Esas No
E. 2025/429
Karar No
K. 2026/122
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/429 Esas
KARAR NO: 2026/122
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/05/2025
KARAR TARİHİ: 05/02/2026
YAZIM TARİHİ: 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigorta edilen ..... plakalı aracın 27/04/2023 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu ..... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde ağır şekilde hasarlandığını, meydana gelen kaza sebebiyle tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre ...... plakalı aracın olayda %33 kusurlu bulunduğunu, söz konusu kasa sebebiyle müvekkili şirket tarafından sigortalanan ...... plakalı araç için yaptırılan ekspertiz çalışması sonucu araçta 83.352,10 TL hasar tespit edildiğini ve bu kasar miktarı müvekkili şirket sigortalısına 20/07/2023 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirket yaptığı ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğundan, bu halefiyete dayanarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü nün ..... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalıların yapılan icra takibine itiraz etmeleri ile takibin durduğunu beyanla davalıların haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..... cevap dilekçesinde; ....., annesi ......'e ait ..... plakalı araç ile 27/04/2023 tarihinde saat 14.30 civarında Topkapı yönünden Bakırköy yönüne doğru D-100 Kuzey yan yol Cevizlibağ mevkinde, önünde herhangi bir araç bulunmadan ilerlerken, sağ şeritten gelen .....'e ait olan ve yine onun sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ve plakası henüz saptanamayan beyaz bir aracın aynı anda işaret veya sinyal vermeden sol şeride geçmeleri sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği esnada arkadan hız kuralına uymaksızın gelen .....'nun sevk ve idaresindeki ..... Turizm A.Ş'ye ait ..... plakalı aracın, kaza sebebiyle durmak zorunda kalan ..... idaresindeki araca hızla arkadan çarptığını, böylece D-100 yan yol Cevizlibağ mevkinde maddi hasarlı zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, ..... 'nun sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın, kazanın meydana geldiği anda trafik kurallarına ihlal ederek, gerektiği şekilde durmadığını ve ......in sevk ve idaresindeki araca hızla çarparak araçta oldukça büyük hasara sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle .....'e ait aracın zarar gördüğünü ve halen kullanılamaz halde olduğunu, davacının sigortalısı kazada tam kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kaza 27/04/2023 tarihinde gerçekleşmiş olmakla işbu tarihten 2 yıl geçtikten sonra açılan bu dava tarihinde söz konusu alacak zamanaşımına uğramış olmakla, davanın reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin müvekkili sigorta şirketine rücu edebilmesi için öncelikle sigortalısının hukuki haklarına kanunda öngörülen şekilde halef olduğunu kanıtlaması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, bununla birlikte başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, itirazın iptaline konu olan icra takibinde müvekkili şirket itirazında haklı olup takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacaklı/davacının mesnetsiz davasının reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı isteme gereği hasıl olmakla davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini karar verilmesini talep etmiştir.

ARAŞTIRMA;

1.Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından, davalılar .... Sigorta Anonim Şirketi, ..... ve ..... aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 27.626,70-TL asıl alacak, 5.162,82-TL yasal faiz olmak üzere toplam 32.789,52-TL alacak olduğu, davalılar ..... ve .....'in 26/11/2024, ...... Sigorta Anonim Şirketi'nin ise 27/11/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.

2...... Sigorta Anonim Şirketi'nin 30/05/2025 tarihli yazısı ile; ...... numaralı ZMMS ile sigortalı, ..... plakalı aracın 27/04/2023 tarihinde karıştığı kazaya ilişkin tüm bilgi, belge, kaza tespit tutanağı, olay yeri görüntüleri ve hasar dosyası getirtilmiştir.

Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve dosya kapsamına getirtilen bilgi ve belgeler dikkate alınarak, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusu hususunda, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor düzenlenmesi için bir makine mühendisi, bir trafik bilirkişisi ve bir sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. 12/11/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;

1..... plakalı araç sürücüsü .....'un asli derecede etkili olduğu,

2...... plakalı araç sürücüsü ......'in asli derecede etkili olduğu,

3...... plakalı araç sürücüsü .......'nun asli derecede etkili olduğu,

4.Bu suretle her 3 araç sürücüsünün de yukarıda izah edildiği şekilde kazanın meydana geliş şekline göre asli kusur ihlallerini gerçekleştirmiş olup, eşit oranda kusurlu oldukları, kazaya karışan tarafınların eşit ( %33,3) kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, -Dosya muhteviyatı, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, -Dava konusu ...... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV dahil 83.352,18 TL hasar miktarının uygun olduğu, -27.04.2023 tarihinde meydana gelen kazanın ..... Plakalı araç için davacı ..... Sigorta nezdinde tanzim edilen ..... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, -Davacı sigorta şirketince ..... nolu hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu hasar tazminat tutarı 83.352,10 TL 20.07.2023 tarihinde anlaşmalı servise ödendiği beyan edildiği, dosya kapsamında ödeme belgesi tespit edilemeyerek değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olduğu, -Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın çarpma-çarpışma hasarı şeklinde kasko sigortası teminat kapsamında meydana geldiği, Hasar tazminatı ödendiği değerlendirilerek olayın meydana gelmesinde davalı tarafa ait ...... Plakalı araç sürücüsü ......'in kusurlu/sorumlu olduğu tespit edildiği anlaşılmaktadır.

TTK 1472 Halefiyet kuralı gereği rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacağı, -TTK 1472 Halefiyet kuralı gereği rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacağı, Sayın mahkeme tarafından rücu şartlarının oluşacağına hükmedilmesi durumunda ..... Plakalı araçta oluşan ve davacı Kasko Sigorta Şirketi .... Sigorta tarafından rücu konusu yapılacak tazminat tutarı ödenen 83.352,10 TL tazminat için davalı araç sürücüsünün %33,3 kusurlu olduğunun kabulü halinde takip konusu yapılan asıl alacak tutarı 27.626,70 TL tutarın kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir. Görüş ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu tutarda davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının ve dava dışı sigortalının aracında meydana gelen hasarın tespiti noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.

Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı .... Sigorta Şirketi tarafından, davalılar ...... Sigorta Anonim Şirketi, ..... ve ..... aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 27.626,70-TL asıl alacak, 5.162,82-TL yasal faiz olmak üzere toplam 32.789,52-TL alacak olduğu, davalılar ..... ve ........'in 26/11/2024, ...... Sigorta Anonim Şirketi'nin ise 27/11/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.

Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.

Mahkememiz dosyası davacı şirket sigortalısı ...... plaka sayılı araç ile davalılardan .....'in maliki, davalı ......'in sürücüsü, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ..... plaka sayılı araçlar arasında 27/04/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile sigortalı araçta oluşan hasarın tespiti, meydana gelen kazada tarafların kusur durumları ve davalıların meydana gelen hasar bedelinden sorumlu olup olmadığı, olması halinde miktarı hususlarının tespiti amacıyla 1 sigorta, 1 makine ve 1 kusur (adli trafik) bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 12/11/2025 tarihli raporda özetle; "1-..... plakalı araç sürücüsü .....'un asli derecede etkili olduğu, 2-..... plakalı araç sürücüsü ......'in asli derecede etkili olduğu, 3-..... plakalı araç sürücüsü ......'nun asli derecede etkili olduğu, 4-Bu suretle her 3 araç sürücüsünün de yukarıda izah edildiği şekilde kazanın meydana geliş şekline göre asli kusur ihlallerini gerçekleştirmiş olup, eşit oranda kusurlu oldukları, kazaya karışan tarafınların eşit ( %33,3) kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, -Dosya muhteviyatı, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, -Dava konusu ..... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV dahil 83.352,18 TL hasar miktarının uygun olduğu, -27.04.2023 tarihinde meydana gelen kazanın ..... Plakalı araç için davacı Anadolu Sigorta nezdinde tanzim edilen ..... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, -Davacı sigorta şirketince ....... nolu hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu hasar tazminat tutarı 83.352,10 TL 20.07.2023 tarihinde anlaşmalı servise ödendiği beyan edildiği, dosya kapsamında ödeme belgesi tespit edilemeyerek değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olduğu, -Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın çarpma-çarpışma hasarı şeklinde kasko sigortası teminat kapsamında meydana geldiği, Hasar tazminatı ödendiği değerlendirilerek olayın meydana gelmesinde davalı tarafa ait .... Plakalı araç sürücüsü .....'in kusurlu/sorumlu olduğu tespit edildiği anlaşılmaktadır.

TTK 1472 Halefiyet kuralı gereği rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacağı, -TTK 1472 Halefiyet kuralı gereği rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacağı, Sayın mahkeme tarafından rücu şartlarının oluşacağına hükmedilmesi durumunda ..... Plakalı araçta oluşan ve davacı Kasko Sigorta Şirketi .... Sigorta tarafından rücu konusu yapılacak tazminat tutarı ödenen 83.352,10 TL tazminat için davalı araç sürücüsünün %33,3 kusurlu olduğunun kabulü halinde takip konusu yapılan asıl alacak tutarı 27.626,70 TL tutarın kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir." Görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

Dosyada mevcut raporlar ve mevcut tutanaklar ile sabit olduğu üzere, 27/04/2023 günü saat 14:30 sıralarında sürücü .....'un sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracıyla İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi D-100 Kuzey Yanyol üzerinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiği D-100 Transit yol katılımına (kavşağına) geldiğinde gidiş istikametine göre solundaki şeride manevra yaparak yavaşladığı sırada aracının arka kısımları ile aynı yön ve istikamette arka tarafında seyir halinde olan sürücü .....'in sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın ön kısımlarının çarpışıp bu çarpışmadan sonra ..... plakalı aracın arka kısımlarına yine aynı yön ve istikamette arka taraflarında seyir halinde olan sürücü ...... sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ön kısımları ile çarpışması sonucu üç araçlı, maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazanın oluşumunda; ..... plakalı araç sürücüsü .....'un; aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine göre ayarlaması, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, D-100 Transit yol kesişimine geldiğinde aracı ile yolun solundaki şeride doğru manevra yapmadan önce manevra yapacağı yönü (şeridi) kontrol etmesi, manevra yapacağı yerin (şeridin) boş ve müsait olduğundan emin olduktan sonra seyrine devam etmesi, diğer araçların ilerleyişini engelleyecek şekilde yavaşlamaması, bu hususlara riayet etmeksizin seyretmesinden dolayı, aynı yön ve istikamette arka tarafında seyir halindeki araç ile çarpışmasında, objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemeyip trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği, bu kurallara riayet etmediği, bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/c, 56/d ve 84/j maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakla asli derecede etkili olduğu, ..... plakalı araç sürücüsü .......'in havanın yağmurlu yolun yüzeyinin ıslak olduğu yol üzerinde aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, yol üzerindeki araç trafiğini kontrol ederek trafik güvenliğini tehlikeye sokmamak adına gerekli tedbirleri alması, görüşün açık olduğu yol üzerinde çarpışmayı önlemek için manevra yaparak çarpışmayı önlemesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeksizin seyretmesinden dolayı, aynı yön ve istikamette ön tarafında seyir halinde olup diğer araçların geçişini önleyecek şekilde yavaşlayan ..... plakalı araç ile çarpışmasında objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemeyip trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği, bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakla asli derecede etkili olduğu, ..... plakalı araç sürücüsü .....'nun, havanın yağmurlu yolun yüzeyinin ıslak olduğu yol üzerinde aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, yol üzerindeki araç trafiğini kontrol ederek trafik güvenliğini tehlikeye sokmamak adına gerekli tedbirleri alması, görüşün açık olduğu da dikkate alındığında aynı yön ve istikamette ön tarafında ..... plakalı araç ve ..... plakalı araç arasında meydana gelen kazayı fark edip kazayı önlemek için zamanında manevra veya fren tedbiri uygulaması gerekirken, bu hususlara riayet etmeksizin seyretmesinden dolayı, ..... plakalı araç ile çarpışmasında objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemeyip trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği, bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakla asli derecede etkili olduğu, buna göre kazaya karışan tarafınların eşit ( %33,3) kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdikleri mahkememizce kabul edilmiştir.

Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı, ödeme kayıtlarının dosyaya sunulduğu, yapılan ödemenin poliçe kapsamında ve poliçe teminat tarihleri dahilinde olduğu ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin piyasa rayiçlerine, kazanın oluş şekline ve meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu görülmektedir.

Davacı tarafın iş bu ödeme ile sigortalısı yönünden halef sıfatına hak kazandığı, davalıların araç sürücüsü, araç maliki ve ZMMS sigortacısı sıfatıyla davacı şirketin sigortalısına ödediği 83.352,18-TL bedelden kusurları oranın sorumlu olduğu ve rücuen tazminat talebinde bulunabileceği sabittir.

Buna göre davalıların %33 kusurları oranında tekabül eden 27.626,70-TL rücuen tazminat bedelinden sorumlu oldukları, iş bu bedele ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, bu nedenle davacının icra takibinde talep ettiği takip öncesi işlemiş faiz miktarının yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.

İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.

Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.

Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."

Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı)

Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

1.Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile, takibin 27.626,70-TL asıl alacak, 5.162,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.789,52-TL ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanarak DEVAMINA,

2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

3.Alınması gereken 2.239,85-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 1.624,45-TL eksik harcın davalılardan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalılardan alınması ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 19.625,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınması ile davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk ücreti 4.700,00-TL'nin davalılardan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 32.789,52-TL vekalet ücretinin davalılardan alınması ile davacıya verilmesine,

8.Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili (e-duruşma) ve davalı asillerin yüzlerine karşı, davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi'nin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog