Esas No
E. 2023/766
Karar No
K. 2025/603
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/766 Esas
KARAR NO: 2025/603
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 30/10/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /

Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirkete ait ... (eski plaka numarası ... olan) plakalı aracı kullanmakta olduklarını, 2014 bayi çıkışlı, bayi servis ve garanti paketli ... model aracı 26/08/2014 tarihinde 859.002,95-TL bedelle ... A.Ş. yetkili ... Şubesinden satın aldıklarını, dava konusu aracın satın alımından itibaren müvekkilinin düzenli olarak aracı yetkili teknik servise götürdüğünü, bakımını yaptırdığını, 2023 yılına gelindiğinde çeşitli arızalanmalar sebebiyle servise gösterildiğini ve tamiratı yapılarak teslim edildiğini, ancak benzer arızalarından ötürü defaatle tamire götürülen aracın nihayetinde motor arızası nedeniyle halen teknik serviste bekletildiğini, motor yağında çapaklanma, çalıştırıldığında motordan sesler geldiği ve motorun açılmasının gerektiğini akabinde yeni bir motorun takılmasın gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin satın aldığı aracın benzer sorunlar nedeniyle birçok kez yetkili servise götürülmesine rağmen araçtaki sorunun giderilemediği gibi müvekkili şirketin de satın almış olduğu işbu dava konusu aracı verimli olarak kullanamadığını, aracın hali hazırdaki durumunun delil mahiyetinde tespiti için ...

10.Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru yapılıp... D.İş sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, dosyada henüz raporun düzenlenmediğini, müvekkili şirketin, aracını olması gereken ve beklenen performansla kullanamadığını, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun (TKHK) 4.maddesi uyarınca davalılara yöneltmiş oldukları aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesi veya müvekkilin servis bakımı masrafı ve arızalardan kaynaklı zararlarının tazmini taleplerine davalılardan olumsuz yanıt gelmesi nedeniyle dava açma gereğinin ortaya çıktığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu ayıplı otomobilin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesinin 2.fıkrası gereği ayıpsız olanı ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde, (Şimdilik) 70.000,00-TL onarım masrafı ile birlikte aracın tamirde geçirdiği süreler gözetilerek (Şimdilik) 1.000,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 71.000,00-TL'nin tamir tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /

Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, öncelikle davacı tarafın asli talebi olarak davaya konu aracın ayıpsız misli ile değişimini talep ettiğini, ancak dava değerininin 71.000,00-TL olarak göstermek suretiyle bu bedel üzerinden peşin harç ödediğini, davacının asli taleplerinden birinin aracın ayıpsız misli ile değişimi olduğu nazara alındığında, dava konusu aracın fatura bedeli üzerinden hesaplanacak harcın tamamlanması gerektiğini, dava konusu araca ilişkin olarak davacı taraf ile müvekkil şirket arasında herhangi bir alım - satım ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu aracın satışı müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmediği gibi müvekkil şirketin dava konusu araç ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu sebeple davacı tarafından müvekkil şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, husumete yönelik itirazları saklı kalmak kaydıyla, davacı şirket tarafından mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulune uygun olarak ayıp ihbarında bulunulmamış olması sebebiyle, hak düşürücü süre itirazlarının ve uyuşmazlığa ilişkin olarak zamanaşımı itirazlarının da mevcut olduğunu, Esasa ilişkin olarak; dava konusu araçta imalattan kaynaklı herhangi bir ayıp yer almadığını, aracın motoruna ilişkin şikayetin bütünüyle aracın yaşı ve yapmış olduğu km'den, bir diğer ifadeyle kullanıcıdan kaynaklandığını, dava konusu araçta imalattan kaynaklı hiçbir arıza veya şikayet bulunmadığını, bu doğrultuda davacı tarafın misli ile değişim talebinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ...

10.Sulh Hukuk Mahkemesi .... Değişik İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun, bilirkişinin soyut kanaatlerinden oluşan, eksik ve hatalı olduğu için taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın asli talebi olan misli ile değişim talebinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığı gibi feri taleplerinin de taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, dava konusu aracın 2014 model olup garanti kapsamı dışında olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın onarım masrafı talebinde bulunmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, bunun yanı sıra, dava konusu aracın servise her girişinde davacı tarafa ikame araç desteği sağlandığını, bu doğrultuda davacının ikame araç bedeli talebinin de haksız olduğunu, davacı tarafın bu talebine ilişkin olarak herhangi bir belge, delil vs. de sunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın kabulüne karar verilmesi durumunda, müvekkil şirketin aracın değeri nispetinde uğrayacağı zarar ile aracı sorunsuz olarak kullanan davacı tarafın elde edeceği yarar arasında orantısızlık meydana geleceğini, tüm beyan ve itirazları saklı kalmak kaydıyla, Mahkemece aksi kanaatin oluşması durumunda, ilgili mevzuat, doktrin görüşleri ve Yargıtay kararları doğrultusunda, Mahkememizce semen tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusu araç üzerindeki takyidatların sorgulanması ve araç üzerinde herhangi bir takyidat bulunması halinde değişim kararı verilemeyeceği hususu özellikle dikkate alınması gerektiğini beyanla davacının asli talebi dikkate alındığında, dava değerinin aracın fatura bedeli olduğu göz önüne alınarak harcın tamamlatılmasına, davanın müvekkil şirket bakımından öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafça hak düşürücü süreye ve zamanaşımı süresine riayet edilmediğinden dolayı davanın reddine, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığından, araçtaki motor şikayeti aracın yaşı ve yapmış olduğu km'den kaynaklandığından dolayı her halükarda davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, dava konusu aracın trafik sicil kaydının celb edilerek dava konusu araç üzerinde mülkiyet hakkını kısıtlayan rehin ve/veya takyidatların olup olmadığının tespitini, takyidat var ise davacıya bu takyidatın kaldırılması için kesin süre verilmesini, kesin sürede gerekliliklerin yerine getirilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesini, davada yer alan iddiaları kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte- davacı yanın, ihbar yükümlülüğüne uymadığını, davacı tarafından yasalar nezdinde aranan şekilde ve sürede ayıp ihbarında bulunulmamış olması ve hak düşürücü süreye riayet edilmemiş olması nedeni ile huzurdaki davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan taleplerin zaman aşımına uğradığı bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile de reddi gerektiğini, zira dava konusu aracın 2014 yılında satın alınmış olduğu ve TBK ve mevzuat kapsamında öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğunu, müvekkil şirketin huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkil şirketin acente konumunda olduğu daya konu aracın üreticisi ve ithalatçısı olmadığından davanın bu yönüyle müvekkil şirket açısından husumetten reddi gerektiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin merkezinin mersis kayıtlarından da tespit edilebileceği üzere ... olduğu, davada yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan ... Mahkemeleri olduğunu, bu bağlamda davanın yetki itirazları doğrultusunda usulden reddi ile dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından yaptırılan tespitin usule ve yasalara aykırı olduğu, huzurdaki davada esas alınmaması gerektiğini, bu nedenle ... 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespiti ve bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından araç ve motor üzerinde yapılmış bir incelemenin mevcut olmadığını, bu şekilde tanzim edilmiş bir raporun hukuken kabulünün de mümkün olmadığını, davacının iddia ve talepleri kabul anlamına gelmemek kaydı ile- davacının dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişim talebinin hukuka, hak ve nesafet ilkesine aykırı olduğu, ayrıca bu talebin kabulüne karar verilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, dava konusu aracın kat ettiği km ile piyasa değeri "0" km bir aracın değerine göre önemli ölçüde düştüğünü, davacının taraf asli talebi olarak davaya konu aracın ayıpsız misli ile değişimini talep etmiş, ancak dava değerini 71.000,00-TL olarak gösterdiği ve bu bedel üzerinden peşin harç ödediğini, davacının asli talebi aracın ayıpsız misli ile değişimi olduğundan dava konusu aracın fatura bedeli üzerinden hesaplanacak harcın tamamlanması için davacıya kesin süre verilmesi ile kesin süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak; dava konusu aracın 26/08/2014 tarihinde satın alındığını, yaklaşık 10 yaşında olduğu ve 370.000KM ' yi aşkın yol katettiğini, aracın yaşı ve kilometresi dikkate alındığında davacı tarafından ileri sürülen iddiaların gerçek dışı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının arıza iddialarının kullanıcı kaynaklı olarak meydana geldiğinin açık olduğunu, davaya konu aracın yasal garantisinin de sona erdiğini, davada ayıpsız misli ile değişim talebi nezdinde koşullarının oluşmadığını, dava dilekçesinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a atıfta bulunmuş ise de huzurdaki davada, davacının iddialarını tüketici mevzuatına dayandırmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın tacir olup TKHK ve ilgili mevzuat kapsamında hak iddia edemeyeceğini beyanla davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...T.A.Ş.vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, dava konusu ... Marka 2014 Model, ... şasi no.lu ...Tip ... plaka araç davalılardan ... A.Ş.'den davacı tarafça satın alındığını, dava konusu aracın üreticisi ve ithalatçısı ise ... firması olduğunu, müvekkil şirketin yalnızca ...markasının yetkili servisi olduğunu, müvekkil şirketin yalnızca servis hizmeti verdiğini, uyuşmazlık bakımından müvekkil şirketin ne satıcı ne de üretici-ithalatçı konumunda olmadığını, bunun yanı sıra, davacı tarafın TTK hükümlerine göre tacir olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesinde TKHK'na atıfta bulunmak suretiyle iddialarını tüketici mevzuatına dayandırabilmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davada davacı tarafın asıl talebi ayıpsız misli ile değişim iken dava değerini 71.000,00 TL olarak göstermek suretiyle eksik harç yatırıldığını, aracın fatura bedeli üzerinden harcın tamamlanması gerektiğini, bu hususta davacı tarafa aracın fatura bedeli üzerinden hesaplanacak harcın tamamlatılması için kesin süre verilmesi gerektiğini, kesin süre içerisinde harç yatırılmadığı takdirde işbu davanın usulden reddi gerektiğini, davanın taraflarının tüzel kişi tacir olduğunu, davacı tarafın işbu aracı 2014 tarihinde satın aldığı ve sorunsuz bir şekilde 10 yıla yakın bir süre kullandığını, bu süre zarfında herhangi bir şikayeti olmayan davacının oldukça fazla km yapmış bir araç ile ilgili olarak arıza sebebiyle gizli ayıp iddiasını ortaya atmasının abesle iştigal olduğunu, davacı tarafın kanunda öngörülen ayıp ihbar sürelerine kesinlikle riyaet etmemiş olduğunu, tacir olan davacının ayıp ihbar sürelerine uymaması karşısında artık talepte bulunma hakkının ortadan kalktığını, bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden de reddini, dava konusu aracın 2014 yılında satın alınmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu ve davacının talep hakkının bulunmadığının açık olduğunu, hu hali ile huzurdaki davanın zamanaşımı bakımından da reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak; dava konusu aracın 2014 model olduğu, davacı tarafça diğer davalı ...'den satın alındığını, bahse konu aracın uğradığı iddia edilen arızanın yaklaşık 370.000 KM'de meydana geldiğini, 10 yaşında ve 370.000 KM'de olan bir aracın arızalanmasının artık ayıba bağlanabilmesi mümkün olmadığını, araçta meydana gelen motor arızası imalat kaynaklı değil kullanıcı kaynaklı olduğunu, davacı tarafın yaptırdığı ...

10.Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı delil tespitinde alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, incelemeyi yapan bilirkişi tarafından aracın motoru üzerinde gerekli incelemelerin yapılamadığını, bu haliyle davacının iddialarını delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporuna dayandırabilmesi mümkün olmadığını, yeterli inceleme yapılmadan tanzim edilen tespit raporunu kesinlikle kabul etmediklerini, ayrıca, yeterli olmayan tespit raporuna işbu davada delil teşkil edebilmesinin de mümkün olmadığını, dava konusu araçta meydana gelen arızanın tümüyle kullanım kaynaklı olduğu, 370.000 km gibi uzun bir mesafe kateden ve uzun süre kullanılan araçta arıza meydana gelmesinin olağan olduğunu, bu arızanın imalat kaynaklı olduğu iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğunu, davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin reddi gerektiğini, söz konusu aracın garanti kapsamı dışında olduğundan, davacının ücretsiz onarım hakkının da bulunmadığını, ayrıca, davacı tarafın ikame araç bedeli talebi yönünden de zararını belgelendiremediğini dolayısıyla ispat edilemeyen iddia ve taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin servis hizmetini eksiksiz şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkil şirket nezdindeki servis kayıtlarının 2022 yılından başladığı ve aracın satın alındığı tarihten bu yana periyodik bakımlarının yetkili serviste yapılıp yapılmadığının da meçhul olduğunu beyanla haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR /

Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin ve davalı ...A.Ş.'nin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı ... A.Ş. (... Şubesi) ve davalı ...A.Ş. (... Şubesi ...)' in ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ...

10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik sayılı UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış, dava konusu ... plakalı aracın trafik kayıtları ve tramer kayıtları celp edilerek incelenmiştir. Mahkememizin 18/09/2025 tarihli duruşmasında; ''Davalı ...A.Ş. Vekilinin yetki itirazının; diğer davalı ....A.Ş.'nin adresinin Mahkememiz yargı sınırları çevresinde olması nedeniyle reddine'' karar verilmiştir. ...

4.Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Talimat Esas sayılı dosyasında dinlenen davacı tanığı ...; ''Ben davacı firmada 2020 yılından itibaren yaklaşık beş yıldır çalışmaktayım, dava konusu araç benim işe başlamamadan önceki bir tarihte şirkete satın alınmış bir araçtı, benim görevde olduğum süre boyunca ve halen dava konusu aracın periyodik bakımları davalı ... ile Davalı ... firmalarının yetkili servislerinde yapılmıştır, ancak 2022 - 2023 arasında araç 4 veya 5 defa yolda kalmak suretiyle de olmak üzere arızalar vermiştir, motor ışığı yanmak suretiyle bir ikaz ile karşılaşılmıştır, ilk arızalarda araç davalı Hastalya firmasına götürülmüş araçla ilgili teşhis ve onarımlar orada yapılmış aracın sürekli yağı değiştirilmiş motorun içerisinde de parça söküm ve takımı işlemleri ve parça değişimi işlemleri yapılmıştır, tüm bu arızalarda aracı çekici ile bulunduğu yerden aldırmak zorunluluğu da doğmuştur, aracın davaya konu en son arızası nedeniyle araç bu kez ... yetkili servisine gönderilmiş ve servisten aracın motorunun çapaklanma yapması ve kullanıcı hatası bulunması sebebiyle motorunun değişmesi gerektiği söylenmiş ve sandık motor olarak tabir edilen motor getirtilerek aracın motoru komple değişmiştir, dava konusu araç şirket yetkilisi Hikmet Alper dışında kimse tarafından kullanılmamış ve periyodik bakımları aracın yetkili servislerinde yaptırılmış olmasına rağmen davalılar tarafından sandık motor değişimi esnasında benim de içinde bulunduğum görüşmelerde sorumluluk kabul edilmemiştir, hali hazırda dava konusu olmamakla birlikte araç araç farının sıfırı ile değiştirilmiş olmasına rağmen su alması sebebiyle davalı Hastalya otomotivde bir buçuk aydır tamirde beklemektedir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizin 27/02/2025 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ...: "kumaş ve dokumacılık işini 1984 yılından beri yapmaktayım, ben davacı şirkette 2008 -2013 yılları arasında ... iplik satış pazarlamaya ben bakıyordum, daha sonra 2017-2023 yılları arasında yine aynı pozisyonda çalıştım, benim ... 'da da ... Şti. unvanlı şirketim vardır, davacı şirketin sahipleri benim kardeşlerim ve yeğenlerimdir , kendileri ile hem aynı işi yapmamdan ötürü hem de aynı aileden olmamız sebepleri ile sık sık görüşürüz, 2014-2015 yıllarında davaya konu olan 2014 Model Mercedes S 500 model aracı aldılar, bildiğim kadarıyla aracın tüm bakım ve servisleri yetkili servis tarafından yapılmıştır, bizimkiler bu konuda çok hassastırlar, davayı konu aracı abim ... kendisi kullanıyordu, çok nadirende yeğenim ... kullanırdı, 2017 sonu 2018 yılının başlarında ... dan döndüğümde davaya konu araca bindik ve bindiğimde bir süre gittikten sonra kırmızı arıza lambası yanıp sönüyordu, bildiğim aracın ilk arızası buydu, bunun üzerine yine ... de bulunan yetkili servise araç bakıma götürüldü, yakın zaman olan 2023 yılında da yine davaya konu araç arıza nedeniyle fabrikaya gitti, kendilerinin hem söyledikleri aracın servisten çıkmadığıydı, 2018, 2019, 2022 ve 2023 yıllarında araç sürekli arıza çıkarttı, 2023 yılına kadar abim aracı kullandı, Mercedes' in araç servisteyken ikame bir araç abime sağlayıp sağlamadığını bilmiyorum ama başka bir araç ben görmedim, 2023 yılında meydana gelen arıza benim az önce bahsettiğim kırmızı arıza lambasının yanıp sönmesi idi aynı arıza idi, abim 1998 yılından beri mercedes kullanmaktadır ve tüm bakımlarını ... yetkili serviste yaptırmıştır, benim olaya ilişkin bilgi ve görgüm bundan ibarettir.Tanıklık ücreti talebim yoktur."şeklinde beyanda bulunmuştur. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Talimat Esas sayılı dosyasında dinlenen davalı ...A.Ş. tanığı ...;"ben davalı şirkette servis şefi olarak çalışmaktayken davaya konu araç servise gelmiştir, hatırladığım kadarıyla servise gelişi 1 yıl kadar olabilir, araç resmi olmayan şekilde makam aracı şeklinde kullanılan bir araçtı 8 silindirli büyük hacimli bir motora sahipti, aracın km ise 350000 civarındaydı bizim tabirimizle bu km araçlar yorgun araç olarak tabir edilmektedir, davaya konu aracı tamire getiren kişi araç şoförüydü tamirdeyken aracın motorunun sesli olarak çalıştığını bize iletti bizde kendisine aracın motor hacminden ve km'sinden kaynaklı olarak aracın sesli çalışmasının normal olduğunu kendisine ilettik, şoför araçtaki sesin dindirilmesi adına ne yapılması gerektiğini sorunca kendisine, bu km'deki aracın sesinin azaltılması için komple motor değişimi yapılması gerektiğini söyledik ancak karşı taraf maliyetin fazla çıkacağı olsa gerek motorun komple değişmesini istemedi ancak sesin azaltılmasının yolunu sordu bu kapsamda motorundaki bir kısım hareketli parçaların değiştirilmesi ile sorunun kısmi de olsa giderilebileceği ancak tamamen ortadan kaldırılması veya aracın yeniden ses yapmamasının mümkün olmadığını dile getirilerek istekler doğrultusunda motordaki hareketli parcaları değiştirdik, zaten değişen parçalar yazılı belgelerde mevcuttur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 18/09/2025 tarihli duruşmasında ''Davacı vekilinin dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi talebinin; dosyanın tekamül ettiği ve hakimlik mesleğinin bilgi ve tecrübesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenebileceği kanattinde olunması nedenleri ile reddine'' karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /

Dava, tazminat davasıdır.

HMK'nun 320 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; -Davacının -tacir olduğu gözetilerek- davaya konu ... plakalı aracında meydana gelen arızaların/sorunların üretim/imalat kaynaklı olup olmadığı başka bir deyişle davaya konu aracın ayıplı bir ürün olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın mahiyetinin (açık ayıp-gizli ayıp) ne olduğu, davacı tarafça ayıp ihbar külfetlerine uyulup uyulmadığı ile davacının işbu aracı ayıpsız olan misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde olup olmadığı, -Davacının öncelikle davaya konu aracın ayıpsız olan misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde görülmemesi halinde davacının onarım masrafı ile ikame araç bedeli alacaklarının olup olmadığı, alacaklarının varlığı halinde ise bunun varlığı ve miktarı ile davalıların bu zarar kalemlerinden sorumlu olup olmadıkları ve davalıların zaman aşımı def'i ve husumet itirazlarının yerinde olup olmadığı, noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.

Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesinde ''Dürüst Davranma'' düzenlenmiştir. MK md.2: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. '' 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18.maddesi; ''...(2)Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir....'' şeklindedir.

İddia, savunma, dosya içeriği deliller, yukarıda anılan düzenlemeler ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki davada davacı taraf, kendilerinin ... (eski plaka numarası ... olan) plakalı aracı kullanmakta olduklarını, 2014 bayi çıkışlı, bayi servis ve garanti paketli ... model aracı 26/08/2014 tarihinde 859.002,95-TL bedelle ... A.Ş. yetkili ...Şubesinden satın aldıklarını, dava konusu aracın satın alımından itibaren kendilerinin düzenli olarak aracı yetkili teknik servise götürdüğünü, bakımını yaptırdığını, 2023 yılına gelindiğinde çeşitli arızalanmalar sebebiyle servise gösterildiğini ve tamiratı yapılarak teslim edildiğini, ancak benzer arızalarından ötürü defaatle tamire götürülen aracın nihayetinde motor arızası nedeniyle halen teknik serviste bekletildiğini, motor yağında çapaklanma, çalıştırıldığında motordan sesler geldiği ve motorun açılmasının gerektiğini akabinde yeni bir motorun takılması gerektiğinin belirtildiğini, kendilerinin satın aldığı aracın benzer sorunlar nedeniyle birçok kez yetkili servise götürülmesine rağmen araçtaki sorun giderilemediği gibi kendilerinin de satın almış olduğu aracı verimli olarak kullanamadığını, aracın hali hazırdaki durumunun delil mahiyetinde tespiti için ...

10.Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru yapıldığını, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun (TKHK) 4.maddesi uyarınca davalılara yöneltmiş oldukları aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesi veya kendilerinin servis bakımı masrafı ve arızalardan kaynaklı zararlarının tazmini taleplerine davalılardan olumsuz yanıt gelmesi nedeniyle eldeki davayı açtıklarını iddia etmiş, davalılar ise davanın reddini savunmuştur. Öncelikle davaya konu araç olan ... (eski plaka numarası ... olan) plakalı aracın davacıya ait olduğu ve 2014 yılında satın alındığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise, yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Davalılar ... A.Ş. İle ... A.Ş. Yönünden, dava dilekçesinin ekinde sunulan faturadan da anlaşılacağı üzere faturanın taraflarının davacı şirket ile ... A.Ş. - ... Şubesi olduğu görülmektedir. Davalı ...A.Ş., diğer davalı ... A.Ş.'nin yetkili acentesidir. Keza diğer davalı şirket olan ...A.Ş. ... markasının yetkili servisidir, davaya konu aracın üreticisi ve ithalatçısı ise ... Ve Hizm. A.Ş.'dir. Bu nedenlerle Mahkememizce davalılar ... A.Ş. İle .... A.Ş. Aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davalı .... A.Ş. Yönünden ise, davacı taraf, her ne kadar Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun (TKHK) 4.maddesi uyarınca davalılara yöneltmiş oldukları aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesi veya kendilerinin servis bakımı masrafı ve arızalardan kaynaklı zararlarının tazmini taleplerine davalılardan olumsuz yanıt gelmesi nedeniyle eldeki davayı açtıklarını iddia etmiş ise de, davacı taraf tacir olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun hükümlerinden faydalanabilmesi mümkün değildir. Yine davacı tarafın, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davaya konu aracı 2014 yılında alıp 2023 yılına kadar kullandığı, ilk kez 2023 yılında araçta yaşanan sorunlar nedeniyle yasal merciler olan Mahkemelere başvurarak delil tespitinde bulunduğu, delil tespitinde keşif kararı verilen ve keşif tarihi olan 07/10/2023 tarihi itibariyle aracın satın alınmasından itibaren 9 yıl geçtiği ve aracın 372.000 km'de olduğu, davacının tacir olarak basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğu, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğünde olan davacının 9 yıl boyunca kullandığı ve 372.000 km'ye gelen araçta üretim/imalat hatasının olduğu/ayıplı olduğu, işbu aracın ayıpsız olan misli ile değiştirilmesi, işbu talebinin yerinde görülmemesi halinde kendisinin onarım masrafı ile ikame araç bedeli alacakları taleplerinin TTK md.18/f.2 ve MK md.2'ye aykırı olduğu, aracın ayıplı olması halinde dahi davacının davaya konu aracı artık mevcut haliyle kabul ettiği kanaatine varılarak dava tarihi de nazara alınarak davacının ayıp ihbar külfetlerini süresinde yerine getirmediği davalı ... Tic. Ve Hizm. A.Ş.'nin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zaman aşımı def'inde bulunduğu anlaşıldığından Mahkememizce davalı ... Tic. Ve Hizm. A.Ş. Aleyhine açılan davanın zaman aşımı def'i nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /

1.Davalılar...A.Ş. İle ...A.Ş. Aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,

2.Davalı ... A.Ş. Aleyhine açılan davanın zaman aşımı def'i nedeniyle reddine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.212,51-TL ve 13.457,11-TL tamamlama harcı toplamı olan 14.669,62-TL'den mahsubu ile kalan 14.054,22‬-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 132.260,41-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... A.Ş. İle ... A.Ş.'ye verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 750,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,

8.Davalılar ... A.Ş. İle ... Hizm. A.Ş. Tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

9.... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.680,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

10.HMK.nun 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, davalı ...A.ş. İle .... A.Ş. vekillerinin huzurunda, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2025

Katip

¸

Hakim

¸

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog