T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 24.06.2023 tarih saat 19:30'da karıştığı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi’nden maddi yaralanmalı kazaya ilişkin kusur oranı raporu alındığı, SBM tarafından düzenlenen bu raporda kusur oranının %50’si haksız bir şekilde müvekkile yüklendiği, müvekkilin hiç bir kusuru olmamasına rağmen düzenlenen rapor ile müvekkile kusur atfedilmesi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı olarak düzenlenen bu haksız raporun iptalinin sağlanması ve yen kusur oranının belirlenmesi amacıyla bi bir rapor alınması gerektiği, olay günü ... plakalı ... marka aracıyla hız limitlerinin hayli üstünde bir hızla seyir eden sürücü ..., yüksek sürat sebebiyle aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulmaya başlamış, aracının hakimiyetini sağlayamayarak aynı istikamette seyir eden müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca sağ arka çamurluk bölgesinden şiddetli bir şekilde çarparak maddi ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesinde karşı aracın sürücüsü tam kusurlu olduğu, meydana gelen kazayı hafif sıyrıklarla atlatan müvekkil, olayın şokunu bir süre üstünden atamadığı, aracını daha yeni alan müvekkil, kazadan sonra arabasının kullanılamayacak hale geldiğini görünce adeta dünyası başına yıkıldığı, karşı araç sürücüsü aracını o kadar süratli kullanmaktadır ki, yaklaşık 2 ton ağırlığındaki aracı kazanın şiddetiyle taklalar atarak yolun kenarındaki çalılık alana uçtuğu, yaşanan kaza sonrası diğer aracın sürücüsü müvekkilin yanına gelerek hızlı gittiğini, bir anda direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirterek müvekkilden özür dilemiş, oluşan durumun telafisi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getireceğini müvekkile belirttiği, ne var ki kaza tespit tutanağı doldurulduğu anda kazanın hemen sonrasındaki tutumunun tam aksine müvekkile kusur atfetmek amacıyla tamamen gerçeğe aykırı beyanlarla kazanın oluş şeklini tarif etmeye çalıştığı, kazanın oluşmasında karşı araç sürücüsünün kendi aracını sıkıştırdığını, bu sebeple direksiyon hakimiyetini belirtmişse de dilekçemizin ekinde sunduğumuz resimlerden de anlaşılacağı üzere müvekkilin aracıyla yolun sol şeridinde seyir halinde olduğu ve kaza anında oluşan fren izlerinin dahi yolun sol şeridinden itibaren başladığı görüldüğü, hal böyle olunca karşı araç sürücüsünün beyanlarının kusur atfetmek amacıyla söylenmiş gerçek dışı beyanlardan ibaret olduğu sabit olduğu, kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu tarafın bizzat karşı taraf olmasına karşın SBM’de yapılan inceleme ile varılan sonuç gerçeğe ve hakikate uygun olmadığı, çıkan kararda müvekkile %50 kusur oranı yüklenmiştir. Kazanın oluş şekline bakıldığında ise karşı aracın sürücüsü, sevk ve idaresindeki aracın sol ön tarafı ile müvekkilin aracının aracının sağ arka kısmına çarparak kazanın meydana gelmesinde asli derecede kusurlu olduğu, yukarıda açıklanan ve sayın mahkemenizce re’sen göz önüne alınacak sebeplerle, SBM raporunun iptali ile yeni bir kusur raporu alınması ve ardından müvekkilin mağduriyetinin giderilmesini, araçtaki değer kaybının ve bakiye kalan hasar onarım bedelinin tarafımıza ödenmesini, yargılama gideri ve dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, adına kayıtlı ... plakalı araç ile müvekkil şirket sigortalısı ...plakalı aracın 24.06.2023 tarihinde karışmış oldukları trafik kazası nedeniyle aracının hasara uğrayıp değer kaybı olduğundan bahisle müvekkil şirkete başvurmuş olup müvekkil şirketçe davacı vekiline 01.12.2023 tarihinde 72.500,00.-TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı, müvekkil şirketçe poliçeden doğan sorumluluk yerine getirildiği halde davacı ödemelerin yetersiz olduğunu iddia ederek müvekkil şirketten bakiye tazminat talebinde bulunduğu, müvekkil şirket tarafından 01.12.2023 tarihinde davacı vekili Av. ...'e 72.500,00 tl tazminat ödenmiş olup müvekkil şirket sorumluluğunu yerine getirdiği, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil şirketin davacı tarafın taleplerinden sorumluluğu yalnızca bakiye poliçe limitleri dahilinde mümkün olacağı, sigorta teminatı altına alınan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve dolayısıyla müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği müvekkil şirket tarafından davacının hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talebine yönelik olarak 01.12.2023 tarihinde 72.500,00 tl ödeme yapılmış olup müvekkil şirket sorumluluğunu yerine getirmiştir. bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Mesuliyet Sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.Yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı, Müvekkil Şirket 72.500,00.-TL “ hasar bedeli ve değer kaybı zararı”nı ödemek ile sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmiş olması nedeniyle talebin reddine, tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın, “kusur tespiti” ve “değer kaybı” zararının tespiti için ise konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile inceleme yapılmasına, yapılacak inceleme esnasında müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmasına, değer kaybına ilişkin yapılacak inceleme aşamasında, dilekçemizde belirtilen kriterler çerçevesinde değerlendirme yapılmasına, müvekkil Şirketin tazminat ödemesine karar verilmesi halinde; sorumluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve bakiye teminat limiti ile sınırlı olacağına, hüküm altına alınacak tazminat bedeli için “dava tarihinden” itibaren “yasal faiz”e hükmedilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 25/06/2024 tarihli raporunda özetle; "SONUÇ: Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, heyetimizce, I- Hatalı Davranış (Kusur) Durumu: a- ... plaka numaralı hususi otomobilin maliki ve sürücüsü, davacı ...’nün hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve % 50 (yüzde elli) oranında etkili olduğu, b- Davalı şirkete sigortalı, ... plaka numaralı hususi otomobilin dava dışı sürücüsü ...’ın hatalı sevk ve idaresinin de, birinci (asli) derecede, davacı sürücü ...’nün hatalı sevk ve idaresi ile eşdeğer derecede/eşit oranda ve % 50 (yüzde elli) oranında etkili etkili bulunduğu, II- Hasar ve Değer Kaybı Durumu: a- Davacı aracının hasar onarım bedeli 385.00,00.-TL olup, davalı taraf bu tutarın % 50’si olan 192.500,00.-TL den sorumludur.
Davalı tarafın sigortasınca, 120.000,00.-TL ve daha sonra 72.500,00.-TL olmak üzere toplam;
120.000 + 72.500 = 192.500,00.-TL ödenmiş olduğu için, davalı tarafın hasar onarım bedeli olarak ayrıca borcu kalmadığı, b- Davacı aracındaki değer kaybı 80.000,00.-TL olup, davalı tarafın, bu tutarın % 50’si olan 40.000,00.-TL den sorumlu bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın ATK'ya gönderildiği, ATK tarafından alınan 23/10/2025 tarihli raporda özetle; "SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü ...'nün %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 29/01/2025 tarihli raporda özetle; "SONUÇ: İddia, savunma, toplanan deliller, taraf itirazları ve tüm dosya kapsamı üzerinde tekrar yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, heyetimizce, I- Hatalı Davranış (Kusur) Durumu: a-...plaka numaralı hususi otomobilin maliki ve sürücüsü, davacı...’nün hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve % 50 (yüzde elli) oranında etkili olduğu, b- Davalı şirkete sigortalı, ...plaka numaralı hususi otomobilin dava dışı sürücüsü ...’ın hatalı sevk ve idaresinin de, birinci (asli) derecede, davacı sürücü ...’nün hatalı sevk ve idaresi ile eşdeğer derecede/eşit oranda ve % 50 (yüzde elli) oranında etkili etkili bulunduğu, 1I- Değer Kaybı Durumu: a- Davacı aracındaki değer kaybı 80.000.-TL olup, davalı tarafından sadece 72.500.-TL’nin ödenmiş olması halinde bu tutarın ödenmesi gerektiği, b- Belirtilen tutar yerine 87.747,50 TL ödenmiş olması halinde, 24.752,50 TL ödenmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dava ve cevap dilekçesi, kaza tespit tutanakları, ATK raporu, fotoğraflar, cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın davacıya ait ... plaka sayılı aracın 24/06/2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı...plakalı araç ile çarpışması sonucu ödenmeyen hasar onarım ücretinin tahsili talebine ilişkin olduğu, davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı aracın 24/06/2023 tarihinde kazaya karıştıkları, kaza sonucu düzenlenen raporda her iki tarafa %50'şer oranda kusur atfedildiği, davacının işbu davada kusurun davalı sigorta şirketi aracına ait olduğunu, kendilerinin kusurlarının bulunmadığını, gerekçesiyle işbu davayı açtığı, mahkememizce tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla ATK'dan rapor aldırıldığı, ATK'nın 23/10/2025 tarihli raporuyla kazanın meydana gelmesinde her iki tarafın %50 oranda kusurlu bulunduğunun belirlendiği, gerek mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu ve gerekse kaza sonucu düzenlenen eksper raporunda araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin 385.000,00 TL olarak belirlendiği, davalının kusur oranına orantılı şekilde 192.500,00 TL'yi davacıya ödediği, dolayısıyla davalının sigortalı aracın kusuruna denk şekilde davacıya ödemede bulunduğu ve davacının davalıdan alacağı olmadığından aşağıdaki şekilde davacının davasının reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.287,42-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.555,42-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3.Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4.Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5.Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 45.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair,
HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/02/2026
Katip
Hakim