10. Ceza Dairesi 2023/23178 E. , 2025/7146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararı ile hükümlü hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, uyarlama talebi üzerine 6545 sayılı Kanun’un sanık lehine düzenleme getirmeyip sanığın aleyhine hükümler içerdiği gerekçesiyle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2012 tarihli ve 2012/111 Esas, 2012/312 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının aynen infazına karar verildiği, ek kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2022/30108 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115637 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115637 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince; 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile yeniden düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin hükümlü lehine düzenlemeler içermediği gerekçesiyle 05/12/2012 tarihli ve 2012/111 esas, 2012/312 sayılı kararın infazının devamına karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 30/09/2020 tarihli ve 2020/6453 esas, 2020/4610 karar sayılı ilâmında, "...hüküm tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte olmadığı, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 5. ve 40. maddesinde yer alan düzenlemeler karşısında yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar şartının gerçekleşmesinin aranmayacağı, ancak bu karara karşı uyarlama yargılaması talep edilebileceği, somut olayda; tedbirin infazı sırasında yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca davaya devam olunabilmesi için aranan şartın “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama” şartı olup, karardan sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle sanığın lehine olan “yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartının getirildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi gereğince sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilip uyarlama yargılaması yapılması gerektiği.." şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda; tedbirin infazı sırasında yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca davaya devam olunabilmesi için aranan şartın “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama” şartı olup, karardan sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle sanığın lehine olan “yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartının getirildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi gereğince hukukî durumunun yeniden değerlendirilip uyarlama yargılaması yapılması gerekirken, hükmün aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 20.06.2010 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2010 tarihli ve 2010/7223 Soruşturma, 2010/2988 Esas, 2010/245 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. Hatay 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2010 tarihli ve 2010/335 Esas, 2010/191 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 04.11.2010 tarihinde kesinleşmesini takiben infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine, Hatay 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2012 tarihli ve 2012/111 Esas, 2012/312 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 02.01.2013 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun hükümleri uyarınca uyarlama yapılmasının talep edilmesi üzerine, Hatay 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.07.2014 tarihli ve 2012/111 Esas, 2012/312 Karar sayılı ek kararı ile; sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmesine rağmen yükümlülüklerine uymaması nedeniyle mahkûmiyet kararı verildiği ve 6545 sayılı Kanun’un sanık lehine düzenleme getirmeyip sanığın aleyhine hükümler içerdiği gerekçesiyle 05.12.2012 tarihli kararın aynen infazına karar verildiği, ek kararın 25.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
E. Somut olayda;
... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13.12.2010 tarihli ve 2010/224 DS sayılı çağrı yazısının sanığa tebliğ edildiği, 27.12.2010 tarihinde Müdürlüğe başvurduğu, denetim planı hazırlanarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, AMATEM’in 30.12.2010 tarihli raporunda, tedavi ve tedavi programına gerek görülmediği hususunun bildirildiği, sanık hakkında başka mahkemelerden verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik kararlarına ilişkin tedbir dosyalarının infazının devam etmesi nedeniyle bu dosyaların infazının tamamlanmasından sonra 2010/224 DS sayılı dosyasının denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanacağı hususunun bildirildiği, bu nedenle denetimli serbestlik tedbirinin infazına 23.11.2011 tarihinde başlandığı, ancak ... Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 27.01.2012 tarihli ve 2020 sayılı raporu ekindeki 30.11.2011 tarihli tetkik sonucu ile uyuşturucu madde tespit edilmesi nedeniyle ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30.01.2012 tarihli ve 2010/224 DS sayılı uyarı yazısının sanığa 29.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu esnada sanığın 26.12.2011, 12.01.2012, 13.02.20 12... .03.2012 tarihli görüşmelerine katıldığı, 16.04.2012 tarihli görüşmesine katılmaması nedeniyle dosyasının kapatılarak 19.04.2012 tarihinde Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ise de; sanık hakkında Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2010 tarihli ve 2010/335 Esas, 2010/191 Karar sayılı kararı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının 27.12.2010 tarihinde başladığı ve henüz devam ederken sanığın uyuşturucu madde kullanımına devam ettiğinin ... Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 30.11.2011 tarihli tetkik sonucu ile tespit edilmesi nedeniyle yükümlülük ihlâlinin gerçekleştiği ve bu durumda uyarıya gerek olmadığı gibi ısrar koşulunun da aranmayacağı anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemindeki gerekçe yerinde görülmeyerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliği ile REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2025 tarihinde karar verildi.