TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av.
Av.
Av.
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ...'in sevk idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken karşı şeritte seyir halinde olan ... plakalı aracın müvekkilin aracına çarptığını, dava konusu kazanın havanın yağışlı ve kaygan olmasına rağmen davalı ...'ın aracının hava ve yol şartlarına uygun şekilde kullanmamasından kaynaklandığını, zira kazanın meydana gelmesinde tek ve tam kusurlu olan davalı ...'ın aracını hava ve yol şartlarına uygun kullanmayarak araç hakimiyetini kaybettiğini ve kendi şeridinde seyir halinde olan müvekkillerinin içinde bulunduğu araca çarptığını, gerek Karayolları Trafik Kanunun 52.Maddesi gerekse Kara Yolları Trafik Yönetmeliğinin 101.maddesi kapsamında aracını hava ve yol şartlarına uygun olarak kullanmayan davalının meydana gelen kazada tam ve tek kusurlu olduğunu, davalının tam kusurlu olması nedeni ile meydana kaza sonunda davacıların ağır yaralandığını ve tedavilerinin 1 yıldan fazla bir süredir devam ettiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacıların ağır şekilde yaralandıklarını, davacılardan ...'in sağ diz altında parçalı kırık ve sol diz üstünde 5 parça kırık meydana geldiğini, müvekkilinin kaza akabinde ... Şehir Hastanesine götürüldüğünü ve birçok ameliyat geçirdiğini, müvekkilinin sol bacağına platin takıldığını, sağ bacağında ise plak takılarak ancak yürüyebilir hale getirildiğini, müvekkilinin tüm bu süreçte 10 gün boyunca hastanede yatarak tedavi gördüğünü, müvekkilinin daha sonra ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortapedi bölümünde tedavilerine devam ettiğini ve çok uzun bir süre raporlu kaldığını, davacının çok uzun süre raporlu kalması ve çalışamaması nedeni ile iş akdinin de feshedildiğini, dava konusu kazanın üzerinden 1 yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen davacının halen eski sağlığına kavuşamadığını, kavuşmasının da çok mümkün gözükmediğini, zira davacının uzun süre ayakta kalamadığını ve yürürken aksadığını, davacılardan ...'in de kaza akabinde ... Devlet Hastanesine kaldırıldığını, davacı ...'e kaza nedeni ile radıus alt uç kırığı, yumuşak doku bozukluğu, ... ve kaburga kırığı teşhisi konulduğunu, müvekkili ...'in de kaza akabinde ameliyat olduğunu ve uzun bir süre raporlu kaldığını, davacılardan ...'in ise kaza akabinde ... Üniversitesine kaldırıldığını, ... Üniversitesi Plastik Cerrahi bölümünde tedavi görmüş olan ...'inde anne ve babası gibi ağır ameliyatlar geçirdiğini, kaza akabinde ...'nin çenesinin kaydığını ve halen tedavisinin devam ettiğini, henüz okul çağında olan ...'in tüm bu süreçte okuluna devam edemediğini, uzun süre raporlu kaldığını, davacı ...'nin kaza akabinde çene yapısının ve dişlerinin bozulmuş olup halen çene ve diş tedavisinin devam ettiğini, kaza akabinde davalıların müvekkilleriyle ilgilenmediklerini , geçmiş olsun ziyaretinde dahi bulunmadıklarını, yaşanan bu uzun tedavi süreci boyunca davacılara maddi ve manevi hiçbir destek olmadıklarını, kaza akabinde davacıların çok uzun tedavi süreci geçirdiklerini, işsiz kaldıklarını, kazanın meydana gelmesine davalı ...'ın kusuru neden olmuş ise de davalıların kaza sonunda davacıları kaderine terk ettiklerini, davacıların tüm bu süreçte ...'in çok uzun bir süre yatağa mahkum kalması nedeni ile geçimlerini dahi eş, dost ve akrabalardan yardım alarak sağlayabildiklerini, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmakla birlikte diğer davalının araç maliki olarak kazanın sonuçlarından kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ... tam kusurlu, davacıların ise kusursuz olduklarının sabit olduğunu, diğer davalı ... İnşaat Taşımacılık Petrol Turizm Gıda Tekstil Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ise kazaya neden olan ... plakalı aracın maliki olarak araç sürücüsünün kusurundan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince zarar miktarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu kazada kazaya karışan aracın maliki ve işletini bulunan ... İnşaat Taşımacılık Petrol Turizm Gıda Tekstil Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin diğer davalı ...'ın kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş ve ... Katılım Sigorta A.Ş. tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığını, kazaya karışan ... Plakalı aracın ... Sigorta tarafından ... poliçe numarası ile 30.11.2021-30.11.2022 tarihleri arasında genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, poliçe hükümlerine göre manevi tazminat taleplerinin ... yapılmaksızın 1.000.000,00 TL toplam limitin %25 olarak poliçede düzenlendiğini, dolayısıyla davalı ... Sigorta A.Ş'nin dava konusu manevi tazminat taleplerinin 250.000,00TL'si ile sorumlu olduğunu, diğer davalı ... Katılım Sigorta A.Ş tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığını, poliçede ihtiyari mali sorumluluk teminatı limitlerinin üzerinde kalan kısmını Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları çerçevesinde sigorta ücret ve teferruatının ödenmesi koşulu ile temin edileceği ve manevi tazminat taleplerinin poliçeye dahil olduğunun belirtildiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının davacıların çekmiş oldukları elem ve ızdırabı ortadan kaldıramasa da bir nebzede olsa tatmin duygusunu karşılayacak miktarda olduğunu, manevi tazminatın bir ceza olmamakla birlikte zarar görende tatmin duygusunu giderecek ve zarara neden olanda ise caydırıcılık niteliği kazandıracak miktarda olması gerektiğini, meydana gelen kazada davacıların hiçbir kusurunun bulunmaması, tüm kusurun davalıda olması, davacıların çok uzun bir tedavi süreci geçirmiş olması, davalıların tüm bu süreç boyunca davacılar ile hiç ilgilenmemiş olması karşısında talep edilen manevi tazminatın paranın satın alma gücü ve ülke ekonomisinde yaşanan yüksek enflasyon hep birlikte değerlendirildiğinde hayatın olağan akışına uygun, makul ölçüde olduğunun görüldüğünü, davalı sigorta şirketlerine manevi tazminat taleplerinin karşılanması için mürcacaat edildiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını, davalılar aleyhine dava şartı arabuluculuk kurumuna müracaat edildiğini, ancak yapılan görüşmeler sonunda tarafların anlaşmaya varamadıklarını, davalılar tarafından müvekkilinin manevi kayıplarının tazmini, çekmiş oldukları elem ve ızdırabın bir nebze olsa da dindirilebilmesi amacıyla iş bu davanın açılmasında zaruret hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; davacılardan ... için 300.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL, ... için 350.000,00 TL olmak üzere toplam 850.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafların meydana gelen trafik kazası neticesinde manevi tazminatı ... plaka sayılı aracın ihtiyari mali mesuliyet poliçesini düzenleyen şirket olarak ... Katılım Sigorta A.ş. den talep ettiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik sigortası) hadleri ile varsa münferiden alınmış Kara Taşıtları Kasko Sigortası Veya Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında yer alan, ihtiyari mali sorumluluk teminatı limitlerinin üzerinde kalan kısmında çalışmaya başlayacak ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olacağını, bu halde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle Kasko-İMM yahut var ise Kara Taşıtları İMM Poliçe Teminatlarının tüketilmesi gerektiğini, davacıların maluliyet oranlarının belirli olmadığını, bu halde fahiş miktarda manevi tazminat taleplerinin mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maluliyetinin kaza ile illiyet bağının kurulması ve özür olarak belirtilen maluliyetin tespiti konusunda ... Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini, zira maluliyet oranlarının tespiti açısından başvuru sahiplerinin sunmuş olduğu maluliyet oranını kabul etmediklerini, kaza anında müvekkili şirkete sigortalI ... plakalı araç sürücüsünün davacı tarafın maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, kaza tespit tutanağında da yazdığı üzere davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcının ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, davaya konu alacağın haksız fiilden kaynaklandığından ve haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğinden davacı ile müvekkili sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faizin işletilmesi gerektiğini, ayrıca kesinlikle kabul etmemekle birlikte faiz başlangıç tarihi açısından faiz talebinin ön koşulunun davacının muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle sigorta şirketinin temerrüde düşürmesi olduğunu, dolayısıyla yeniden müvekkili sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, müvekkili sigorta şirketi aleyhine girişilen dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulünün zorunlu olduğunun ortada olduğunu, bu bağlamda müvekkili sigorta şirketi bakımından hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, arz ettikleri nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi gereğince başvuran tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmayıp davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, başvuruya konu kaza sırasında davacı tarafından emniyet kemeri kullanılmadığından olası bir tazminat hesaplamasında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu kaza sırasında davacı sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğundan hesaplanacak tazminata hatır indirimi uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için söz konusu huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... İnşaat Taşımacılık Petrol Turizm Gıda Tekstil Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu madde 72'de tazminat isteminin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar demekle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacılar tarafından müvekkilinin işleten sıfatı ile kusurlu olduğu iddiası ile açılan davaya ilişkin bu iddianın kabul edilmediğini bildirmekle birlikte davacılar tarafından dosyaya sunulan ve müzekkere ile istenen tüm bilgi,belge,tutanak ve bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, taraflar hakkında alınmış ve kesinleşmiş kusur raporu bulunmadığını,kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı olmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için keşif yapılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi' nden rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin ve araç sürücüsünün kusursuz olup ortaklaşa bir kusurun olması halinde hükmedilecek tazminatta bu hususun dikkate alınmasını istediklerini, zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusurun Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 Sayılı TBK madde 52) düzenlendiğini, buna göre zarara uğrayanın zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakimin tazminat miktarını kaldırabileceğini veya hafifletebileceğini, manevi tazminat takdirinde dikkate alınacağından davacıların maluliyet oranının kesin biçimde saptanması gerektiğini, bu hususta davacıların hastaneye sevki sonrası tedavi evrakları ile birlikte ATK raporunun alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere istenen tazminat miktarının çok fahiş olduğunu ve zenginleşmeye yol açacağını düşündüklerini, hakimin tazminat için takdir hakkını kullanırken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacı taraflarlar ile ilgilenilmediği ve davacıların kaderine terk edildiği iddia edilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmamakta olup müvekkili şirket yetkililerinin davacıların acısını paylaştıklarını ve destek olduklarını, açıklanan nedenlerle; kusursuz müvekkili hakkında açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...'a usulüne uygun tebligata rağmen, cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, ... CBS'nin 2022/... Soruşturma sayılı dosyası, tedavi kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, ... Katılım Sigorta A.Ş. İMM poliçe ve hasar dosyası,... Sigorta A.Ş. Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçe ve hasar dosyası, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 13/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kaza tespit tutanağında;“13.08.2022 günü 17.10'da ... ... Yolu (16-51) 10+300 km'sinde meydana gelen çift taraflı yaralanmalı ve madde hasarlı trafik kazasının yapılan incelemesinde; sürücülüğünü ... 'ın yaptığı ... plakalı kamyon ... ilçesi istikametinden ... ili istikametine seyir halindeyken sağa viraja geldiğinde yolun ıslak ve nemli olmasından dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle kullanmakta olduğu aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçip, karşı istikametten gelen sürücülüğünü ... in yaptığı ... plakalı otomobile ön kısımdan çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı Karayolları trafik kanununun 52/1A (Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken azaltmamak) maddesi ve bunun sonucunda 84/G (Şeride tecavüz etme) maddelerini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır’’ şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, taraflara bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür.
Mahkememizce, dosyanın bilirkişiye tevdi ile, kusur durumunun tespitine yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 21.11.2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği, raporda özetle; meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ... yolun karşı istikametine geçtiği çarpışma, durduğu konum dikkate alındığında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 84/f, 47/d, 52/b kuralarına riayet etmediğinden ötürü asli yönden ve %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa aykırı da bir fiili görülmediğinden ötürü kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığına dair rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce, dava konusu trafik kazası nedeni ile davacıların maluliyetinin tespiti amacıyla rapor düzenlenmesine karar verilmiş bu kapsamda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından 02/07/2025 ... Karar sayılı raporda özetle; davacı ...'in tüm vücut engellilik oranının %12 (yüzde on iki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği; 21/02/2025 -2802-C Karar sayılı raporda özetle; davacı ...'in tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzde sekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6( altı) aya kadar uzayabileceği; 21/02/2025 -2802-A Karar sayılı raporda özetle; davacı ...'in tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 13/08/2022 tarihinde, ... İli, ... İlçesinde, Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla ... ilçe istikametinden 16-51 il yolunu takiben ... ili istikametine doğru seyir halinde iken kaza yeri olarak belirtilen 10.km+300 metresi sağa virajlı kesimde direksiyon hakimiyetini kaybederek yoluk karşı istikametine geçip, aracının ön kısımlarıyla, karşı istikamette ... ilçesine seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması sonucunda meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, dosya kapsamı ve alınan rapor değerlendirildiğinde, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... seyri esnasında tüm dikkat ve özeni trafik ortamına vermeyip, sağa virajlı yol üzerinde mahal hız limitlinde aracını sevk ve idare etmediğinden ötürü meydana gelen kazada asli derecede tamamen kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ise, karşı istikametten gelen ve kendi şeridi üzerine geçen Kamyon sürücüsünün sevk ve idaresinden kaynaklandığından kaçınılmaz olarak cereyan eden kazadan ötürü kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre alınan adli raporlara göre, davacı ...'in meydana gelen kaza nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, davacı ...'in tüm vücut engellilik oranının %12 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve davacı ...'in tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Kazaya konu ... plaka sayılı araç davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı, 30.11.2021-30.11.2022 tarihleri arasında geçerli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, İMM bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın limitin 1.000.000,00-TL olduğu, manevi tazminat talepleri ihtiyari mali mesuliyet teminatı ile birlikte değerlendirilmek üzere, poliçede yer alan limitin( 1.000.000,00-TL) %25 ile (250.000,00-TL) sınırlı olmak üzere teminat altına alındığı görülmüştür. Kazaya konu ... plaka sayılı araç davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı, 01.12.2021-01.12.2022 tarihleri arasında geçerli Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, ihtiyari mali mesuliyet (birleşik) -(limitsiz) olarak, varsa münferiden alınmış Kara Taşıtları Kasko Sigortası veya Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında yer alan ihtiyari mali sorumluluk teminatı limitlerinin üzerinde kalan kısmını teminat altına aldığı, manevi tazminat taleplerinin teminata dahil olduğu görülmüştür.Mahkememizce manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Takdir edilecek manevi tazminatın tutarı her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar ışığında, taraflar arasında meydana gelen kazada, tarafların kusur oranları, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü, davacılarda oluşan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 200.000,00TL ve davacı ... için 350.000,00TL olmak üzere toplam 850.000,00TL manevi tazminat takdir edilerek Mahkememizce, manevi tazminat istemine yönelik davanın kabulüne karar verilmiş, 6102 Sayılı TTK’nun 1427.maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmekle, sigorta şirketine başvuru tarihi 16.10.2023 olup, temerrütün 45 gün sonra 01.12.2023 tarihi itibariyle oluşacağı, diğer davalılar yönünden kaza tarihi itibariyle oluşacağı anlaşılmakla;
Mahkememizce toplam 850.000,00TL manevi tazminatın, (poliçe limiti gereğince davalı ... Sigorta A.Ş. 250.000,00-TL ile sorumlu; davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. ise Kasko İMM limit üzerinde kalan 600.000,00-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... Katılım Sigorta A.Ş. Ve ... Sigorta A.Ş. yönünden 01/12/2023 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 13.08.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 200.000,00TL ve davacı ... için 350.000,00TL olmak üzere toplam 850.000,00TL manevi tazminatın, (poliçe limiti gereğince davalı ... Sigorta A.Ş. 250.000,00-TL ile sorumlu; davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. ise Kasko İMM limit üzerinde kalan 600.000,00-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... Katılım Sigorta A.Ş. Ve ... Sigorta A.Ş. yönünden 01/12/2023 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 13.08.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
2.Harçlar yasası gereğince alınması gereken 58.063,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.903,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 55.160,32-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 16.223,62-TL ile sorumlu; davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. 38.936,69-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3.Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı ... için 48.000,00TL, davacı ... için 45.000,00TL ve davacı ... için 56.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
4.Davacılar tarafından yapılan 3.391,58-TL harç, 3.200,00-TL bilirkişi ücreti, 18.150,00-TL ATK fatura bedeli ve 2.777,50-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 27.519,08-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
5.6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddeleri uyarınca 3.280,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6.Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)