T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket(Ortaklığın Hükümsüzlüğünün tespiti veya çıkarılmaya ilişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/08/1995 tarihinde davalı ... ve Ticaret Ltd. Şti. de işe başlamış olup matbaada 17 yaşında SGK LI personel olarak çalışmış olduğunu,müvekkilinin küçük yaşı dolayısıyla iş sektöründe tecrübesi olmaması da göz önüne alındığında müvekkilinin iradesi olmadan hakkında işlemler yapıldığını yıllar sonra öğrendiğini, müvekkilinin Tasfiye Halinde ... Ve Ticaret Limited Şirketindeki ortaklığının hukuki şartları taşımamakta olup, başından itibaren hükümsüz olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin matbaada SGK lı olarak çalışırken küçük yaşını ve tecrübesizliği kullanılarak şirkete 17/08/1998 yılında ortak yapıldığını, müvekkilinin bu şirket ortaklığı hususunda gerekli bilgiye sahip olmadığını, müvekkilinin işbu bilgisi dışında ortak olduğu limited şirketin ortaklık payını devraldığı gözüktüğü tarihte henüz 20 yaşında olduğunu ve söz konusu kağıt üzerinde ortak gözüktüğü şirkette 3 yıldır SGKlı olarak çalışan bir işçi olduğunu, hayatın normal akışına göre 17 yaşında matbaada çalışmaya başlayan genç bir kızın 3 yıl sonunda 250.000.000 TL gibi bir parasının olmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketten hiçbir zaman kar payı ya da diğer ortaklara haiz alacaklarını almadığını, müvekkilinin söz konusu şirkette SGK lı çalışan olarak hizmet akdi ile çalıştığını ve işvereni ile başka bir ilişkiye girmediğini, müvekkilinin ilk olarak şirkette ...’ın payını devraldığı ya da 2005 yılında yine ticaret sicilde gösterilen sermaye arttırım sırasında da şirkete hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edilerek kararlara bilgi, izni, iradesi olmadan imzasının taklit edildiğini, taraflarından özel belgede sahtecilik suçu dolayısıyla taraflar hakkında suç duyurusunda da bulunulduğunu, davalı şirket tasfiye memuruna taraflarından ulaşılamadığını, müvekkili tarafından davalı şirketin tasfiye haline girmesinin öğrenilmesi akabinde Tasfiye Memuru ile iletişime geçilmeye çalışıldığını ancak kendisine ulaşılamadığını, müvekkilnin gerçekte davalı şirket ile ortaklık ilişkisi olmadığı gibi söz konusu kararlardan bilgisi olmamasının yanında tasfiye halindeki şirketin sermaye arttırımın tasfiye memuru değil de ortakların kararı ile nasıl yapıldığının taraflarından da anlaşılmış olmadığını, davacının ticaret sicil gazetesinde inceledikleri kadarı ile şirket ortağı olarak ismi gözüken şirket adına alınan kararların hiçbirinden bilgisi ve onayı olmadığını müvekkilin ortaklığının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini mahkeme aksi görüşte ise ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin iradi olarak hukuki şartları karşılar nitelikte ortak olmadığını, ortaklığının hükümsüzlüğünün açık olup; mahkeme aksi görüşte ise müvekkilinin imzalarının taklit edilmesi, müvekkilinin ortaklık payına ilişkin ortaklıktan hiçbir pay almaması, ortaklığa ilişkin hiçbir bilgisinin olmadığı da göz önüne alınarak müvekkilinin davalı firmadaki ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek terditli olarak öncelikle; müvekkili davalı firmadaki ortaklığının başından itibaren ortaklığının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, mahkeme aksi görüşte ise ortaklıktan çıkmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasfiye memuru vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; üzerine atılı şirket ve tasfiye memuru olarak suçlandığını, ilkokul diplomasının bile olmadığını, tasfiye memurunun ne olduğunu bile bilmediğini, bu şirketi ve kişileri tanımadığını ve şirketin sorumluluğunu kabul etmediğini ve davaya itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, celp edilen yazı cevapları, ATK ve bilirkişi raporları ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde; tasfiye memuruna ulaşılamadığına ilişkin .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 26/07/2021 tarihli tebellüğ şerhli ihtarname suretinin sunulduğu görülmüştür. ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, Tasfiye Halinde ... Şti'nin sicil dosyası ile şirket ile ilgili tüm kayıt ve kararlardan bir örneğin mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. ...Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'nun 2021/... CBS Sorusturma Dosyasının celp edildiği, yapılan incelenmesinde; ... tarafından ... ve ...hakkında İmzada sahtecilik , Resmi evrakta sahtecilik iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür. Savcılık dosyasına yazılan müzekkereye cevap verildiği, 07/10/2022 tarihi itibariyle Savcılık dosyası üzerinden bilirkişi raporunun mevcut olmadığı, soruşturma işlemlerine devam olunduğu bildirilmiştir. Yine mahkememice yazılan yazı üzerinde dosyanın celp edildiği, 11/07/2023 tarihinde yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. ... Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan yazıya yanıt verildiği, ... T.C. Kimlik numaralı ...'e ait Sosyal Güvenlik kayıt belgesi, hizmet dökümleri, işe giriş - çıkış bildirgesi ve iş yeri unvan listesini içeren dosya muhteviyatının dosya arasına gönderildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının kaleme müracaatı ile gerekli imza örnekleri alınmıştır. ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verilerek, Tasfiye Halinde ... Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait son sicil bilgilerinin gönderildiği, Şirketin 21/01/2009 tarihinde tescil edilen, .... Noterliğince 21/01/2019 tarih ... sayı ile onaylı, 21/01/2009 tarih 2009/1 sayılı ortaklar kurulu kararının aslı ... (...)'nun ıslak imza örneği bulunduğundan, Şirketin 27/05/2008 tarihinde tescil edilen, .... Noterliğince 22/05/2008 tarih ... sayı ile onaylı, 21/05/2008 tarih ... sayılı ortaklar kurulu kararının aslı ... (...)'nun ıslak imza örneği bulunduğundan, Şirketin 14/06/2007 tarihinde tescil edilen, .... Noterliğince 11/06/2007 tarih ... sayı ile onaylı, 04/06/2007 tarih 2007/2 sayılı ortaklar kurulu kararının aslı ... (...)'nun ıslak imza örneği bulunduğundan, Şirketin 19/08/1998 tarihinde tescil edilen, .... Noterliğince 04/06/1998 tarih ... sayı ile onaylı hisse devri sözleşmesinin aslı ... (...)'nun ıslak imza örneği bulunduğundan, bahsi geçen evrak asıllarının mahkememize gönderildiği ve mahkememiz Kasa 961 No'suna kaydının yapıldığı tespit edilmiştir. ... Belediye Başkanlığı tarafından davacı ...'in 03/06/2002 tarihinde evlenmek için başvurmuş olduğu bilgisi ile 21/09/2002 tarihinde nikah akdinin gerçekleştirildiği, 03/06/2002 tarihli Evlenme Beyannamesinin aslının gönderildiği görülmüş, işbu evrak aslının mahkememiz Kasa 966 No'suna kaydının yapıldığı tespit edilmiştir. ... Noterliği taradından 02.09.2009 tarih, ... yevmiye sayılı işlem aslının gönderilmiş olduğu yine işbu evrak aslının mahkememiz Kasa 974 No'suna kaydının yapıldığı tespit edilmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi kanalı ile ... Noterliği'nin 17/07/2019 tarihli ve ... yevmiye nolu vekaletname aslının mahkememizce celp edildiği, evrak aslının mahkememiz Kasa ... No'suna kaydının yapıldığı tespit edilmiştir. ... yazılan yazıya yanıt verildiği, ... hesap sahibi ... ile ilgili ıslak imzalı herhangi bir belgeye rastlanılmadığı bildirilmiştir.
21/04/2022 tarihli celsede dinlenen Davacı Tanığı ... ... beyanında; "... Hanım ile 2005-2011 yılları arasında beraber çalışmıştık. Kendisi müşteriler ile ilgileniyordu ... Hanım müşteri temsilcisiydi patronumuz ise ... ... .Ben bu şirkette grafiker olarak çalışıyordum tek patronumuzu ... olarak biliyorum ... Hanım'ın şirkette yetkisi yoktu." şeklinde,
Yine davacı tanığı ... beyanında; "Ben iş yerine 1999 yılında çalışmaya başladım imalat bölümünde çalışıyordum. Patronumuz ... ...ğandı 2011-2012 yılına kadar ... Hanım ile birlikte çalıştım. ... Hanım işyerinde müşteri temsilcisiydi. ... Hanım da benim gibi çalışan biriydi zam alıyorduk zam aldığımızda birbirimizle miktarları hususunda dertleşiyorduk. ... Hanım'ın şirkette bir yetkisi yoktu daha sonradan patronumuz ... Bey cezaevine girdi. Sonrasında yerine geçen kardeşi ... bize şirketin düzeleceğini ve toparlanacağını söyledi o dönem ... Hanım ve ben çalışıyorduk biz 4 ay boyunca ücret alamadık sonrasında bize şirketin kapanacağını söylediler ve her birimize senet verdiler biz de bu senetleri işleme koyduk ancak ücretimizi alamadık şirketin adresi .. ... sitesidir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
21/03/2024 tarihli celsede dosyamız kasa 961 sırasında kayıtlı evrak asıllarındaki imzaların davacının el ürünü olup olmadığı hususunda rapor aldırılmasına karar verilerek imza incelemesine esas Adli Tıp Uzmanı ...'dan alınan bilirkişi raporunda; "DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
İnceleme yöntemi olarak; inceleme konusu imzalar ile mukayese belgelerdeki imzalardaki harf ve gramaların tek tek özellikleri ve birbirleriyle olan ilişkileri, kağıdın kullanımı, kişisel alışkanlıklar, hız, işleklik, baskı derecesi, istif, eğim, doğrultu ve tersim biçimi gibi yönlerden karşılaştırma yapılmış, dikey ve yatay kuvvetli ışıklar altında, çeşitli büyütme özelliklerinde mercekler ve ... Magnifier ... adlı cihaz kullanılmıştır. Ayrıca bilgisayarda çeşitli programlar kullanılarak üst üste çakıştırma ve yan yana getirme yöntemleriyle gramalar arasında benzerlikler ve farklılıklar değerlendirilmiştir.
1.İnceleme konusu .... Noterliğince devir eden ...'ın vekili ..., devir alan ... ... adına düzenlenmiş 04.06.1998 tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket hisse devir senedinde ... ... adına atfen atılmış imza ile ... (...) ...”e ait mukayese olarak arasında grafolojik tanı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler tespit edilmediği, Belge tarihi öncesi ve sonrası yakın dönemlere ait yeni imza örneklerinin temini halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği,
2.İnceleme konusu .... Noterliğince 11 Haziran ... yevmiye numarası ile onaylanmış 04 Haziran 2007 tarih ve 2007/02 numaralı “Şirket Merkezinin 04 Haziran 2007 tarihinde ... BI Blok No:27 ... /İstanbul” adresine nakil edilmesine dair karar, .... Noterliğince 22 Mayıs 2008 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanmış Santra Matbaacılık ve Reklam Sanavi ve Ticaret Limited Şirketine ait 21 Mayıs 2008 tarih ve 2008/02 numaralı karar ve .... Noterliğince 21 Ocak 2009 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanmış 21 Ocak 2009 tarih ve 2009/01 numaralı “Şirket Merkezi adresinin ...” adresine nakil edilmesine dair kararda ... ... adına atfen atılmış imzalar ile ... (...) ...e ait mukayese olarak gönderilen imza örnekleri arasında grafolojik tanı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler tespit edildiği, kişinin eli ürünü olmadığını gösterir farklılıklar izlenmediği, dolayısıyla söz konusu belgelerde ... ... adına atfen atılmış imzaların ... (...) ...in eli ürünü olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara ayrı ayrı tebliğ edilmiştir, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulmuş, 13/06/2024 tarihli celsede mahkememizin 21/03/2024 tarihli duruşmasının ara kararı gereği dosyamız Kasa 961 sırasında kayıtlı evrak asıllarındaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda bu kez ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmasına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu'nun 23/10/2024 tarihli raporu ile; " İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ... (...)...in inceleme konusu belgelerin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen(özellikle 1998 yılı ve öncesine ait) bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve daha fazla samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temini edilerek mevcutlar ile yeniden gönderilmesi..." yönünde rapor tanzim edilmesi üzerine;
Mahkememizce davacının incelemeye esas olmak üzere ıslak imza örneklerinin toplanması için ... Bankası, ... Bankası, ..., ... Bankasına, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne, ... İlçe Seçim Kurulu’na ve ... Yeni Mahalle Muhtarlığı’na müzekkere yazılmasına, müzekkerede davacının T.C. kimlik numarası ile birlikte evlenmeden önceki soyadının belirtilmesi ile 1997 yılından itibaren arşiv araştırılması yapılması istenilmiştir. .... İlçe Seçim Kurulu'ndan (Kasa 1195), ... Bankası'ndan (Kasa 1193), ...'ndan (Kasa 1194), ... İlçe Nüfus Müdürlüğü’nden (Kasa 1196), ... Bankası'ndan (Kasa 1218) davacının imza asıllarının bulunduğu belgeler celp edilmiştir.
17/04/2025 tarihli duruşma ara kararı gereği dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan düzenlenen 27/10/2025 tarihli raporda ; "İnceleme konusu 11/06/2007 noter tarihli belgede ... ... adına atılı imza ile ... (...)...in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... (...)...in eli ürünü olmadığı, 6.2. İnceleme konusu diğer belgelerde ... ... adına atılı imzalar ile ... (...)...in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... (...)...in eli ürünü olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekilince 24/12/2025 tarihli dilekçe ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi raporuna karşı itirazda bulunulmuştur. Yine davalı Tasfiye Memuru tarafından 26/12/2025 tarihli dilekçe ile itirazda bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, celp edilen belgeler, belge inceleme alanında uzman bilirkişiden alınan rapor ve Adli Tıp Kurumu raporları ile tüm dosya içeriğine göre; açılan dava, ortaklığının hükümsüzlüğünün tespiti yahut ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi taleplerine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalı şirkette hukuken geçerli bir ortaklığının bulunup bulunmadığı, ortaklığının hükümsüzlüğü şartlarının veya ortaklıktan çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 01/08/1995 tarihinde davalı ... ve Ticaret Ltd. Şti.' de işe başlamış olup matbaada 17 yaşında SGK'lı personel olarak çalıştığını, davacının küçük yaşı dolayısıyla iş sektöründe tecrübesi olmaması da göz önüne alındığında davacının iradesi olmadan hakkında işlemler yapıldığını yıllar sonra öğrendiğini, küçük yaşının kullanılarak şirkete 17/08/1998 yılında ortak yapıldığını, davacının 04/06/1998 tarihli ... yevmiye numaralı .... Noterliği' n in devir senedi ile ...’ın payını devralması üzerine ortak olduğunu ve yine aynı 17/08/1998 tarihli karar ile davacının 250.000.000- (ikiyüzellimilyon) TL değerinde ki bu pay bedelini nakden ve tamamen taahhüt etmiş ve tamamı ödenmiştir şeklinde karar alındığını, ancak davacının ortak olma gibi bir iradesinin başından beri olmadığını, imzasının taklit edilmesi ya da davacının anlamadan imzasının alınması suretiyle davacının işbu şirkete kağıt üzerinde ortak yapıldığını, tasfiye memurunun atanması konulu 02/03/2008 tarihli .... Noterliği' nin ... yevmiye numaralı ... nolu karar örneğindeki , yine tasfiye halinde olan davalı şirketin sermaye artırımı konulu .... Noterliği' nin ... yevmiye numaralı, 16/06/2010 tarihli ... karar numaralı kararda da davacının imzasının taklit edildiğini ifade ederek terditli olarak davalı firmadaki ortaklığının başından itibaren ortaklığının hükümsüzlüğüne karar verilmesini yahut ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce itibar edilen Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 27.10.2025 tarihli rapor içeriğine göre de; 1998 tarihli limited şirket hisse devir senedindeki imzanın ve imzası noter tarafından onaylanmış bir kısım şirket kararlarındaki imzaların davacıya ait olması, davacının davalı şirkette fiilen çalışması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunu bilecek durumda olması hususları ile MK madde 2 dürüstlük kuralı da göz önüne alınarak davacının imza inkarına ve hata- hile iddialarına dayalı ortaklığının hükümsüzlüğü tespiti talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının terditli diğer talebi ise TTK.'nın 638/2.maddesi uyarınca haklı sebeplerle limited şirket ortaklığından çıkma isteğine ilişkindir.
Davacının çıkma talebi TTK.'nın 638/2.maddesine dayalı olup, davacı, çıkma için haklı sebeplerin mevcut olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Anılan maddede haklı sebeplerin neler olduğu tanımlanmamış ve sayılmamıştır. Hangi sebeplerin haklı sebep olduğu konusunda kollektif şirketlere ilişkin TTK.'nın 245.maddesindeki tanımdan kıyasen yararlanmak mümkündür. Anılan maddedeki tanımlamaya göre, haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır. Aynı maddede örnek kabilinden bazı haklı sebep halleri sayılmış olmakla birlikte bunlar sınırlı değildir. Burada sayılan örneklere göre bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı üstüne aldığı şirket işlerini yapamayacak duruma gelmesi gibi haller haklı sebepler olarak sayılmıştır. Ancak asıl tanım yukarıda açıklandığı şekilde birinci fıkrada yapılmıştır.
Bu hukuki açıklama ışığında somut olayda davacı yönünden haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerledirilmesi gerekir. Ancak davalı şirketin incelenen ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere şirketin zaten tasfiye halinde bulunduğu anlaşılmakla hukuki menfaat bulunmayan bu talep açısından da davanın reddinde dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının davasının reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL karar ve ilam harcının, peşin harç olarak yatırılan 59,30.-TL'den mahsup edilerek eksik yatırılan 672,70.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma sistemi üzerinden) davalı şirket tasfiye memurunun yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/02/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)