T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket, Müşterileri’ne araçlarından inmeksizin, telefonlarına indireceği bir uygulama ile kredi kartı üzerinden indirimli akaryakıt alışverişi imkanı sağlayan bir marka yarattığını, “...” markası adı altında bu ticari faaliyeti gösterecek olan davacı şirket, kredi kartı ile alışveriş imkanı sağlayabilmek adına kart saklama hizmeti veren (kredi kartı bilgilerini güvenli bir şekilde saklama teknolojisine sahip olan) ... (...) ile sözleşme akdettiğini, ... ile yapılan bu anlaşma üzerine, ... ile uyumlu bir yazılıma ihtiyaç duyan davacı şirket, kendisini ... sektöründe bilinen ve uzman bir şirket olduğu şeklinde tanıtan; kendisini bu şekilde pazarlayan (eski unvanı... Hizm. A.Ş (“... ...”) davalı firma yetkili ... tarafından ekli teklif iletildiğini, hizmet Sözleşmesi’nde, ... ... tarafından davacı şirket’e ait “...” isimli mobil uygulama için Hizmet Sözleşmesi ve Hizmet Sözleşmesi Ek-1’de belirtilen hizmetlerin sunulması taahhüt edildiğini, buna göre taraflarca, hizmet sözleşmesi’nin imza tarihinden itibaren edimlerin yerine getirilmesi için hazırlıklara başlandığını, davacı şirket tarafından hizmet sözleşmesi kapsamında taahhüt edilen bedelin yarısı olan KDV dahil 22.125-TL’si davalı şirket’e ödendiğini, davalı şirket tarafından her seferinde çalışmalara devam edildiği, herhangi bir sorun olmadığı şeklinde bilgi verilmesi akabinde çeşitli gerekçelerle, taahhüt edilen birçok kez ertelenen teslim sürelerinde yazılımı teslim edemeyeceğini açıkça belirten e-postalar gönderildiğini, tüm bu süreçler davacı şirket ile davalı firma arasındaki güven ilişkisini zedelediğini, tüm bu erteleme süreçlerinin akabinde, davalı firma tarafından davacı şirket son ana kadar oyalanmış ve davacının zararlarının doğmasına sebebiyet verildiğini, tüm bu olanlar akabinde, kendisini alanında uzman bir firma olarak tanıtan davalı firmaya karşı tüm güvenini kaybeden ve işbu yazılımın teslim edileceği güvencesiyle birçok müşteri kaybına ve zarara uğrayan davacı şirket, davalının ...'yi teslimi için bildirdiği son tarih olan 31 Ekim 2020 tarihine kadar beklemiş, ancak ...'nin teslim edilmemesi üzerine bu kez Beyoğlu 49. Noterliğinin 03.10.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Davalı Şirket’in edim ve yükümlülüklerini yerine getirememesi sebebiyle davacı şirket’in hizmet sözleşmesi’nden döndüğünü, hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya ödenen 22.125-TL bedelin ve davacı şirket’in uğradığı zararlar nedeniyle 30.000-TL’nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde davacı şirkete ödenmesi ihtar edildiğini, işbu ihtarname, 06.11.2020 tarihinde davalı daimi çalışanına tebliğ edilmiş ancak davalı şirket tarafından herhangi olumlu bir aksiyon alınmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü, taraflar arasında akdedilen 02.07.2020 tarihli Hizmet Sözleşmesi’nde kararlaştırılan hizmetlerin yerine getirilmemesi sebebiyle dönülen sözleşme için davacı şirket’in ödemiş olduğu 22.125-TL bedelin şimdilik 1.000-TL'sinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iadesini, davacı şirket’in uğradığı müspet ve menfi zararlara istinaden zararın şimdilik 10.000-TL’sinin davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davacı davalı şirketten öncelikle kullanıcı deneyimine uygun (UX UI çalışması ile elde edilmiş) tasarım hizmeti almış, hizmetin çok beğenilmesi ile söz konusu tasarımın ... aşaması için de davalı şirketle ayrı bir anlaşma imzaladığını, hizmetin verilmesi için davacı tarafça davalıya temin edilmesi gereken bilgi, belge ve erişim hakkı (şifre vs.) söz konusu olması nedeniyle taraflar iş takviminde değişiklikler olabileceğini öngörmüş ve iş takvimini sözleşmede değil kendi aralarında e-postalar ile belirlediklerini, sözleşmeye konu uygulamanın ... aşamasında öncelikle davacı taraftan kaynaklanan gecikmeler yaşandığını, taraflar arasındaki yazışamalardan da görüleceği üzere davacı tarafça temin edilmesi gereken bazı servis listeleri ve servislere erişimleri belirlenen tarihte sağlanamamış ve projede gecikme yaşandığını, öngörülemeyen ve 1 ayı geçen bu gecikme süresi sonrası uygulamada görevli yazılımcı evlenmiş ve evlilik iznine ayrılmış olup, davacı bu gecikmede kusuru olması nedeniyle takvimde yaşanan gecikmeyi kabul etmiş ve davalıya yeni bir tarih belirlediklerini, davacı tarafça iddia edildiği üzere gecikmenin salt davalıdan kaynaklandığı hususu gerçeği yansıtmadığını, nitekim ... süreci içinde davacı tarafça temin edilen belgelerin yetersiz olması nedeniyle de sıkıntılar yaşanmış, davalı tarafından sunulan tüm çözüm önerileri de yanıtsız bırakıldığını, en nihayetinde davacı, davalı tarafından tamamlanan yazılımın teslimi için yapılması gereken testlere ilişkin sistemlerine erişim hakkı da vermediğinden ... davacı yüzünden test aşamasında kaldığını, buna rağmen davacı tarafça .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeden dönüldüğü ve bedel iadesi ile zararların tazminat talep edildiğini, davalı tarafça ise .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davacı yanca iddia edilen hususların kabul edilmediği, test imkanının sağlanması akabinde ürünün teslim edileceği, ... entegrasyonu talep edilmesi halinde maliyetin yarısının karşılanacağı, ücret iadesinin yapılmayacağı fazlaya dair haklarının saklı olduğunu belirtilerek ihtar gönderildiğini, ne var ki davacı tarafça mesnetsiz iddialarla huzurdaki dava açılmış olduğundan davanın reddini talep etme gereği doğduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyetinin 17/04/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı ... AŞ. nin müşterileri için mobil telefona indirilecek uygulama ile araçtan inmeden kredi kartı ile akaryakıt alma imkânı sağlayan “...” adındaki projenin kullanımı ve geliştirilmesine yönelik ... programının oluşturulması ve ... entegrasyonunun sağlanması için davalı ... ... REKLAM ... ARĞE HİZMETLERİ AŞ. ile taraflar arasında 02.07.2020 TARİHLİ HİZMET SÖZLEŞMESİ düzenlendiği, Sözleşme Kapsamının Yeni hazırlanan arayüz ekranlarının kodlanması Cari hesap yönetiminin sisteme entegrasyonu, Bireysel müşteri giriş ekranı, ... entegrasyonu, “Promosyon Kodu Tanımlama Ekranı, Çalışmalarından oluştuğu, sözleşmenin entegrasyonunun sağlanması olduğu, Sözleşmenin nihai amacının ... entegrasyonunun sağlanması olduğu, ... çalışma süreci ve iş takviminin, Sözleşmenin 11.3. maddesine göre karşı tarafa tebliğ niteliğinde olduğu belirtilen e posta yazışmaları ile sürdürüldüğü, belirli zaman aralıkları il uzatılan ... tamamlarıma sürecinin taraflarca karşılıklı e posta yazışmaları en son nihal olarak 31.10.2020 tarihi olarak belirtilerek mutabik kalındığı, projenin sözleşme kapsamındaki unsurlarının tamam olarak teslim edilemeyeceğinin 30.10.2020 tarihli e-posta ile davacı tarafa açıkça belirtildiği, sözleşme kapsamında ... entegrasyon bulunduğu halde, bu hizmetin sunulması için dış kaynak “ihtiyacı için sözleşmeye aykırı olarak ilave bedel talep edildiği, Tarafların mutabık kaldıkları 31.10.2020 tarihindeki nihai süre içinde Dava konusu projenin tam olarak tamamlanmadığının, davalı tarafça davacı ... AŞ ne e- posta ile vazılr olarak 30.10.2020 tarihinde açıkça bildirilmesi nedeniyle, davacı tarafın sözleşmeden beklenen hizmetten tam olarak faydalanamadığı ve sözleşmenin 7.3 maddesi gereğince, davacı tarafın sözleşmeyi tek taraflı fesih etmesinde sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, heyette görevli bilişim uzmanı tarafından projenin tamamlanma seviyesi ile ilgili olarak yapılan incelemede projenin nihai amacı olan davacı tarafa ... uygulamasını sağlayacak ... hizmetinin hiç sunulmadığının tespit edildiği, Sözleşme bedelinin KDV dahil 44.250.711 olduğu,
Davalı tarafça bu sözleşme bedeli için KDV Dahil 27.656,25.-TL fatura düzenlendiği, düzenlenen bu faturanın tamamının taahhüt edilen hi zmetin gerçekleşmemiş olması nedeniyle, fazla ve yersiz olarak düzenlendiği, Bilişim uzmanı heyet üyesi bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu ... projesinin nihai amacını olan mastepass uygulama hizmetini sağlayacak hizmetinin sunulmadığının tespit edilmesi nedeniyle davalı tarafın, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede belirtilen şekilde ve sürede ... hizmeti taahhüdünü yerine getirmediği, Bu nedenle davacı ... AŞ. tarafından sözleşme kapsamında davalı yazlım firması ... ... firmasına ödediği KOV DAHİL 22.125.- TL.nin TAMAMININ davacı ... “AŞ. ne iade edilmesi gerektiği, davacı tarafa iadesi gereken tutar için davacı tarafın davalı şirkete ödediği ücretin iadesi için noter aracılığı ile gönderilen ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiği 06.11.2020 tarihinden itibaren ayrıca işlemiş ticari faiz hesaplanması gerektiği, davacı tarafın tazminat ödenmesi ile ilgili talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 16/10/2024 tarihli ek raporunda özetle; Taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında, dava konusu ... isimli mobil uygulama ile birlikte ... entegrasyonunun sağlanması konusunda, davalı ... firması tarafından, sözleşme kapsamındaki ... hizmetinin ne kadarlık kısmının gerçekleştirildiği yönünden, bu heyet raporunun önceki bölümünde Bilirkişi Heyetine atanan ... Uzmanı Bilirkişi ...’un tarafından yapılan inceleme sonucunda; Sözleşme konusu ... ile ilgili detay analizlerinin yapılmış olması ve bazı ekranların hazırlanmış olması açısından, toplamda %25 civarını geçmeyecek bir oranda davacı tarafa fayda sağlanmış olabileceği,
Davalı tarafça harcanan zamanın, kendi iş ve eleman durumuna ve deneyimine göre değişkenlik gösterse dahi, projenin tamamlanmaması ve özellikle entegrasyonların devreye alınmamış olması nedeniyle, davalı tarafça daha fazla zaman harcamış olmasının, sözleşme konusu ... hizmetinin tamamı dikkate alındığında, davalı tarafın sunduğu ve davacı tarafa sağladığı faydanın (sözleşmede belirtilen hizmetin) %25 civarını geçmeyecek bir oranda olabileceğinin değerlendirildiği, Dava dosyasında mevcut Kök Raporda belirtildiği üzere; Sözleşme bedelinin KDV dahil 44.250.-TL olduğu, davalı tarafça sözleşme konusu ... hizmetinin %25 civarında sunulmuş olabileceğinin değerlendirilmesi sonucuna göre,
Davacı tarafın davalı tarafa ödemesi gereken azami bedelin,
Sözleşme bedelinin %25 oranına tekabül eden (44.250x25)%)= 11.062,50 - TL Olabileceği,
Davalı tarafça sözleşmenin (davacı tarafça) feshedildiği tarihe kadar toplam KDV Dahil 27.656,25 TL olan (4) adet fatura düzenmiş olduğu, davacı tarafça bu fatura bedellerinin 22.125.TL kısmını ödemiş olduğu,
Davalı tarafın sözleşme kapsamında davacının faydalanmasını sağlamış olduğu sözleşme bedelinin %25 lik kısmına tekabül eden (azami) 11.062,50 - TL tutar dikkate alındığında, Davacının davalıya fazladan ödediği ve geriye iadesi talep edilebilecek tutarın, (22.125,00 -11.062,50) = 11.062,50 TL olabileceği, tespit ve değerlendirme yapıldığı, bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 24/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; Davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirkete gönderilen 26 Ekim 2020 tarihli e postaya göre, Sözleşme konusu projenin tamamlanması için 2 öneri sunulduğu, İlk öneride projenin ... entegrasyonu haricinde kısımlarının ay sonunda teslim edileceği ve sözleşme bedelinin geriye kalan ödenmeyen %50 kısmının alınmadan hizmetin sonlandırılabileceği,
İkinci önerinin ise ... entegrasyonunun tamamlanabilmesi için kendi firmaları dışında (başka firmadan) alınacak ... destek hizmeti ile sözleşme konusu projenin tamamlanarak sonlandırılabileceği, ancak bu durumda dışarıdan sağlanacak ... destek hizmeti bedelinin KDV Dahil %50 sinin davacı şirket tarafından karşılanması gerektiğinin belirtildiği, (ancak davalı şirketin dışarıdan sağlayacağı ... desteği hizmeti bedelinin ne kadar olduğunun belirtilmediği), Davalı şirketin nihai olarak 26.10.2020 tarihinde sunduğu, bu iki teklifin Davacı şirket tarafından kabul edilmediği ve sözleşmenin feshedilerek, davalı şirket tarafından ifa edilemeyen ... hizmetinin dava dışı ... A.Ş. den alınarak projenin 15.02.2021 tarihinde tamamlanmasının sağlandığı, Dava dosyasına sunulan sözleşme ve fatura bilgilerine göre, dava dışı ...
... A.Ş. den alınan ... hizmeti bedelinin (15.04.2021 tarih ve ... numaralı faturaya göre) KDV Dahil, 132.278,00-TL olduğu, Bu duruma göre davalı şirket tarafından taraflarca mutabık kalının nihai süreye (31.10.2020) kadar ifa edilemeyen (KDV Dahil 44.250) TL Sözleşme bedeli dikkate alındığında, Davacı şirketin dava konusu olan ... projesinin 15.2.2021 tarihinde tamamlanmasının sağlanması için dava dışı ... A.Ş. ne fazladan ödediği tutarın KDV Dahil; (132.278,00- 44.250) = 88.028.-TL olduğu, Bu tutardan davalı şirket tarafından tamamlanarak davacı şirketin faydalanmasına sunulduğu kanaati oluşan, sözleşmede belirtilen hizmetin %25 kısmının karşılığı olan 11.065,50.-TL nin, dava dışı şirkete fazladan ödendiği anlaşılan, 88.028.-TL den mahsup edilmesi gerektiği, Davacı şirketin davalı şirketin taahhüt ettiği sözleşme kapsamı ... hizmetini zamanında ve tam olarak ifa etmemesi nedeniyle, davacı şirketin projeyi dava dışı başka şirkete gecikmeli olarak 15.2.2021 tarihinde tamamlattırmak için fazladan ödemek durumunda kaldığı müspet zararının, (88.028,00 - 11.065,50) = 76.962,50.-TL olabileceği, Bilirkişi Heyetimizce düzenlenen dava dosyasında mevcut 16.10.2024 tarihli ikinci Ek Heyet raporunda belirtildiği üzere davacı tarafa geri ödenmesi gereken tamamlanmamış hizmet bedeli için davalı şirkete fazladan ödendiği kanaati oluşan 11.062,50.- TL bedelin de davacı tarafa ayrıca ödenmesi gerektiği,
Davacı tarafın itiraz ve beyan dilekçesi incelendiğinde, Sayın Mahkemenin 15/01/2025 tarihli ara kararında belirtilen şekilde, davacı tarafın müspet zarar talepleri için dava dosyasına, somut belgeler sunulmamış olması nedeniyle objektif ve makul kabul edilebilecek şekilde Heyetimizce başkaca bir müspet zarar tespiti yapılamayacağı kanaati oluştuğu,
Davacı tarafın menfi zarar taleplerinin, Sayın Mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olduğu, Bilirkişi Heyetimizce kök rapora ilave olarak bu dosya için Sayın Mahkeme tarafından 3. defa düzenlenmesi istenilen bu ek rapor sonrasında, tarafların farklı itirazları veya yeni taleplerinin olmasına bağlı olarak, Sayın Mahkeme tarafından 4. veya daha fazla ek rapor düzenlenmesine gerek görülmesi halinde, Heyetimizce bir dosya için olağan ve mutad emek ve mesaiden çok daha fazla emek ve mesai harcanmasına neden olunduğu veya olunacağı, fazladan harcanan bu emek ve mesailerin karşılığı olan ücret yönünden kayıtsız kalındığı, ayrıca Heyet üyelerine bireysel olarak diğer mahkemelerden yapılan görevlendirmelere ait diğer dosyalarda gecikmeler vb. bazı aksaklıklar yaşandığı, bu nedenle Sayın Mahkeme tarafından ilave bilirkişi incelemesine gerek görülmesi halinde, Heyetimiz dışında başka bilirkişilerin görevlendirmesinin uygun olacağı, tespit ve değerlendirmeleri yapıldığı, bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 16/07/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 1.000 TL olarak talep edilen, taraflar arasında akdedilen 02.07.2020 tarihli Hizmet Sözleşmesi’nde kararlaştırılan hizmetlerin yerine getirilmemesi sebebiyle dönülen sözleşme için davacı şirketin ödemiş olduğu 22.125 TL bedele ilişkin alacağı 10.065,50 TL artırmak suretiyle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda 11.065,50 TL olarak, 10.000 TL olarak talep ettiği menfi ve müspet zararları için, davacı şirketin uğradığı müspet zararlara ilişkin alacağını 66.962,50 TL arttırmak suretiyle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, toplamda 76.962,50 TL olmak üzere, menfi zararları için ise 1.000 TL olarak talep etmek olup; toplamda 89.028 TL ıslah ettiğini, ıslah talebinin kabulünü, huzurdaki davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Bilirkişi Raporu ve bilirkişi ek raporları. -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen mobil uygulama hizmet sözleşmesi gereğince üretilecek yazılımın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise söz konusu yazılımın (eser) ayıplı olup olmadığı, davacı tarafa sözleşme işin gereği olan teknik özelliklere uygun olup olmadığı, uygun değil ise eksik veya ayıp var ise söz konusu eksikliğin davacı veya davalı taraftan kaynaklanıp kaynaklamadığı ve davacı tarafın ödemiş olduğu bedellerin iadesini isteyip isteyemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında, davacının yürüttüğü “...” isimli mobil uygulama projesi kapsamında: ... geliştirme, sistem entegrasyonu, ... entegrasyonu işlerini kapsayan bir eser sözleşmesi niteliğinde hizmet sözleşmesi kurulduğu, bu kapsamda davalının, Türk Borçlar Kanunu anlamında yüklenici, davacının ise iş sahibi konumunda bulunduğu,
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği ... teslim tarihinin en son 31.10.2020 olarak belirlendiği, ... sürecinin taraflar arasında e-posta yazışmaları ile yürütüldüğü, davalı tarafça 30.10.2020 tarihli e-posta ile işin tamamlanamayacağının davacı tarafa bildirildiği, sözleşme konusu işin tamamlanmadığının sabit olduğu,
17.04.2023 tarihli kök raporda; taraflarca belirlenen tarihte davalı tarafça işin tamamlanmadığı, özellikle ... entegrasyonunun hiç sağlanmadığı, davalı tarafından ek maliyet talep edildiği, davacının sözleşmeden dönmesinin sözleşmeye uygun ve haklı olduğunun değerlendirildiği,
16.10.2024 tarihli ek teknik bilirkişi incelemesine göre; yazılımın: analiz çalışmalarının yapıldığı, bazı ekranların oluşturulduğu, ancak entegrasyonların tamamlanmadığı, bu haliyle davacıya sağlanan faydanın:%25’i geçmeyeceğinin tespit edildiği, bu kapsamda: sözleşme bedelinin 44.250,00-TL olduğu, hak edilen bedelin ise (%25): 11.062,50 TL olduğu, davacı tarafından ödenen bedelin ise: 22.125,00-TL olduğu, fazla ödemenin 11.062,50 TL olarak hesaplandığı,
24.04.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı tarafça davacı tarafa 26.10.2020 tarihinde iki alternatif sunulduğu: ... hariç teslim ya da dış kaynak ile tamamlanma (ek ücretli) olarak teklif edildiği, davacının bu teklifleri kabul etmeyerek sözleşmeden döndüğü, davacının projeyi üçüncü kişiye yaptırdığı, yeni firmanın ... A.Ş. olduğu, sözleşme bedelinin ise; 132.278,00-TL olarak belirlendiği, taraflar arasında ilk sözleşme bedeli ile farkın 88.028,00-TL olduğu, bu farktan davalının sağladığı %25’lik kısmın düşülmesi ile net zararın 76.962,50-TL olarak hesaplandığı, ayrıca 11.062,50-TL fazla ödenen bedelin iadesi gerektiği de raporda yinelendiği anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 475. maddesi uyarınca iş sahibinin, ayıplı veya eksik ifa halinde seçimlik haklara sahip olduğunun kabul edildiği, bunlardan: sözleşmeden dönme hakkının; eserin kullanılamayacak derecede ayıplı olması halinde kullanılacağı, bu hakkın kullanılması halinde tarafların aldıklarını iade edeceği, bedelden indirim isteme hakkının; eserin kabul edileceği ancak ayıp oranında bedelden düşürüleceği, ücretsiz onarım isteme hakkının; ayıbın giderilmesinin talep edileceği, kusurun varlığı halinde ise ayrıca zararın tazmin edileceği şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının; noter ihtarnamesi ile açıkça: sözleşmeden döndüğünü davalı tarafa bildirdiği, davacının TBK m.475 kapsamında “sözleşmeden dönme hakkını” kullandığı, bunun doğal sonucu olarak: ödenen bedelin iadesi ve ayrıca uğranılan zararların tazminini talep edebileceği, davacı tarafından ileri sürülen zarar kalemlerinden; sözleşme nedeniyle yaptığı ödemenin iadesi talebinin menfi zarar niteliğinde olup bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere 11.062,50 TL olarak hesaplandığı, bir diğer zarar kaleminin ise davacının, işi başka firmaya daha yüksek bedelle yaptırdığından bahisle oluşan zarar olduğu, bu zararın ise yeni sözleşme nedeniyle oluşan fark (ifa menfaati kaybı) niteliğinde olup bilirkişi raporlarıyla bedelin 76.962,50 TL olarak tespit edildiği, bu zararın tazmini yönünden mahkememizce yapılan incelemede; davalı yüklenicinin, sözleşmenin asli unsuru olan ... entegrasyonunu hiç gerçekleştirmediği, projenin yalnızca %25’lik kısmını tamamladığı, kalan kısmını tamamlamayacağını süre bitiminden hemen önce davacıya bildirildiği, yine sözleşme kapsamındaki işi tamamlamak için ilave bedel talep ettiği, bu eksikliklerin, davalının sözleşme kapsamında yapmayı taahhüt ettiği işle ilgili basit bir ifa gecikmesi olmayıp; esaslı ve ağır nitelikte sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, davalı tarafın, teknik altyapıyı yeterince öngörmediği, sözleşme kapsamında üstlendiği entegrasyon yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu eksikliği gidermek için sözleşmeye aykırı şekilde ek bedel talep ettiği, davacının; sözleşmeye güvenerek projeyi başlattığı ancak davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle aynı işi başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığı, bu kapsamda: yeni sözleşme bedeli olan 132.278,00-TL ile ilk sözleşme bedeli olan 44.250,00-TL arasındaki farkın 88.028,00-TL olduğu, bu farktan davalının sağladığı %25’lik kısmın düşülmesi ile net zararın 76.962,50-TL olarak hesaplandığı, bu zararın davacının, sözleşme gereği beklediği ekonomik sonuca ulaşabilmesi için katlanmak zorunda kaldığı ek maliyet olduğu, bu zararın da davalı tarafça giderilmesi gerektiği mahkememizce benimsenerek davanın kabulüne; davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin davalı tarafa 06.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 2 günlük sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla; temerrüt tarihinin 09.11.2020 olduğu, ıslah edilen kısım yönünden ise faiz başlangıcının ıslah tarihi kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın Kısmen Kabulü ile; 11.062,50-TL tamamlanmamış hizmet bedeli, 76.962,50-TL yeni sözleşme bedel farkı olmak üzere toplam 88.025,00-TL müspet zararın 10.000,00-TL'sine temerrüd tarihi olan (ihtarnamenin tebliği ve ihtarnamede tanınan 2 gün geçtikten sonra) 09/11/2020 tarihinden, bakiyesine 16/07/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin Reddine,
2.Karar tarihi itibari ile alınması gereken 6.012,98-TL harçtan, peşin alınan 187,86-TL peşin harç ve 1.332,52- ıslah harcı toplamı 1.520,38-TL harç mahsup edilerek kalan 4.492,60-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan 187,86-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harç ve 1.332,52-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.003,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.055,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 8.953,00-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 520,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 5,80-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8.6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 -TL'nin Kabul-red oranına göre 1.305,10-TL'nin davalıdan, 14,90-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 25/02/2026 10:23:40 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)