Esas No
E. 2025/212
Karar No
K. 2026/254
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/212 Esas
KARAR NO: 2026/254
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2025
KARAR TARİHİ: 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin otelcilik faaliyeti yürüttüğünü, davalı ... A.Ş. ile aralarında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkilinin 206.375,00 TL tutarında muaccel alacağının doğduğunu, bu alacağın ödenmediğini, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ...

29.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine durduğunu, itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle dava şartı arabuluculuk süreci başlatıldığını, arabuluculuk müzakereleri sırasında davalının takibe konu alacağın 31.382,18 TL'lik kısmına yönelik itirazının yerinde olduğunun, buna karşın alacağın 206.375,00 TL'lik kısmına yönelik itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk sürecinin 14.02.2025 tarihinde sona ermesinden sonra, davalının alacağı inkâr ederek anlaşmaya yanaşmamasına rağmen daha sonra işbu borca mahsup edilmek üzere 20.02.2025 tarihinde 52.179,80 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacağın ödenmediğini, takip talebinde alacağın 237.757,18 TL olarak bildirildiğini, gerçekte alacağın 206.375,00 TL olması sebebiyle borçlunun icra takibinin 31.382,18 TL'lik kısmına yönelik itirazının yerinde olduğunu, bu kısma ilişkin itiraza diyecekleri bulunmadığını, ancak borçlunun itiraz sonrası yapılan 52.179,80 TL'lik ödemenin 6098 sayılı TBK m. 100 uyarınca ödeme tarihi itibariyle öncelikle işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve takip giderlerinden mahsup edilmesi gerektiğini, bu mahsubun ardından bakiye alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davalının ...

29.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasına yapılan itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, davalının, haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin işlettiği “...” isimli otelin odalarının müvekkili şirkete ait internet sitesi üzerinden satışı için taraflar arasında çevrimiçi (online) sözleşme akdedildiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmadığını ve muaccel bir borcun bulunmadığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete vermediğini, bu nedenle müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, hizmetin verildiğine dair ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve davacının bu iddiasını destekleyen herhangi bir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan komisyon fatura alacaklarının bulunduğunu, bu alacaklar yönünden takas-mahsup talebinde bulunduklarını, söz konusu alacakların müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesiyle ortaya çıkacağını, mahkemece öncelikle davacının ve müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, dava masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, kısmi ödemeye ilişkin 20/02/2025 tarihli dekont sureti, taraflara ait ticari defter ve belgeler, taraflar arasında imzalanan sözleşme, cari hesap kayıtları, muavin dökümleri celp edilmiş incelenmiştir.

Ticari sözleşmeler alanında uzman ..., Mali Müşavir... ve emekli icra müdürü ...'den oluşan bilirkişi kurulunca dosyaya sunulan 16/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... Tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamı birlikte eğerlendirildiğinde, 15.01.2025 takip tarihi itibariyle davacının avalıdan 206.375,00 TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu (davacının taleple ağlılığı dikkate alınarak) tespit edilmiştir. Takipten sonra, dava tarihinden önce 20.02.2025 tarihinde 52.179,80TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin taraf kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Söz konusu ödemenin TBK m.100 uyarınca öncelikle fer'ilere (faiz/'masraf/vekalet ücreti) mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamada; 24.03.2025 dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 199.322,71 TL asıl alacak ve 8.606,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.929,08 TL alacaklı kaldığı hesaplanmıştır. Davalı tarafça ileri sürülen takas-mahsup def'i yönünden, takas mahsup yapılacak alacak tespit edilmemiştir...." tespit edilmiştir. Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden doğan cari hesap ve dayanak fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ...

29.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının 237.757,18 TL (cari hesap) alacağı için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m. 67/1 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacı icra takibinde 237.757,18 TL alacak için icra takibinde bulunmuş ise de, taraflar arasında yapılan görüşmede alacağın 206.375,00 TL olduğu tespit edilmiş, dava dilekçesinde de beyan ve ikrar edildiği üzere davalının 31.382,18 TL'lik borca itirazı davacı tarafça yerinde görülmüştür. İcra takibinden sonra ancak işbu itirazın iptali davası açılmadan önce, davalı, banka havalesi yoluyla icra dosyasına mahsuben 52.179,80 TL kısmi ödemede bulunmuştur. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ile kısmi ödemeye ilişkin çekişme bulunmamaktadır.

Davacı, otel konaklama hizmeti uyarınca davalıdan açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, takipten sonra itirazın iptali davasından önce yapılan kısmi ödemenin TBK m.100 uyarınca tahakkuk etmiş işlemiş faiz, vekalet ücreti ve takip masraflarından mahsup edilmek suretiyle bakiye kalan asıl alacak miktarı için takibin devamını talep etmektedir. Davalı, cari hesaba konu hizmetin verilmediğini, hizmetin verildiğini ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu belirterek borcunun bulunmadığını savunmuştur.

Davacının otel konaklama hizmetine yönelik faturalar düzenlendiği, açık hesap usulü işleyen cari hesaba dayanak faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturaları davacı tarafa iade de etmediği çekişmesiz olup, davacının otel ve konaklama hizmetlerine yönelik edimini yerine getirdiği ve faturalara konu hizmetinin verildiği - edimin yerine getirildiği sabittir.

Davalı tarafça, yerine getirilen hizmet kapsamında kısmi ödeme yapıldığı da çekişmesizdir.

Uyuşmazlık, açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle (takipten sonra itirazın iptali davasından önce yapılan kısmi ödemenin TBK m.100 uyarınca nazara alınarak) davacının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır. Her iki taraf delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).

Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi kurulunda yer alan Mali bilirkişinin 16/02/2026 tarihli raporda belirtildiği üzere, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 206.375,73 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 208.530,86 TL borçlu olduğu, davalı kayıtlarında davacı lehine olan 2.115,73 TL daha fazla borç kaydı bulunmakla birlikte davacının dava dilekçesindeki talebi ile ticari defter ve belgeler nazara alındığında netice olarak davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 206.375,00 TL alacaklı olduğu, öte yandan icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davasından önce 20/02/2025 tarihinde 52.179,80 TL tutarındaki kısmi ödemenin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve çekişme bulunmadığı, davacının hem icra takip talebi hem dava dilekçesindeki istem sonucu hem de mahkeme görevlendirmesi uyarınca takipten sonra ancak itirazın iptali davasından önce yapılan kısmi ödeme 6098 s. TBK m.100 uyarınca hesaplandığında netice olarak davacının 199.322,71 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Bilirkişi kurulunda yer alan mali bilirkişinin 16/02/2026 tarihli raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaa ile 6098 s. TBK m.100 uyarınca yapılan alacak hesabının doğru, isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Esasen, rapora karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.

Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek hizmetin verilmediği yönünde itirazda bulunmuş ise de; kendi ticari defter ve belgelerinde verilmediği savunulan hizmet sebebiyle davacıya borçlu olduğu, hatta verilmediği savunulan hizmete karşılık dava öncesi kısmi ödeme yapıldığı çekişmesizdir, bu nedenle itirazları ise yerinde görülmemiştir. Takibe konu cari hesap alacağının dayanağını oluşturan faturaların tamamının, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, faturalara konu hizmetlerin verildiğinin kabulü de zorunludur. Zira, basiretli hiçbir tacir almadığı bir hizmetin bedelini - karşı tarafın faturasını kendi ticari defterine borç olarak kaydetmez. Kaldı ki, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterler sahipleri aleyhine kesin delil teşkil ederler (HMK m.222/4). Öte yandan, davalı, takas defi ileri sürmekle birlikte, komisyon ve fatura alacakları sebebiyle davacı taraftan alacaklı olduğunu da (ticari defter ve belgeler uyarınca) ispatlayamamıştır.

Yapılan açıklamalar karşısında, mahkememizce, hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davalının ...

29.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, 6098 s. TBK m.100 uyarınca yapılan kısmi ödeme nazara alınarak takibin 199.322,71 TL Asıl Alacak (Cari Hesap Alacağı) üzerinden; asıl alacak tutarına (199.322,71 TL) kısmi ödeme tarihi olan 20/02/2025 tarihinden başlamak üzere borç tamamen ödeninceye kadar talep uyarınca avans faizi uygulanmasına, ayrıca alacağın faturalara ve cari hesaba dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);

Davanın KABULÜ ile,

1.Davalının ...

29.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, 6098 s. TBK m.100 uyarınca yapılan kısmi ödeme nazara alınarak takibin 199.322,71 TL Asıl Alacak (Cari Hesap Alacağı) üzerinden; asıl alacak tutarına (199.322,71 TL) kısmi ödeme tarihi olan 20/02/2025 tarihinden başlamak üzere borç tamamen ödeninceye kadar talep uyarınca avans faizi UYGULANMASINA,

2.Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 199.322,71 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 13.615,73 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.329,18 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 11.286,55 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.329,18 TL peşin harç, 135,00 TL posta ücreti, 28.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.464,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/03/2026

Katip

Hakim

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog