Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/4399 E.  ,  2025/7881 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1270 Esas, 2024/441 Karar
DAVA TARİHİ: 15.12.2020
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve verilen rahatsızlığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dairece geri çevirme kararı üzerine davacı vekilinin Mahkeme kararını temyiz ettiği, harç ve gider avansının yatırılması için muhtıra düzenlendiği, anılan muhtıranın tebliğ edildiği ancak bu tarihten dosyaya yatan harç ve makbuza rastlanılmadığı tespit edilmekle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların malik ve kiracısı olduğu bağımsız bölümde işletilen fırın bacasının bina içinden usulsüz olarak geçirildiğini, etrafa yaydığı koku, ısı, nem ve dumanın tahammül sınırlarını aştığını, bu nedenle fırının kapatılmasını, olmadığı takdirde verilen rahatsızlıkları önleyecek tedbirlerin belirlenerek yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu fırının, binanın inşaatının yapılmaya başlandığı 2004 yılında mimari projesinde bizzat fırın olarak gösterilerek imar mevzuatına uygun olarak inşa edildiğini, mimari projede de görüleceği üzere fırının bacasının ortak alana, bina cephesine vesair bir yere sonradan yapılmadığını, fırın için özel bir baca yapıldığını, dava konusu bağımsız bölümün cinsinin tapuda fırın olarak tescil edildiğini, mimari projede fırın olarak yer aldığını, kat irtifakı projesinde dahi fırın olarak tapu kütüğüne işlendiğini, fırın cinsindeki bağımsız bölümde yönetim planı nedeniyle fırın işletilemeyeceğinin ileri sürülmesinin mantıkla bağdaşmayacağını, yaklaşık 17 yıldır işletilmesine karşı gelinmeyen fırının bunca süreden sora kapatılmasının istenmesinin de iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının fırının hoşgörü sınırlarını aşan is, duman ve koku çıkardığına ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/1585 Esas, 2021/769 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli ve 2021/1942 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararı ile somut olayda, davacı tarafça öncelikli talep, dava konusu fırının kapatılmasına karar verilmesi, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ise, fırın bacasının kötü koku,duman, is vb.rahatsızlıkların giderilmesini sağlayacak önlemler alınmasına yönelik olup, mahkemece davacının öncelikli talebi olan fırının kapatılması talebinin mahkemece reddine karar verilip, ikinci talebi üzerine araştırma yapılıp, yeni bacanın imal edilmesine karar verilmesine rağmen; hüküm kısmında davacının fırının kapatılması talebinin reddine karar verilmemiş olmasının doğru görülmediği, davanın terditli olarak açılmış olduğu hususu dikkate alınarak, davalı lehine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği kanaatine varılarak, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı, bilirkişi raporunun da denetime elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığını belirterek davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiş, ancak hüküm kısmına masrafların davalıdan alınması ibaresinin eklenmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurmak sureti ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece alınacak tedbirlere hükmedilirken dava konusu fırın faaliyetinden kaynaklı koku ve ısının giderilmesi için yeni imal edilecek baca yapılmasına karar verildiği, ana gayrimenkulde yapılacak böyle bir değişiklik tadilat projesi ile mümkün olup tüm kat maliklerinin onayı olmaksızın yapılamayacağı Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydındaki niteliğinin de fırın olduğu gözetilerek; ana gayrimenkulün mimari projesine uygun alınacak tedbirlerin belirlenmesi, infaza elverişli şekilde bu tedbirlere karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tek başına dava dilekçesindeki beyanlar esas alınarak, bacada sızma olup olmadığı bilirkişiler ve Mahkeme hakimi tarafından bizzat yerinde tespit edilmeden karar verilmiş olmasının adil yargılanma hakkının ihlali mahiyetinde olduğunu, fenne aykırı bir imalat söz konusu olsa idi binaya yapı kullanma ruhsatının verilmesinin mümkün olmayacağı, davalı ...'in, taşınmazın eski kiracısı olduğunu, dava tarihinde taşınmaz ile ilgisi bulunmadığını, bu sebeple ... yönüyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, bu davalı yönünden lehe ayrı vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden husumet araştırması yapılmadan karar verilmesinin hukukla bağdaşmayacağını, davacının taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, kabul ve ret oranına göre lehe yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmetmesi gerekirken; hatalı karar vermiş olması nedeniyle de kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bağımsız bölümü kullanırken verilen rahatsızlığın giderilmesi ve ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilamların infazı düzenlenmiş olup, Mahkemece yapılacak işe hükmedilmesi ve hükmedilen işin yapılması için 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33 üncü maddesi gereğince uygun bir süre verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, kararın infazı aşamasında gözönünde bulundurulacak eski hale getirme masraflarının davalıdan alınmasına hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden;

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davalılar Vekilinin Temyizi Yönünden;

1.Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2.Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararının (3) numaralı bendindeki " 30 günlük süre verilmesine " cümlesinden sonra gelen " 30 günlük süre içerisinde kararın davalı tarafça yerine getirilmemesi halinde icra iflas kanununa göre kararın icrasına, masrafların davalıdan alınmasına" cümlesinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog