Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Ceza Dairesi         2024/239 E.  ,  2025/7137 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/420 E., 2017/474 K.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 25.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2023 tarihli ve 2023/23883 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/134111 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/134111 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 27/09/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2015 tarihli ve 2015/14012 soruşturma, 2015/125 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine, 1 yıl süre ile tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek infazı için 09/02/2016 tarihinde Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüphelinin müdürlüğe başvuru yapmadığının bildirilmesi üzerine, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak 01/06/2016 tarihli ve 2016/6398 soruşturma, 2016/2204 esas, 2016/1789 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2017 tarihli ve 2016/420 esas, 2017/474 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerektiği, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında davaya devam olunacağı nazara alındığında, 6545 sayılı Kanun’la yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmenin dava şartı olarak düzenlendiği, somut olayda, 11/03/2016 tarihinde Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının şüpheliye tebliğ edildiği, yasal süre zarfında şüphelinin müracaat etmemesi üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek 03/05/2016 tarihinde Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, şüphelinin anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesini takiben yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilebilmesi için şüpheliye yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yeniden yükümlülük ihlâlinde bulunduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği cihetle, kovuşturma şartı olan ısrar şartını gerçekleşmemesi nedeniyle durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 27.09.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2015 tarihli ve 2015/14012 Soruşturma, 2015/125 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye 21.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın 09.02.2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2016 tarihli ve 2016/6398 Soruşturma, 2016/2204 Esas, 2016/1789 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. Sivas 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.10.2017 tarihli ve 2016/420 Esas, 2017/474 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre, Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 11.02.2016 tarihli ve 2016/80 DS sayılı çağrı yazısının sanığa 16.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, başvurmaması üzerine bu kez Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 29.02.2016 tarihli ve 2016/80 DS sayılı uyarılı çağrı yazısının 11.03.2016 tarihinde bizzat tebliğ edilmesine rağmen başvurmaması üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş ise de;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, sanık hakkında Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2014/663 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararı ile Elazığ 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/80 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın infazının devamına karar verildiği ve kararın 16.07.2015 tarihinde kesinleştirildiği anlaşıldığından,

28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesi ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alınarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı inceleme konusu 27.09.2015 tarihli bu suçun, anılan davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının denetim süresi içinde işlenen ilk suç olup olmadığının dolayısıyla 27.09.2015 tarihli eylemin ihlâl niteliğinde olup olmadığının ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi kapsamında kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılarak önceki dava sonucunun araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Sivas 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2017 tarihli ve 2016/420 Esas, 2017/474 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog