Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/4229 E.  ,  2025/16173 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/3800 Esas, 2025/362 Karar
KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/203 Esas, 2023/335 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, ..., 1. ... 6 29... parsel sayılı taşınmaza imar planında eğitim alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılması hususunda müvekkili idareden görüş alınmadığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, dosyaya sundukları emsal taşınmazların mesnetsiz gerekçelerle değerlendirme dışı tutulduğunu, taşınmazın üzerinde bina bulunan imar parseli niteliğinde olduğunu, bu nedenle tespit edilen değerinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın bilirkişi raporunda yer verilen emlak vergi değerinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazda yapılacak imar uygulamasının sonucu beklenerek %40 oranında bedelsiz düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının ardından kalan kısmın bedeline hükmedilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma davalarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 44 üncü maddesi gereği hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ilk olarak 23.12.1996 tarihinde kesinleşen 1/1000 ölçekli .. İlave İmar Planında eğitim tesis alanı olarak ayrıldığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesine 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun ile "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde, taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar adli yargıda görülür" hükmünün eklendiği, dava konusu taşınmazın 1996 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı kabulünün yerinde olduğu, taşınmazın imar planında eğitim tesis alanı olarak ayrıldığı anlaşıldığından bu kısımdan davalı idarenin sorumlu tutulmasının da doğru olduğu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilip, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 1.201,75 TL/m², emsalin ise 1.555,23 TL/m² olduğu belirlendiğinden, bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamanın uygun görüldüğü, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce, emsal taşınmazın satış tarihinden önce imar uygulamasına girdiği anlaşıldığından her ikisinin de imar parseli olarak kabul edilmesinde ve düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 7421 sayılı Kanun'la 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının yorumu sonucunda 2024/998 Esas, 2024/6381 Karar sayılı kararında açıkladığı yerleşik uygulaması nedeniyle hukuk birliği ilkesi gözetilerek davacı taraf lehine maktu vekâlet ücreti taktir edilmesinin yerinde görüldüğü, ancak dava konusu taşınmazın Hazine adına tescili gerekirken, davalı idare adına tesciline hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; müvekkili lehine İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmişken Bölge Adliye Mahkemesince hatalı olarak vekâlet ücretinin maktuya çevrildiğini, takdir edilen bedele Anayasal faiz işletilmesi gerekirken yasal faize hükmedildiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog