10. Ceza Dairesi 2024/232 E. , 2025/7129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün itiraz edilmeksizin 07.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2023 tarihli ve 2023/18333 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131615 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131615 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 20/04/2011 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleştiği 11/07/2013 tarihi ile sanığın tedavi denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce dosyasının kapatıldığı 09/05/2014 tarihleri arasında (9 ay 27 gün) durduğu ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20/01/2015 ile denetim süresindeki suçun işlendiği 10/01/2016 tarihleri arasında ( 11... gün) zamanaşımı süresinin yeniden durmasını müteakip, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 10/01/2016 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 20/04/2011 tarihinden hükmün açıklandığı 05/04/2023 tarihine kadar geçen ( 11... ay 16 gün) süreden, durma süreleri (1 yıl 9 ay 17 gün) çıkarıldığında, kalan 10... ay 29 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 31.12.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2010 tarihli ve 2009/83892 Soruşturma, 2010/8418 Esas, 2010/6984 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. İstanbul (Kapatılan) 15.
Sulh Ceza Mahkemesinin 25/01/2012 tarihli ve 2010/2122 Esas, 2012/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda, 25.01.2012 tarihli denetimli serbestlik tedbiri kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin İstanbul (Kapatılan) 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2013 tarihli ve 2012/973 Esas, 2013/761 Karar sayılı kararının 11.07.2013 tarihinde kesinleştirildiği,
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda İstanbul (Kapatılan) 71.
Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/803 Esas, 2014/717 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararının 20.01.2015 tarihinde kesinleştirildiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 10.01.2016 tarihinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, İstanbul 21.
Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.04.2023 tarihli ve 2023/12 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62/1. maddeleri ile basit yargılama usulü uygulandığından 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesinin son cümlesi kapsamında 7 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında;
Sanığın atılı suçu 31.12.2009 tarihinde işlediği, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleştiği 11.07.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 04.09.2014 tarihleri arasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.01.2015 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 10.01.2016 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 10.01.2016 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın iddianame gereği Mahkemece savunmasının alındığı 20.04.2011 tarihinden hükmün açıklandığı 05.04.2023 tarihine kadar geçen sürede, duran süre eklendiğinde de, olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul 21.
Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/12 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4.
maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
24.06.2025 tarihinde karar verildi.