket tarafından incelemeye sunulan kanuni defter veya belge bulunmamaktadır. IV) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Davacı davalı---- Şirketi'nde hizmet akdi ile çalıştıktan sonra işten çıkarılmış eski bir çalışanıdır. Davacı ----- işten ayrıldıktan sonra davalı şirkete açmış olduğu kıdem tazminatı ve istihkak alacaklarının karara bağlanmak üzere ---- İş Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyasında alacak davasına konu etmiştir. Mahkemenin 14.05.2019 tarih ----- Sayılı ilamında toplam 142.945,94 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olup karar 05.07.2019 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Davacı kesinleşen kararı------ İcra Müdürlüğü'nün---- Sayılı dosyasında 21.06.2019 tarihinde gönderdiği ödeme emri ile takibe konu etmiştir. Huzurdaki dava davalı şirket ile birli i ililerinin sorumluluğuna gidilmesi hakkında şirket perdesinin aralanması ini içermektedir. Davalı ----- Şirketi gayrimenkul değerleme işi ile iştigal eden bir kuruluştur. 25.10.2005 tarihinde 300.000,-TL sermaye ile kurulmuş olup 01.11.2005 tarih ----- sayılı ------ Gazetesinde ilan edilen Kuruluş Ana Sözleşmesine göre şirketin kurucu ortakları -----Davalı şirket 18.02.2019 tarih ----- sayılı --- Gazetesinin 413. Sayfasında ilan edilen-----. Noterliği'nin 08.02.2019 tarih ----- sayı ile tasdik olunan 05.02.2019 tarih ----- sayılı yönetim Kurulu kararı ile ----- ait tek ortaklık bilgisi ilan olunmuştur. 07.03.2019 tarih - sayılı --- Gazetesinde ilan olunan-----. Noterliği'nin 08.02.2019 tarih ---- sayılı yevmiye nümarası-ile-eonaylı Geneli Kurul kararına göre şirketin sınırsız temsili----- deruhte edilmiştir. Dilekçede ücret alacaklarının dava konusu edilerek ilama bağlanmış olduğu açıklanan --- İş Mahkemesi'nin ----. Sayılı dosyası içeriğinin incelenmesinden davacının 03.03.2003-05.06.2018 döneminde davalı ------- çalıştığı anlaşılmaktadır. Ödenmeyen son 9 aylık ücret den bahisle anlaşıldığı üzere 2017 yılı eylül ayından sonra 2018 yılı haziran ayını kapsayan 9 aylık dönem için ücret alacağının da ihtilaflı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Mahkemenin -/---- sayılı kararında hem ücret ve hem de kıdem tazminatı alacağı için karar kurulmuştur. Davalı şirketin kuruluş tarihi 25.10.2005 olduğu, davacının iddiasının ise şirkette 03.03.2003 tarihinden hizmet sözleşmesi ile şirkette çalışmaya başladığı hususu aradaki tarih uyuşmazlığının şirket unvanındaki değişikliğe ilişkin olması vs. gibi nedenlere dayanıyor oluşu ve bu hususun iş mahkemesindeki davada görülmüş olması nedeniyle dikkate alınmayacak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 05.06.2018 tarihinde sona eren hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı esas alınacaktır. Davacı taraf sunduğu dilekçesinde; şirket tüzel kişiliğinin aralanmasını gerektiren hallerin hakkaniyet olup buna ortam oluşturacak hallerin yetersiz sermaye, kurumsal kötüye kullanma, şirket ortak ve üyelerinin basiretsiz davranması mal kaçırma gayesi ile şirket sermayesinin boşaltılması olduğu görüşünü ileri sürerek davalıların kendi adlarına kayıtlı olan mal varlıklarını alacaklılardan gizlemiş oldukları kendi adlarına olan malları satarak kaçırdıklarını iddia etmiştir. Davacının yetersiz sermaye iddiası için öncelikle şirketin kuruluş sermayesinin 300.000,-TL olduğu değerlendirilecek olursa iştigal konusu ile karşılaştırıldığında yetersiz olduğu ileri sürülemeyecek bir tutar olduğu düşünülmektedir. Tescil ve ilan edilen kayıtlarda sermaye “â ası hakkında bir tespit de yoktur. Şirketin kuruluşundan itibaren 15 yıl geçmiştir. Dösya içerisinde şirkete ait kayıtlar veya buna ilişkin belgeler mevcut olmadığı için şirket ÖZ varlığındaki değişim hakkında bilgi edinmek mümkün olmamıştır. Davaya konu hizmet sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık şirketin kuruluşundan itibaren devam edegelen dönem ile ilgili olduğu dikkate — alındığında — şirket — sermayesinin — yeterli olmadığı > kanaatimizce söylenemeyecektir. - Şirket ortak ve yöneticilerinin basiretsiz davrandıkları hakkında iddia ileri sürülmekte ise de bu durum geniş zamanda ve yüklemi belirsiz bir ifadedir. Basiretsiz davranış olarak gösterilen tutumun sömut olarak ne olduğu hakkında bir açıklama yoktur. Şirket yönetiminin basiretli tacir gibi davranıp davranmadıkları hakkında bir veya birden çok somut işlem görmek, şirketin elde ettiği neticeleri değerlendirmek, kaynakları ile kullanımları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak gerekir. Bunların tamamı ve birlikte görülmeksizin kötü yönetildiğini söylemek veya şirket ortaklarının basiretsiz davrandığını ileri sürmek olanaklı olmamalıdır. belgeleyen bir evrak da görülmemektedir. Şirket kurulduktan sonra sürekli zarar mi etmiştir, yoksa varlığın kaybına neden olunacak önemli bir yanlışlık mı yapılmıştır belirli değildir. Mevcut şartlar altında şirketin basiretsiz yönetilmiş olduğu hakkında bir kanaate ulaşılması imkân dühilinde görülmemektedir. Sayın Mahkeme” nin 05.01.2021 tarihli yazısına cevap veren----- Genel Müdürlüğü'nün 05.01.2021 tarih---- sayılı yazısı ekinde --- Şubesi müşterisi davacı ----- ait ------ nolu hesabın ekstresi sunulmuştur. Hesap hareketleri incelendiğinde; sunulan ekstrenin 02.12.2019 tarihinden itibaren başladığı anlaşılmaktadır. İlgili hesap özetinin çekilen tutarları hesap sahibinin harcamaları ile ATM nakit çekilişleri olduğu için gösterilmeyecektir. Hesaba yatan tutarlar açıklamaları ile birlikte aşağıda tablo halinde gösterilmiştir. Tablo incelendiğinde davacı ----- ait hesaba aylık ücret türü ödemeler yapıldığı anlaşılmakla birlikte ödemeyi yapan belirli değildir. Hesapta görülen maaş ödemeleri, uyuşmazlığa konu dönemin 05.06.2018'de sona ermiş olması dikkate alınınca davalı şirket ödemesi olmaması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Sayın Mahkeme'nin 05.01.2021 tarihli yazısına cevap veren - -- genel Müdürlüğü'nün 13.01.2021 tarih ----- sayılı yazısı ekinde ilgili şahsa ait ----- nolu hesabın 01.07.2018-12.01.2021 tarihleri arası hesap ekstresi sunulmuştur. İlgili hesap özetinin çekilen tutarları hesap sahibinin harcamaları ile ATM nakit çekilişleridir. Yatan tutarlar ise hesap sahibi------ tarafından yatırılan ve yine hesap sahibine ait olduğu tahmin edilen hesaplar arası virman işlemlerinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. İlgili hesap özetinin gösterilmesi buradan huzurdaki davanın halline bir katkı sağlayacak fikir çıkarmayacak olması karşısında usul ekonomisi gereği raporumuza alınmayacaktır. Diğer taraftan; davacıya ait söz konusu mevduat hesap hareketleri davalı şirketteki iş akdinin sona erdiği 05.06.2018 tarihinden sonraki dönemleri kapsadığı görülmekle, davalı şirket ile olan uyuşmazlığın hallinde nasıl bir katkı sağlayacak olduğu da anlaşılamamaktadır. V) TÜZEL KIŞILIK PERDESININ ARALANMASI İDDİALARI YÖNÜNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Davacı taraf, davalı şirketin işçilik alacaklarını ödememek için şirketin içini boşalttığını, yalnızca tebligatları almak için sanal ofis kiraladığını, bu durumun hacze gidildiğinde anlaşıldığını, işyerini gayrimenkul değerleme uzmanlığı faaliyetle iştigal etmeyen davalı------ devrettiğini, davalı şirketin davacı tarafça açılan işçi alacağı davasından hemen sonra talebiyle BDDK'nın hizmet vermeye yetkili kuruluşlar listesinden çıkarıldığını, şirketten davacının eşinin de alacaklı olduğunu ve onun davasının da sürdüğünü ileri sürerek ilamlı icra takibiyle tahsil edemediği işçilik alacakları yönünden uğradığı zarardan, mal kaçırma kastıyla hareket eden davalıların tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle sorumluluğuna karar verilmesini istemektedir. Perdeyi kaldırma teorisi, tüzel kişiler bakımından istisnaen ve çok sıkı şartlar altında gündeme gelmesi gereken bir kurumdur. Tüzel kişi ile üyeleri ve farklı tüzel kişiler arasındaki gerek kişilikler gerekse malvarlıkları yönünden geçerli olan “ayrılık prensibi”, hakkın kötüye kullanımı niteliğinde ise, tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınarak üçüncü kişilerin zararına olacak şekilde kendi menfaatlerine uygun davranmak, perdenin arkasındakilere ve/veya başka bir tüzel kişiliğe uzanmak, hukuken savunulabilir bir gerçek olarak karşımıza çıkabilir. Bu sebeple bazen kanun koyucunun kendisi yasal düzenlemelerle bazen de öğreti tüzel kişilik perdesinin aralanması ve organik bağ ilkesini geliştirerek, ortak ve üyelerin yahut aralarında organik bağlantı bulunan diğer tüzel kişi ya da kişilerin sorumluluğuna gitmekte, hukuki ilişki kapsamına almakta veya iki şirketi tek bir şirket olarak kabul edilebilmektedir. Somut olay yönünden başka bir şirket ile davalı şirket arasında organik bağa dayalı herhangi bir ilişki bulunmamakta ve davanın konusunu da oluşturmamaktadır. Burada daha çok davalı şirketin, işçi alacaklarını ödememek için mal kaçırdığından, malvarlığını muvazaalı şekilde devrettiğinden Söz edilmektedir. Bu sebeple değerlendirmemiz tüzel kişilik perdesinin aralanması üzerinde değil, muvazaalı işlemler ile mal kaçırma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik olacaktır. Bu kapsamda dosyaya getirtilen belgeler aşağıda incelenmektedir:
1.Davalı şirketin tek ortaklık bilgisi, 12.02.2019'da tescil edilmiş ve 18.02.2019'da ------ ilan edilmiştir. İlgili yönetim kurulu kararı 05.02.2019 tarih ve 08.02.2019 tasdik tarihli karardır.
2.Davacının 05.07.2019 tarihinde açtığı ve lehine sonuçlanan ----İş Mahkemesinin----- Karar sayılı dosyasından verilen işçilik 3- --- Bankasından davacıya ait hesap hareketleri dosyaya sunulmuş ve bu hareketler üst bölümde incelenmiştir. Hesap açılış tarihi 04.11.2019 olup bu dava ile ilgisi bulunan bir tarih aralığına ilişkin değildir.
4.Yine davacıya ait ----- “hesap kayıtlarında hesabın 24.09.2013 tarihinde kapatıldığı bildirilmiştir.---- Bankası'ndan gelen kayıtlarda ise dava konusu uyuşmazlığa yönelik bir hesap hareketi saptanamamıştır. Sigorta Tahkim Komisyonundan gelen yazının ----huzurdaki dava ile ilgisi anlaşılamamıştır. Davalı şirketin diğer davalılar ile danışıklı hareket edip etmediğinin ve mal kaçırma fiillerinde bulunup bulunma it edilebilmesi için davacıya ait hesapların değil, davalıya ait hesapların, malvarlığı devirlerinin araştırılması erekmektedir. Bu yönde dosyada bir delil bulunmadığından inceleme ve değerlendirme yapılamamaktadır. Ancak söz konüsu deliller toplandıktan Sonra muvazaalı devirler gerçekleştirip gerçekleştirilmediği incelenebilir.VI) SONUÇ ve KANAAT: Raporumuzun yukarıda İnceleme ve Değerlendirme alt başlıklı bölümlerinde yapılan tespit ve değerlendirmelerimiz sonucunda;
1.Davanın tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasından ziyade davalıların danışıklı fiilleri ile davacıdan mal kaçırma kastıyla hareket edip etmediğine ve davacıyı zarara uğratıp uğratmadığına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, 2- Ancak dosyada yalnızca davacıya ait hesap hareketleri araştırılmış olup davalı şirket ve diğer davalılara ilişkin bir banka hesap hareketi, malvarlığı devir silsilesi gibi deliller sunulmamış olduğundan inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, 3- Bu deliller toplandıktan sonra davalıların danışıklı hareketler ile mal kaçırıp kaçırmadığının saptanabileceği bildirilmiştir.Bilirkişiler tarafından sunulan EK raporda özetle;
11.İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 30.09.2021 tarihli kök raporumuzdan sonra dosya içeriğine giren evrakın incelenmesi sonuçları aşağıda gösterilmiştir. Bilirkişi Taporumuzun dosyaya sunulmasından sonra 03.12.2021 tarihinde Mahkeme tarafından ----- Bankalar ----- müzekkere yazılarak----mal varlıklarının belirlenmesi hakkında kayıt sormuştur. ------- tarihli cevabi yazısında bu hususta kendilerinde yazı bulunmadığını beyan ederek ilgli konunun doğrudan bankalara sorulması gerektiğini işaret etmiştir. Aynı şekilde ------ kendilerinde kayıt bulunmadığını gerekli kayıtların ilgili tapu Müdürlüklerinden sorulması gerektiği cevabını vermiştir. ----- sisteminden ----- tarihinde yapılan sorgulama sonuçları dosya içeriğine alınmış olup ilgili sorgu sonuçları aşağıda özetlenmiştir. Sorgusu yapılan: ---- adına kayıtlı aktif veya pasif her hangi bir taşınmaz kaydı görülmemektedir. ----- davacıdır. Adına kayıtlı pasif bir taşınmaz kaydı mevcut olmakla birlikte devir tarihi gösterilmediği için bir bilgi, elde edilememektedir. ------ Tapu Müdürlüğü'nün ---- tarih ----- sayılı yazılarında ---- tarihinde satıldığı anlaşılmakta olup araştırma konusu dışında görülmektedir. ----- adına 2 adet pasif 5 adet aktif taşınmaz kaydı bulunmaktadır. Pasif kaydı gösteren taşınmazların devir tarihleri belirsizdir. ---- “tapu Müdürlüğü'nün ------ tarih ------ sayılı yazılarında ilgili taşınmazlar hakkında bilgi verildiği ifadesi ile ekte bir CD bulunduğu belirtilmektedir. İlgili CD bilgisayar ortamında açılarak okunamamıştır. Takbis sorgulamasına göre Kişi varlığının çoğunluğunun üzerinde olması karşısında mal kaçırmak amaçlı satış yapıldığı yönünde bir şüphe göstermediği düşünülmektedir. ---- adına 2 adet pasif 7 adet aktif taşınmaz kaydı bulunmaktadır. Pasif kaydı gösteren taşınmazların devir tarihleri belirsizdir. ------ Tapu Müdürlüğü'nün ----sayılı yazılarında somut bir olay cevabı bulunmamakta ise de Taşınmaz tapu kayıtlarından pasif olan 3057 ada 15 parseldeki 4. kat 10 nolu bağıösız bölüm hakkında bilgi elde edilememiştir. aynı şekilde yine pasif kaydı bulunan 120 ada 4 nolu parseldeki ana taşınmaz için de bir bilgi tespit edilememiştir. Yazı ekindeki çok sayıda tapu bilgisi (aynı ada parseldeki farklı bağımsız bölümler için) ile dosya içeriği arasında ilişki de yoktur. ------. adına | adet aktif taşınmaz kaydı bulunmaktadır. Yapılan sorgulamada------adına ortak taşınmaz mahiyetindedir. İlgili taşınmazın muhtemelen ortak mülkiyette olduğu kanaatine ulaşılmaktadır. ------ Tapu Müdürlüğü'nün ---- sayılı yazıları ekindeki tapu kaydı listelerinde ilgili taşınmazın ---- tarihinde ---- satışı yapıldığı anlaşılmaktadır. Yazı ekinde satış senedi bulunmamaktadır. ---- numaralı bağımsız bölüm ---- tarihli takbis sorgulamasında ----- adına kayıtlı aktif bir tapu kaydı göstermekte iken ---- Tapu Müdürlüğü'nün ---- sayılı yazıları ekindeki tapu kaydı listelerinde iş bu taşınmazın 01.09.2020 tarihinde ---- satılmış olduğu bilgisi mevcuttur. Tapu maliki ----- Yazı elinde satış senedi bulunmamaktadır. Takbis sistemi üzerinden yapılan sorgulamadan elde edilen bilgiler ile doğrudan Tapu Müdürlüğü belgeleri arasında paralellik olmadığı kanaatine ulaşılmaktadır. Dosya içeriğindeki davalılar tapu bilgilerinden tapu devirlerinin yapılıp yapılmadığı hakkında kesin netlik gösteren bir sonuca ulaşılamadığı için iddia edildiği üzere, mal kaçırmak amaçlı tapu devirlerinin yapılmış olup olmadığı hakkında bir fikir elde edilememiş anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır. ---- Noterler Birliği'nin -- tarih ----- sayılı yazılarında; (-----) adına tescilli aktif - pasif araç kaydına rastlanmamıştır. ----) adına - tarihinde satın alınan ----- plaka numaralı Model yılı----- binek otomobilini ----arihinde ----- sattığı, - tarihinde satın alınan --- ve ----- plaka numaralı Model Yılı ----- (----) adına - tarihinde satın alınan----plaka numaralı Model yılı ----- binek otomobilini (Satış anlaşılamamaktadır),- tarihinde satın alınan ---- plaka numaralı Model Yılı ---- otomobillerin kaydı bulunduğu, Dosya içeriğindeki davalılar Noter araç satış bilgileri incelemesinden mal kaçırma amaçlı satış hakkında bir tespit yapılamamıştır. Sayın Mahkeme -tarihinde ----- adına banka nezdindeki hesap dökümlerinin gönderilmesi talep edilmiştir.-----Genel Müdürlüğü -tarih ----- sayılı yazılarında belirtilen dönem hesap hareketleri ekte sunulmuştur denilerek bir CD eklenmiştir. ek Cd bilgisayar ortamında okunamamıştır. ----- gelen bir müzekkere cevabı görülmemiştir. ----Bankacılık operasyonları Müdürlüğü'nün 25.12.2021 tarih ------ sayılı yazıları ekinde toplam 22 klasör bilgi sunulmuştur. notu görülmekle birlikte gerek dosya içeriğinde ve gerekse uyap üzerinde her hangi bir belge tespit edilememiştir. T. C.-----Genel Müdürlüğü'nün-- tarih ------ sayılı yazılarında istenen kişilere ait bilgiler ekte sunulmuştur. Ekteki bilgiler. ----- Şubesi nezdinde ------ hesap vadesiz sabit faizli bir hesap olup ---- Şubesi nezdinde------numaralı hesaplar vadesiz sabit faizli hesaplardır. -------. Şubesi nezdinde---- — numaralı hesaplar vadesiz sabit faizli hesaplardır. şeklindedir denilerek bir CD eklenmiştir. İlgili CD bilgisayar ortamında açılamamış olduğu için içerik hakkında bilgi sağlanamamıştır. ------ Merkezi operasyonlar Daire Başkanlığı2nın -- tarih ------ sayılı yazılarında adı geçen kişilerin bankamız tüm şubeleri nezdinde yapılan araştırma neticesinde hesap bilgisine rastlanmamıştır cevabı gelmiştir. ----- den gelen ---- tarih ------- sayılı yazı UYAP sistemi üzerinde kayıtlı olduğu tespit edildi. yazının kağıt ortamındaki çıktısı alınarak dosyaya dahil edilmiştir. ------ ait bir mevduat hesabının hesap hareket cetvellerinin incelenmesinden; mal kaçırma amaçlı bir işlem yapıldığı hakkında tespitte bulunmak imkânı olmamıştır. --Genel Müdürlüğü---- tarih ----- sayılı yazısında ----- numaralı hesap tespit edilmiştir. ---- Şubesinde ----- numaralı hesap tespit edilmiştir. ----- ait------numaralı hesap tespit edilmiştir. Diğer kişi ------ hakkında her hangi bir hesap tespit edilmemiştir. bilgisi verilerek yazı ekinde hesap hareketleri hakkın bir CD sunulmuştur. Ek CD nin konulmuş olduğu zarf açıldığında zarf yapışkanın CD optik yüzeyine yapışık olduğu görüldü. Çıkarılıp temizlendi Bilgisayar ortamında açılmaya çalışıldı. CD açıldı içeriğinde ---- Cumhuriyet Savcılığı Makamına yazılan------ tarih ---- sayılı----- adına hesap bilgileri görüldü. Huzurdaki dava ile bir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır. ------Bankası Genel Müdürlüğü2nün ----- tarih ------- sayılı yazılarında istenen bilgiler ekte CD ortamında sunulmaktadır denilmiştir. Ek CD bilgisayar ortamında açılmış olup içerik bilgiler aşağıda özetlenmiştir. CD içerisindeki hesap hareketi olan hesapların dökümü aşağıda tablo halinde gösterilmektedir Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere incelemelerimize konu olan kişiler üzerinde birden çok şubede çok sayıda hesap olduğu anlaşılmaktadır. Hesap hareketlerinin incelenmesinden ---- yılından başlamak üzere çok sayıda işlem mevcuttur. işlemlerin bir çoğu ticari mahiyetli hesaba yatan ve çekilen şeklindeki mutat bankacılık nakit hareketleridir. Önceleri çok hareketli olan hesapların son yıllarda daha düşük bir işlem hacmi gösterdiği tespit edilmektedir. Hesapların bir çoğunda ---- tarihinden sonra işlemler hemen hemen durmuş olduğu söylenebilir. Bununla birlikte iş bu mevduat hesap hareketleri (Hesap Ektresi) incelenmesinden mal kaçırma amaçlı bir işlem yapıldığı hakkında tespitte bulunmak imkânı yoktur. TN) SONUÇ ve KANAAT: Raporumuzun yukarıda İnceleme ve Değerlendirme alt başlıklı bölümlerinde yapılan tespit ve değerlendirmelerimiz sonucunda; Kök raporumuzun düzenlenmiş olduğu tarihten sonra dosya içeriğine dahil olan belgelerin incelenmesinden kök raporumuz tespitlerine ilave edilecek bir bilgi elde edilememiş, ilave bir görüş oluşmadığını bildirmişlerdir.Bilirkişiler tarafından sunulan 2. EK raporda özetle;-----tarihli kök raporumuzda incelenmesi istenen banka kayıtlarından bir kısmının yazılar ekindeki CD lerin bilgisayar ortamında açılarak okunamamış olduğu yazılmıştı. Sayın mahkemenin bu kez bilgisayar ortamında gönderilen kayıtların kağıt ortamında sunulması veya okunmaya müsait CD gönderilmesi talep edilmiş ve incelenmek üzere tarafımıza sunulmuştur. ---- tarihli ek raporumuz incelemelerine ilave olmak üzere yapılan incelemelerimizin sonuçları aşağıda özetlenmiştir.--- ait bankamız nezdindeki bulunan hesaplarda belirtilen dönem hesap hareketleri ekte sunulmuştur. ----------bilgisinin gönderilmesi durumunda araştırma yapılacaktır. Bilgisi verilmiştir. Yazı ekindeki CD nin okunamadığını ek raporumuzda yazılmış iken bu kez ilgili yazı ekindeki bilgiler kağıt ortamında sunulmuştur. Tamamı hesap hareketlerinden oluşan listeler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir. -----tarih ---- sayılı Davalıların ----- nezdindeki hesapları” kişisel tasarruf mevduatı karakteristiğinde hesap hareket cetvelleri (hesap özeti) olarak görülmektedir. İncelenen hesap hareket cetvelleri üzerinde davanın odağına ilişkin bir kanaat oluşturmaya müsait işlem tespit edilememektedir.----- tarih ----- sayılı yazılarında: Talep edilen CD tekrar gönderilmektedir denilmektedir. Ekteki CD bilgisayar ortamında açılarak okunmuştur. ----- ait hesap hareketleri olduğu görülmektedir. ----- numaralı TL mevduat — hesabında --- dönem aralığında 45 adet işlem yapılmış olup işlem ortalama miktarı 264,74 TL dir. Olağan bir tasarruf mevduatı hesabı karakteristiğinde çalışmış olduğu anlaşılmaktadır.----- adına ---- adet işlemli bir liste gönderilmiştir. İşlem tutar ortalaması 15,27 TL olup birçoğu tapu harcı açıklaması içermektedir. Davalıların T.C. ---- hesapları olağan işlemli işleyiş olarak görülmektedir. ---------- tarih----- sayılı yazıları ekinde toplam 22 klasör bilgi sunulmuştur. notu görülmekle birlikte gerek dosya içeriğinde ve gerekse uyap üzerinde her hangi bir belge tespit edilememiştir. --- Genel Müdürlüğü'nün ---------sayılı yazılarında; Hakkında araştırma istenen kişilerin hesap bilgileri sunulmaktadır. Cevabı verilmiştir. Yazı eki kağıt ortamında sunulmuş ise de gerek baskı şekli ve gerekse içerik bilgileri birden fazla sayfaya yayılmak suretiyle incelemeye müsait olmayan bir haldedir. İşlemlere bakılmaksızın sadece işlem tutarları üzerinden yapılan incelemede de anlamlı bir sonuç çıkarmak imkanının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yazı eki hesap dökümü aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. -----sayılı yazılarında; Hakkında araştırma istenen kişilerin hesap bilgileri sunulmaktadır. Cevabı verilmiştir. Yazı eki kâğıt ortamında sunulmuş ise de gerek baskı şekli ve gerekse içerik bilgileri birden fazla sayfaya yayılmak suretiyle incelemeye müsait olmayan bir haldedir. İşlemlere bakılmaksızın sadece işlem tutarları üzerinden yapılan incelemede de anlamlı bir sonuç çıkarmak imkânının bulunmadığı anlaşılmakta ise de ----- hesapları arasında benzeşik çalışma olması muhtemel olan işlem tutarları olabileceği düşünülmektedir. Yazı eki hesap dökümü aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. ----Genel Müdürlüğü2nün ----yılı yazılarında istenen bilgiler ekte CD ortamında sunulmaktadır denilmiştir. Ek CD bilgisayar ortamında açılmış olup içerik bilgiler aşağıda özetlenmiştir. Ek raporumuz içeriğinde bulunan tespitimiz yeni bir belge sunumu olmadığı için burada tekrar edilmiştir. CD içerisindeki hesap hareketi olan hesapların dökümü aşağıda tablo halinde gösterilmektedir. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere incelemelerimize konu olan kişiler üzerinde birden çok şubede çok sayıda hesap olduğu anlaşılmaktadır. Hesap hareketlerinin incelenmesinden 2003 yılından başlamak üzere çok sayıda işlem mevcuttur. işlemlerin bir çoğu ticari mahiyetli hesaba yatan ve çekilen şeklindeki mutat bankacılık nakit hareketleridir. Önceleri çok hareketli olan hesapların son yıllarda daha düşük bir işlem hacmi gösterdiği tespit edilmektedir. Hesapların bir çoğunda ----tarihinden sonra işlemler hemen hemen durmuş olduğu söylenebilir. Bununla birlikte iş bu mevduat hesap hareketleri (Hesap Ektresi) incelenmesinden mal kaçırma amaçlı bir işlem yapıldığı hakkında tespitte bulunmak imkânı yoktur.-------------- sayılı yazılarında: Adı geçen kişilerin hesap bilgisine rastlanmamıştır. Bilgisi verilmiştir. ---Genel Müdürlüğü'nün ------ tarih ----- referans sayılı yazılarında: Adı geçen kişilerin hesap bilgisine rastlanmamıştır. Bilgisi verilmiştir. Huzurdaki alacak davasında davalı şirket ve ortakları arasındaki organik bağın tespiti amaçlı ve perdenin aralanmasına yönelik talepler için dosya içeriğine giren belgeler üzerinden bir kanıt elde edilmesi mümkün olamadığı hakkındaki ek raporumuz görüşüne ilave edilebilecek bir bulgu tespit edilememektedir.
SONUÇ ve KANAAT: Raporumuzun yukarıda İnceleme ve Değerlendirme alt başlıklı bölümlerinde yapılan tespit ve değerlendirmelerimiz sonucunda; Kök raporumuzun düzenlenmiş olduğu tarihten sonra dosya içeriğine dahil olan belgelerin incelenmesinden düzenlenen ---- tarihli ek raporumuzda incelenemeyen belgelerin incelenmesini kapsayan iş bu ek raporumuzda da huzurdaki davanın halli amacıyla davacı yan tarafından kanıt gösterilen banka kayıtları üzerinden kanaat oluşturmak üzere görüş verilebilecek bir sonuca ulaşılamadığı bildirilmiştir.Bilirkişiler tarafından sunulan 3. EK raporda özetle; İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Dosya kapsamında -----tarihli kök raporumuzdan sonra 3 adet ek rapor düzenlenmiştir. Tekrar ek rapor talebinde davalı şirketin kanuni defterlerinin incelenmesi istenmekte ise de davalı taraf kanuni defterlerini sunmamıştır. Görev kararı defter incelemesi hakkında olup kanuni defter sunulmadığı için ek inceleme yapılamamıştır. Davacı taraf dilekçesinde; Alacaklar hesabında yaklaşık 96 95 azalma gerçekleştiği, bunun tahsilat veya şirkete mal girişini sağlayacak mal iadesi olarak yorumlanması, şirketin malvarlığında artış gerektirmektedir. Burada belirtilen miktar yaklaşık 1.900.000 TL'dir. Stoklar hesabında yer alan ---- malın (ticari mallar) elden çıkartıldığı görülmekte olup, bunun ticari alacak haline gelmemiş olduğu varsayılmak zorunda olduğundan (ticari alacaklara ilişkin düşme yukarıda ortaya konulmuştur), bu miktarda şirket malvarlığının nakde çevrilmiş olduğu veya mal iadesi suretiyle ticari borçların azaltıldığı şeklinde yorumlanmalıdır. ---- ticari borç ---- halini aldığından, ticari mal iadesi yapıldığı kabul edilebilecektir. Ortaklara borçların ---- bakiye vermesi rağmen---- bakiye vermesi, şirket malvarlığına nakit veya mal olarak bir girişi zorunlu kılmakla birlikte, şirket aktifinde bu yönde bir artışın değil aksine azalmanın meydana geldiği görülmektedir. ----- yılı zararının şirketin aktifinin ---azalması sonucunu vermekte olup şirket zararının gerçek olduğu kabul edilse dahi zarar ile kayıp arasında ---- fark bulunmakta olup, şirketin dönem zararından fazla malvarlığı kaybı yaşadığını göstermektedir. Aynı dönemde şirkete yaklaşık --- tahsil edilen alacak ve ----ortak tarafından verilen borcun da girdiği düşünülürse, şirketin nihai malvarlığının-------- halini almış olması, mümkün görünmemektedir." diyerek şirketin mal varlığında hayatın olağan akışı dışında değişiklikler olduğunu şirket dönem zararlarından fazla mal kaybı yaşandığını belirterek nihai mal varlığının olması gerekenden daha düşük olduğu da tespit edilmiştir. Yönündeki talepleri belli şartlar altında varsayımlara dayalı değerlendirmelerdir. Bu değerlendirmeler doğru da olması muhtemel değerlendirmeler — olarak görülmektedir. Diğer taraftan, olması muhtemel bir durum hakkında, öyle olduğu değerlendirmesi yapmak isabetli bir yaklaşım olmayacaktır. Davalının defter ve belgelerini sunmamış olmasının ise bu yönde takdir sebebi görülmesi sayın mahkemenin takdirindedir. Bilirkişi Kurulumuzun bir tespiti olmak üzere rapor edilecek olgular aksi gösterilmeyecek kadar kesin tespitler ve bu tespitler üzerinde görüş beyanı ile sınırlıdır. Davacı yan dilekçelerinde emsal raporlar sunmuş ve bu raporlar paralelinde karar verilmesini talep etmektedir. Emsal raporlar incelendiğinde bilirkişi kurulumuzca düzenlenerek dosyaya sunulan raporlardaki tespitlerimizin de söz konusu emsal raporlardaki tespitler paralelindedir. Emsalleri üzerinden değerlendirme yapmak sayın mahkemenin takdirindedir. Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre; ----- vefat ettiği bilgisi bulunmaktadır. Diğer davalıların da dosyaya her hangi bir beyanları da yoktur. SONUÇ Raporumuzun yukarıda bölümlerinde yapılan tespit ve değerlendirmelerimiz sonucunda; Kanuni defter sunulmadığı için sayın mahkemenin görev kararı gereği yerine getirilemediği, .Davacı tarafından sunulan emsal Bilirkişi Raporundaki tespitler dosya kapsamında Bilirkişi Kurulumuzca yazılan kök ve ek raporlardaki tespitler paralelinde olduğu bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan dava değeri artırım dilekçesi ile; Dava taleplerimizin arttırılması ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile 5---- maddi tazminatın şirket tüzel kişilik perdesinin aralanması yolu ile şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidilerek davalılar --- dava tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı---- yükletilmesine karar verilmesi şeklinde taleplerimizi attırmakta olup, dilekçenin davalılara tebliğini, eksik harcın tamamlatılmasını dilerim." şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan raporlar incelenmiş olup;Dava, şirket tüzel kişiliği perdesi altında haksız işlemlerle verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten işçilik hakları alacağı olduğunu, bunun için iş mahkemesinde açtıkları davayı kazandıklarını ve kararın kesinleştiğini, kararı takibe koyduklarını, ancak davalı şirketin mal varlığına rastlanmadığını, diğer davalıların davalı şirket yöneticisi olduklarını, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile davalı şirketi işlevsiz hale getirdiklerini, şirket sermayesini kendi şahsi işlerinde kullandıklarını, tüzel kişilik perdesi altında faaliyet gösterdiklerini, şirketteki hisselerini iştigal konusu ile ilgili olmayan diğer davalıya devrettiklerini, basiretli bir tacir gibi davranmayarak şirketin sürekli zarar etmesine sebep olduklarını, şirketi atıl hale getirdiklerini, tüzel kişilik perdesi altında şirket aktiflerini kendi mal varlıklarına katıp pasiflerden şirketin sorumlu olmasını sağadıklarını, böylece müvekkilinin haklarını şirketten almasına engel olduklarını belirterek müvekkilinin zararının tazminini talep etmiş olduğu,Anonim şirket yönetici, kurucu ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu TTK'nın 553 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, 555/1 maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirketin ve pay sahiplerinin talep edebileceği düzenlenmiştir.
556.maddede ise alacaklıların ancak şirketin iflası halinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkı bulunduğu belirtilmiştir. Somut olayda davalı şirketin iflas ettiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Davacının talebi, davalı gerçek kişilerin şirket tüzel kişiliği perdesi altında davacıya zarar verdikleri iddiasına dayanmaktadır. Davalı şirketin eski ve yeni yöneticisi olan davalı gerçek kişilerin şirket tüzel kişiliği altında şirket alacaklarını tahsil ettikleri, şirket mal varlığını kendilerine geçirdikleri ve şirketi borçlandırarak alacaklılardan mal kaçırdıkları iddiasına dayalı olduğundan iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava TTK 553 vd maddelerinde öngörülen şirket yönetici sorumluluk davası olarak nitelendirilemez. İddianın ileri sürülüş biçimine göre dava, davalı gerçek kişilerin haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle davacıya zarar verip vermedikleri, davalı gerçek kişilerin şirket tüzel kişiliği perdesi altında alacaklıların haklarının sonuçsuz kalması amacı ile hileli işlemler yapıp yapmadıkları, şirket tüzel kişiliği perdesinin kaldırılması gerekip gerekmediği, ilgili şirket ile davalı gerçek kişilerin mal varlıklarının birbirine karışıp karışmadığına ve bu bağlamda davalıların haksız fiilleri nedeni ile asıl borçlu şirket borcundan sorumlu olup olmadıklarına ilişkindir.Mahkememizin ----tarihli ara kararı ile; ''Mahkememizin 12 nolu celsesinin 2. Nolu ara kararı gereğince davalı şirketin ---dönemi ve sonrasına ait ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nun 220. Maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda davacıların beyanının kabul edilebileceği hususunun davalı -----ŞİRKETİ'ne ihtarına, (tebliğle birlikte ihtarın yapılmış sayılmasına)'' karar verildiği ve ara kararın davalı şirkete tebliğ edildiği,Davalı taraf ticari defterlerini sunmamış olup, davalı şirket mevcut yöneticisinin ----- olduğu, davacı tarafın tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin iddiaları hali hazırdaki davalı şirket yetkilisi davalı ----- yönünden 6100 sayılı HMK'nun 220. Maddesi gereğince ispatlanmış sayılacağı, belirtilen sebeplerle davalı şirketten olan alacağını davacının davalı ------ talep edebileceği,
Davalı şirket yönünden alacağın zaten Mahkeme kararı ile sabit olduğu ve icraya konulduğu, icradan alacağın tahsil edilememesi sebebiyle diğer davalılara karşı dava açıldığı, davalı şirkete karşı dava açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı, davalı eski yönetici ----- karşı açılan davanın ispatlanamadığı, davalı ----- sorumluluğuna gidilebilmesi için dosyada mevcut bilgi ve belge bulunmadığı, davalı----- yönünden, davalının vefat etmesi ve ona karşı davaya devam edilmemesi sebebiyle hüküm kurulmasına yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiği,-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyasında 25/09/2025 tarihli kapak hesabında icra alacağının 532.322,52 TL olarak hesaplandığı, bu miktarın davalı ----- talep edilebileceği anlaşılmakla, belirtilen gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı ----- yönünden, davalının vefat etmesi ve ona karşı davaya devam edilmemesi sebebiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2.Davalı şirket ve davalı -----karşı açılan davanın reddine,
3.Davalı ---- karşı açılan davanın kabulü ile, 532.322,52 TL'nin davalı ----- alınarak davacıya ödenmesine,
4.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenecek 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ----- tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5.Davacı tarafça yapılan 8.187,00 TL yargılama giderinin davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
7.Karar ve ilâm harcı olan 36.362,95-TL harçtan alınan 341,55 TL peşin harç ve 8.750,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 27.271,40 TL harcın davalı ----- tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
8.Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 85.171,60 TL vekalet ücretinin davalı----- tahsili ile davacıya ödenmesine,
9.Davacı tarafça yatırılan 341,55 TL peşin harç ve 8.750,00 TL tamamlama harç giderinin toplamı 9.091,55-TL'nin davalı ------ tahsili ile davacıya ödenmesine,
10.Davalı--- yönünden hüküm kurulmadığından vekelet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, davacı vekili (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- --- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.